Mersin limanı'nda dert üstüne dert

Mersin Limanı'nda işletmenin yetersiz hizmet vermesine karşın yüksek ücret almasını eleştiren ihracatçılar, "Valimizden bu konuya el atmasını istiyoruz" diyor

Giriş Tarihi: 16.9.2014
Mersin Limanı'nda yaşanan sıkıntılardan bunaldığını söyleyen ihracatçı firmalar, Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nun bu konuya el atmasını ve sorunun bir an önce çözüme kavuşmasını istiyor. Liman işletmesinin yetersiz hizmet vermesine rağmen yüksek ücretler talep ettiğini öne süren firma sahipleri, "Elaman ve alt yapı yetersizliğinden kaynaklanan gecikmelerin ücreti dahi gümrük müşavirlerinden, acentelerden, ihracatçı firmalardan tahsil ediliyor. Türkiye'nin hiçbir limanında olmayan uygulamalar var. Limandaki keyfi uygulamaların önüne geçilmeli" diye tepkilerini dile getirdi.

ARADAKİ FARK BÜYÜK

SABAH Güney'in dün manşetine taşıdığı "Liman ücreti ihracatı vurdu" başlıklı haberin tümüyle doğruları anlattığını belirten Özyal Dış Ticaret A.Ş. sahibi Hakan Ateş, limana gelen bir konteynırın işlem hareketinin diğer limanlara göre çok yüksek olduğunu belirterek, "Firma olarak Türkiye'nin birçok limanında iş yapıyoruz. Örneğin boş konteynırın gemiye yüklenmesine İskenderun'da 35 dolar, Mersin'de ise 45 dolar ödüyoruz. Dolu konteynıra İskenderun'da 90 dolar öderken, Mersin Limanı bizden 120 dolar tahsil ediyor. Binlerce konteynırda bu rakam büyük fark yaratıyor" dedi.

FATURA BİZE KESİLİYOR

Mersin Limanı'na gelen konteynırların en az 2-3 gün içerisinde yüklendiğini, nedeni sorulduğunda ise liman işletmesinin "Yeterli işçi ve ekipman yok" diye yanıt verdiğini belirten Hakan Ateş, "İşletme kendi beceriksizliğinin faturasını yine bize kesiyor. Yani hem yükleme yapmıyor, hem de günlük ardiye ücretini bizden alıyor. Diğer limanlarda aynı günde hem yükleme, hem muayene yapılırken Mersin Limanı'nda bunu sağlamak olanaksız. Saha olmaz, rıhtım olmaz bunu anlarız da, 'ekipman yetersiz, işçi yok' diyerek gecikme ücreti almasına bir anlam veremiyoruz" diye konuştu.
Destek olunmalı

Firma olarak işlemleri hızlandırmak için antrepolara yöneldiklerini söyleyen Hakan Ateş, "Antrepo maliyetli oluyor ama acenteye 100 dolar geçici kabul ücreti, nakliye ücreti, işlemlerin bitiş süresini de göz önüne alınca fiyatlar liman ile eş değere geliyor. Öyle olunca limanın benim için bir özelliği kalmıyor. Çünkü fiyatlar çok yüksek. Oysa ihracatçının önü açılmalı, destek olunmalı" dedi. Ateş, daha iyi bir işletme anlayışı ile sorunların çözüleceğini vurguladı.

ETİK OLMAYAN UYGULAMA
"Çözüm, liman işletmesinin daha aktif, daha programlı çalışması ile mümkündür" diyen Hakan Ateş şunları söyledi: Geçmişte işçiler grev yaptı. Nedeni de adaletsiz ücret politikasıydı. Çünkü bir yükleme için bizden 150 dolar alırken işçiye 50 TL veriliyordu. Böyle durumda işçi çalışır mı? Bizim müşavir karnemiz var. Türkiye'nin her limanına, gümrüklü sahasına girebiliyoruz ama Mersin Limanı'na giremiyoruz. Çünkü onların çıkarttığı kimlikten almamız gerekli. Eğer 65 lira ödeyip bir kimlik kartı alırsak liman sahasına girebileceğiz. Aksi halde kapılar kapalı. Her firmada en az 20-30 kişi çalışıyor. Üstelik 6 ayda bir bu kartlar değişiyor. Bu etik değildir. Sinekten yağ çıkarma anlayışıdır."

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Mersin limanı'nda dert üstüne dert
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN