Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Öğretmenlik üzerine heyecanlı bir sohbet

Dogan Cüceloglu ve Prof. Dr. Irfan Erdogan, egitim ve ögretmenlik üzerine sohbetlerini Ögretmen Olmak-Bir Can'a Dokunmak'ta bir araya getirdi. Kitap, sadece ögretmenler için degil, herkes için zihin açıcı bir çalısma. ELIF TANRIYAR

Giriş Tarihi: 19.1.2013
Bilımsel psikoloji üzerine yazdıgı çok sayıda egitici ve ögretici kitaplarıyla tanıdıgımız Dogan Cüceloglu ve Türk egitim sistemine uzun yıllardır büyük katkıları olan egitimci Irfan Erdogan'ın bir araya gelmelerinden dogan Ögretmen Olmak - Bir Can'a Dokunmak; ikilinin egitim ve ögretmenlik hakkında bugüne kadar biriktirdigi kuramsal, tarihsel ve güncel fikirleri son derece akıcı bir üslupla bir arada sunuyor. Karsılıklı söylesi formatında düzenlenmis kitap, yalnızca ögretmenler ve ögretme adayları için degil, yasamında her alanında, her birey için esin kaynagı olacak sekilde zihin açıcı bir çalısma niteligi tasıyor. Cüceloglu ve Erdogan ile konustuk.
- Bu kitabı neden hazırladınız?
- D.C:
Ögretmenlik hakkında daha fazla düsünmek, ögretmenlikle iliskili baslıkları derli toplu bir sekilde irdelemek, öteden beri gündemimde olan bir meseleydi. Bunda ögretmenlerimin hayatımda oynadıkları rolün de etkisi olabilir. Elinizdeki kitabı da bu ülkenin ögretmenlerinin gayretini ve coskusunu sereflendirmek ve onlarla bir sohbet ortamı olusturmak adına degerli meslektasım Prof. Irfan Erdogan ile birlikte hazırladık.
- Birlikte bir kitap hazırlama fikri nasıl dogdu?
- D.C:
Son bes yıldır Irfan Erdogan ile birlikte bir egitim kurulusunun dogusunu ve gelisimini izlemekteyiz. Bu vesileyle Türkiye'nin degisik yörelerinde konferanslar ve seminerler verdik. Zaman içinde, temel degerlerimizin ve egitim vizyonlarımızın benzestigini gördük. Egitim ve ögretmenlik konusunda olusturacagımız bir sohbetten her ikimizin de yararlanacagını düsündük. Sohbetlerimizi bilen dostlarımız, bu sohbetlerin kitaplastırılması gerektigini dile getirdiler. Heyecanlandık. Zira paylastıklarımız, bu sayede ülkenin tüm ögretmen ve egitim yöneticilerine sunulmus olacaktı. Elinizdeki kitaba ulasmak üzere çıktıgımız uzun soluklu serüvenin en basındaki fikirler bunlardı.

VAN'DAKİ ÖĞRETMENLERİN ANISINA
- Kitapta Van depreminde hayatını kaybeden ögretmenlerden de bahsediyorsunuz.
- D.C:
Bu kitabı hazırlarken sahip oldugumuz temel motivasyon, ögretmenlerimizin emegini ve coskusunu kutlamak, sereflendirmekti. Fakat biz hazırlıklara basladıgımız sırada toplum olarak bu son derece üzücü felaketin yaralarını sarmaya çalısıyorduk ve depremde kaybettigimiz ögretmenlerimiz de gündemdeydi; çünkü dikkat çekici sayıda ögretmenimizi kaybetmistik. Herkes gibi bizi de fazlasıyla üzen bu kayıplar, kitabın hazırlık sürecine büyük bir anlam kattı; bizi bu ise daha derinden bagladı. Dolayısıyla, kitabın hazırlanısı sürecinde Van'da yitirdigimiz genç ögretmenlerimizi de anmak istedik.
- Konu baslıklarını neye göre belirlediniz?
- D.C:
Kitapta ele aldıgımız temalar ve konu baslıkları, gerçeklestirdigimiz sohbetin kendi dinamigi ve enerjisi ile sekillendi. Ögretmenligi irdelerken, olabildigince kendimizin kesfettigi boyutlar ve kavramlar çerçevesinde kalmaya çalıstık. Ögretmenlere yıgınla tavsiyeler sunma yerine onları anlamak için çaba sarf ettik. Bu sekilde ögretmenin tanıklıgı, bilim insanı olarak ögretmen, filozof olarak ögretmen, kendinden hareket eden ögretmen, ögretmen olmak gibi kavramlar olustu.
- Kitapta en öne çıkan mesele ögretmenlik yapmak ve ögretmen olmak kavramları arasındaki ince ayrım. Bu meselenin kitabın ana felsefesini olusturdugunu söyleyebilir miyiz?
- D.C:
Evet, öyle tanımlamak mümkün. Kitabın baslıgını da bu dogrultuda belirledik. Olmak, kitap boyunca sıkça geri dönüp açıkladıgımız bir kavram haline geldi. Sunu gönül rahatlıgı ile söyleyebilirim ki biz bu kavramı, konusurken açtık, detaylandırdık ve anlamlandırdık.
Vazifeyi yerine getirmek ve adanmışlık
- Ögretmen olmak ve ögretmenlik yapmak arasındaki farkı nedir?
- D.C:
Olmak, adanmayı gerektiren ve çagrıstıran bir fiil iken; yapmayı, görev addedilen seylerin yerine getirilmesi olarak görüyoruz. Ögretmenlik, polislik, valilik vazife olarak addedilirse yapılır. Vazifenin ötesinde fedakarlık ve adanmıslık olarak görülürse olunur, yani ögretmen olunur, polis olunur, vali olunur. Olma ile yapma arasındaki ince çizgiyi herkes kendi hayatında görebilir.
- I.E: Olma ve yapma kavramlarını birbirinden ayrıstırarak, bireylerin kendi kendilerine ayna tutabileceklerini düsünüyorum. Bu iki kavramı kullanarak herkes kendi sorgulamasını gerçeklestirebilir.
- Kitabı okudukça yalnızca ögretmenler için degil, aslında her birey için bir tür kisisel gelisim kitabı oldugunu da fark ediyoruz.
- I.E:
Biz bu kitapta ögretmenligi sadece bir meslek olarak degil, bir insanlık hali olarak ele aldık. Bu açıdan, herkesin bir anlamda ögretmen oldugunu kabul ettik. Dolayısıyla ögretmenlige dair yaptıgımız anlamlandırmaları sadece meslegi ögretmenlik olan kisilerin degil, insanların da önemli bir gerçegi olarak görüyoruz. Bu nedenle kitabın, sadece ögretmenlere degil herkese hitap ettigini düsünüyoruz.

ÖĞRETMEN OLMAK BİR CAN'A DOKUNMAK
Doğan Cüceloğlu - İrfan Erdoğan Final Kültür Sanat Yayınları Söyleşi, 208s., 14 TL

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Öğretmenlik üzerine heyecanlı bir sohbet
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN