"BAŞKAN ERDOĞAN'IN LİDERLİĞİNDE YÜRÜYORUZ"
Adıyaman'da deprem sonrası yürütülen çalışmalarla geniş bir alanda yeni konutlar inşa edildiğini, on binlerce yapıyla şehrin daha güvenli ve güçlü bir hale getirildiğini kaydeden Kurum, Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep, Adana, Osmaniye, Elazığ ve Kilis'te vatandaşları yuvalarına yerleştirdiklerini belirtti.
Kurum, Türkiye'nin Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştüren irade olduğunu belirterek, "Bugün ABD'de, Almanya'da bir afet olduğunda vatandaşını sigorta şirketinin insafına terk eden bir anlayış varken, Türkiye artık, afet sonrası hızlı ve kaliteli konut üretiminde de kentsel dönüşüm tecrübesinde de tüm dünyada bir numaradır. Asrın felaketi, devletimiz ve milletimizin omuz omuza verdiğinde neleri başarabileceğini de açıkça ortaya koymuştur." dedi.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM ERTELENEBİLECEK BİR MESELE HİÇ DEĞİLDİR"
Kurum, sivil toplum kuruluşlarının katkılarının sürece yön verdiğini belirterek güçlü devlet ve güçlü toplumun birbirini tamamladığını vurguladı.
Afet sürecinde tüm kurumlarla birlikte sahada olunduğunu ve yaraların birlikte sarıldığını vurgulayan Kurum, Ödemiş ve Sındırgı'da da evlerin bitmek üzere olduğunu dile getirdi.
Kurum, çalışmaların yalnızca deprem bölgesiyle sınırlı olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bugüne kadar sosyal konut projeleri kapsamında 1 milyon 767 bin konut inşa ederek yaklaşık 7 milyon vatandaşımızı sağlam güvenli ve modern yuvalarına kavuşturduk. Ancak bununla da yetinmedik. Asrın inşasındaki tecrübemizi 81 ile yayalım istedik ve Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesini başlattık. 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefiyle çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Kuralarımızı çektik, konutlarımızın birçoğunun temelini attık, inşallah 2027 Mart ayında anahtarları teslim etmeye başlayacağız."
Bu projeyle ilk kez İstanbul'da kiralık konut uygulamasını da hayata geçireceklerine dikkati çeken Kurum, bu uygulamayı kira fiyatlarının dengelenmesinde çok önemli gördüğünü belirtti.
Kurum, "Eylül ayında da kiralık konutlarımızı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Sosyal konutlarımızla hem vatandaşımızı uygun fiyatlarla konut sahibi yapıyoruz, hem deprem gerçeğiyle yaşayan ülkemizde milletimizi sağlam yuvalara kavuşturuyoruz. Şehirlerimizi afetlere karşı dirençli kılmak için kentsel dönüşüm çalışmalarımıza da hızla devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm bir tercih değildir. Kentsel dönüşüm bir lüks değildir. Kentsel dönüşüm ertelenebilecek bir mesele hiç değildir." ifadelerini kullandı.
Bu anlayışla milyonlarca konutun dönüştürüldüğünü söyleyen Kurum, "Hedefimiz yalnızca riskli yapıları yenilemek değildir. Bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılı'nda daha güvenli, daha dirençli, daha çevreci ve daha yaşanabilir şehirler inşa etmektir." sözlerini sarf etti.
"1 TEMMUZ İTİBARIYLA KURULACAK DOA MAKİNELERİYLE HEM ÇEVREMİZ HEM EKONOMİMİZ KAZANACAK"
Kurum, daha güvenli, dirençli ve sürdürülebilir şehirler için çalışmaların sürdüğünü, Sıfır Atık Hareketi'nin de bu anlayışın önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:
"Sıfır Atık, israfla mücadeleyi, kaynakların verimli kullanımını, çevresel farkındalığı ve sürdürülebilir kalkınmayı merkeze alan güçlü bir medeniyet yaklaşımıdır. Şimdi Sıfır Atık'ı yeni bir aşamaya geçiyoruz, Depozito Yönetim Sistemimizi hayata geçiriyoruz. 1 Temmuz itibarıyla 81 ilimizde kurulacak DOA makineleriyle artık hem çevremiz hem ekonomimiz kazanacak. Şişeleri makinelere atacak, her şişeden elde edilecek 1 lira cüzdanlarınızda birikecek. Burada toplanan şişeler de geri dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırılacak. Sadece bireysel bir uygulamadan bahsetmiyoruz. Türkiye genelinde market zincirleri, süpermarketler, bakkallar, büfeler, oteller, restoranlar ve kafeler de bu sistemin parçası olacak. Bu sistem sayesinde her yıl yaklaşık 25 milyar adet ambalajı geri dönüşüme kazandıracağız. Ekonomiye yıllık yaklaşık 30 milyar lira doğrudan katkı sağlayacağız."
Bu yıl ev sahipliğini Türkiye'nin yapacağı, 197 ülkenin ağırlanacağı dünyanın en büyük zirvesi COP31'in Antalya'da düzenleneceğini dile getiren Kurum, "2053 Net Sıfır Emisyon" hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Kurum, "Artık iklim değişikliğiyle mücadele yalnızca çevre politikalarının değil, kalkınmanın, yatırımın, ticaretin ve şehirleşmenin de merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle COP31'in, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, akademiyi, özel sektörü ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturan güçlü bir zemine dönüşmesini arzu ediyoruz. Özellikle iş dünyamızın, sivil toplum kuruluşlarımızın bu sürecin en önemli paydaşlarından biri olmasını son derece önemsiyoruz." diye konuştu.
Yapılan tüm hizmetlerin Başkan Erdoğan'ın kararlı iradesinin sonucu yapıldığını belirten Kurum, "Cumhurbaşkanımızın iradesiyle, bir elimizle İstanbul'u dönüştürürken, diğer elimiz Gazze'de de Suriye'de de olacak. Orada da yardım elini uzatmamızı bekleyen kardeşlerimizle olacağız." dedi.
Buluşmaya, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İstanbul Valisi Davut Gül, Milli İrade Platformu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Haber Girişi
Muhammed Emin Akyıldırım - Editör