Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hâkimleri hedef almak densizliktir

Başkan : Kararları değil de hâkimlerin şahıslarını hedef alarak, hatta onlara ‘çete’ yaftası vurup hedef göstererek, hele hele hakaret ederek yapılan eleştirinin adı densizliktir, had bilmezliktir, hatta ahlaksızlıktır. Politikanın yüz karaları

Giriş Tarihi: 23.5.2019
Hâkimleri hedef almak densizliktir
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, dün Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni'ne katıldı. Kura çekerek görev yerlerine atanan bin 446 adli yargı hakimi ve Cumhuriyet savcısını tebrik eden Erdoğan yaptığı konuşmada şu mesajları verdi:
İNSANLIK DIŞI SÖZLER: Ülkemizin siyaset pratiği zaman zaman en basit nezaket sınırlarını dahi zorlayan hal alabiliyor. YSK'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını görüyoruz. Dün yine bir siyasi partinin genel başkanı Meclis'teki grup toplantısında yargı mensuplarımızla ilgili insanlık dışı sözler sarf etti. Bu kişiler hiç anayasayı da gözden geçirmediler. Anayasa'nın 138. maddesi çok açık, net. "Bırakın bazı ilişikler kurmayı, ima dahi edemezsiniz" diyor yargı mensuplarına. Bunlar öyle ileri gittiler ki affınıza sığınıyorum, bir küfretmedikleri kaldı. Eleştirini yapabilirsin ayrı konu. Zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum. Ama hakaret, küfür edemezsin, buna hakkın, yetkin yok.

Başkan Erdoğan: "Zihinlerini ideolojilere kiralayanlar adalet dağıtamaz"

HAKARET ETMEDİK: Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yücelten, aksi durumda ise yerden yere vuran bu zihniyeti şiddetle kınıyorum. Bunlar kabul edilemez. Hukukun verdiği kararlar elbette eleştirilebilir. Ama bu eleştiri içerik eleştirisi olur. Nitekim, biz de geçmişte pek çok mahkeme kararını eleştirdik. Benim partim, neredeyse anayasa değiştirebilecek güce sahip olduğu dönemde bile kapatılmakla karşı karşıya kaldı. Partimin kapatılmasını savunanlar, gene siyasetçiler, "Ankara'da yargıçlar var" diye meydanlara dökülüyordu. Partimiz kapatılmadı ve bu günlere geldik. Ama hiçbir zaman bu hakaretleri yapmadık.

Başkan Erdoğan: "Dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkum eden anlayış adil bir yapı olamaz"

POLİTİKANIN YÜZKARALARI: Kararları değil de hâkimlerin şahıslarını hedef alarak, hatta onlara 'çete' yaftası vurup hedef göstererek, hele hele hakaret ederek yapılan eleştirinin adı densizliktir, had bilmezliktir, hatta ahlaksızlıktır. 40 yıldır siyasetin içinde olan birisi olarak bu tür kişileri politikanın yüzkaraları olarak değerlendiriyorum. Siyaseti, ülkeye ve millete hizmet aracı olarak değil de marjinal çevrelere yaranma, ideolojik saplantılarını hayata geçirme, kuru gürültüyle üste çıkma vasıtası olarak görenlere en güzel dersi yine yargımızın vereceğine inanıyorum. Yargı mensuplarımızdan bu tür densizliklere gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapalı tutmalarını rica ediyorum. Ama yine yargı içinde haklarını aramalarının gereğini de hatırlatmak istiyorum. Çünkü bu ülke yol geçen hanı değil. Bu hakaretleri yapanların da adalete ihtiyacı olacaktır. İşte o zaman yapılan densizlikler sizin adaletle hükmetmenize engel olmasın.


Başkan Erdoğan, 'Ya Allah bismillah' diyerek butona bastı ve ilk atamaları gerçekleştirdi. Hakim ve savcı adayları büyük heyecan yaşadı

ŞEHİT SELİM KİRAZ'I UNUTMADI
Korkutma gayretleri sizi asla korkutmasın. Şunu bilelim ki bir Selim kardeşimiz şehit olur, ama arkasından da binlerce Selim Kiraz kardeşlerimiz gelir. Buna böyle inanın. Allah rahmet etsin. O kararlarını adil verdiği için şehit oldu. Yoksa onlara yaranma gayreti içinde olsaydı herhalde başına bunlar gelmezdi. Ama bunlar bizi yolumuzdan hiçbir zaman yıldırmayacak.

Başkan Erdoğan'dan Hakim ve Savcı Kura Töreni'nde önemli açıklamalar

ZİHİNLERİNİ KİRALAYANLAR ADALET DAĞITAMAZ
Adalet teşkilatımız bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin, hatta avukatlar boyutundan baktığımızda diğer bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldı. Zihinlerini ve kalplerini sapkın inançlara, ideolojilere çıkarlara kiralamış olanların adalet dağıtması mümkün değildir. Adalet yolundan sapanların akıbeti yine hukuk içinde hesap vermektir.
Türkiye geçmişte adamına göre, meşrebine göre adalet uygulayan çetelerden çok çekti. Ülkemizin bir daha o kötü günlere dönmesine izin vermeyeceğiz. Ama şunu da bileceğiz ki 'şeriatın kestiği parmak acımaz' sözündeki adalete mutlak teslimiyeti muhafaza etmenin yolu işimizi hakkıyla yapmaktan geçiyor. Şeriata, yani hukuka olan bağlılığı ne derece güçlü tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz.
Hiçbir yargı kurumu veya mensubu herhangi bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değil. Buna şahsım da dahildir. Sizlerin tek görevi demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye'de adaletin işlemesini temin etmektir. Bu doğrultuda yürüteceğiniz mücadelede Türkiye Cumhurbaşkanı olarak daim yanınızda olacağımı bilmenizi istiyorum.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kanada Senatosu Başkanı George J. Furey'i (solda) kabul etti. Kabulde TBMM Başkanı Mustafa Şentop da yer aldı.

YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİ'Nİ ERDOĞAN AÇIKLAYACAK

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de törende yaptığı konuşmada, "Türkiye Yargı reformu Strateji Belgesi'yle demokrasisini daha da güçlendirerek, hak ve özgürlükleri geliştirerek ve genişletmeye elbette daha güçlü bir vurgu yapmakta. Yargı Reformu Strateji Belgesi, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 30 Mayıs'ta tüm dünya ve Türkiye kamuoyuna açıklanacaktır. Bu belge bizim yol haritamız ola caktır" dedi.

EĞİTİMİ İDEOLOJİK ZEMİNE ÇEKMEK KİMSEYE YARAR SAĞLAMAZ
Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda eğitim çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. Erdoğan yaptığı konuşmada bütçede aslan payını eğitime verdiklerini belirterek şunları söyledi:
"Son 17 yılda 302 binin üzerinde yeni derslik açtık, 632 bine yakın yeni öğretmen ataması yaptık, 7 bin 480 spor salonunu, 17 bin 419 laboratuvarı, 13 bin 513 kütüphaneyi okullara kazandırdık. Hükümet olarak sürekli kendimizi tartıyor, tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia ettiği gibi eğitimi yap-boz tahtasına dönüştürmek değil, reform iradesini kararlılıkla sürdürmektir. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim camiamızın tüm paydaşlarının katkılarıyla hazırlanan bu paket öğrencilerimizin kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor. Samimi bir uyarıda bulunmakta fayda görüyorum; eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı haline dönüştürmek, en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir. Eğitimin reformunun sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceğiz."

MİLLİ TEKNOLOJİYLE YENİ İŞ, YENİ FIRSAT
Türkiye'de istihdam politikalarının belirlenmesinde önemli rol oynayan Çalışma Meclisi dört yıl aradan sonra Başkan Erdoğan'ın himayesinde bugün toplanıyor. "Sosyal adalet, insana yakışır iş" sloganıyla kutlanan Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 100. Yıldönümü kapsamında düzenlenecek toplantıya Erdoğan'ın yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ILO Genel Sekreteri Guy Ryder'ın yanı sıra sendika temsilcileri, çok sayıda akademisyen katılacak. Çalışma yaşamına yönelik politikaların belirlenmesi amacıyla bütün tarafları buluşturan sosyal diyalog platformu Çalışma Meclisi 12. Kez toplanıyor.
Meclis'in gündemini ILO'nun "Daha aydınlık gelecek için çalışmak" başlıklı raporu ana temayı oluşturacak. ILO 2017'de üresel komisyonun belirlediği 10 temel tavsiye maddesi Türkiye'de görüşülecek. Hükümet, işçi ve işveren kesimi temsilcileriyle akademisyenlerin katılacağı toplantının ana gündemini de teknolojik atılımların istihdam politikalarına etkisi oluşturacak. Çalışma Meclisi en son dört yıl önce toplanmıştı. Çalışma Meclisi, bugüne kadar iş mevzuatının oluşturulması, asgari ücret, alt işverenlik, sosyal sigortalar sistemi, sendikal örgütlenme hakkı gibi çalışma hayatının temelini oluşturan konulara büyük katkı sağladı.
Çalışma hayatına dair politikaların belirlenmesi amacıyla toplanan Çalışma Meclisi, ilk kez 1947'de toplanmıştı.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Hâkimleri hedef almak densizliktir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN