Son dakika! Terörsüz Türkiye hedefinde 2. aşama! İşte İmralı'nın yeni mesajı: Demokratik siyaset ve pozitif inşa vurgusu
Son dakika haberi! Terörsüz Türkiye hedefi için önemli bir sürece daha gelindi. İmralı heyeti teröristbaşı Öcalan'ın ikinci aşamaya ilişkin mesajıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İmralı'dan gelen yeni çağrıda, demokratik siyaset ve pozitif inşa vurgusu yapıldı. İmralı, "Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur." dedi.
Son dakika haberi... DEM Parti İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan, Mithat Sancar, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının yıldönümü nedeniyle bugün saat 11.00'de basın toplantısı düzenledi.
İmralı heyeti teröristbaşı Öcalan'ın ikinci aşamaya ilişkin mesajıyla ilgili açıklamalarda bulundu. İmralı, "Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz." dedi.
İmralı'nın mesajları şu şekilde:
"FESİH KARARI ŞİDDETTEN ARINMAYI ORTAYA KOYDU"
27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı.
Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan'ın iradesi, Sayın Bahçeli'nin çağrısı, Sayın Özel'in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum.
Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır.
Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkârı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz.
POZİTİF İNŞA VURGUSU
Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dinsel ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi yaratımlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir.