“Güzel Şeylerin Yaratıcısı” Oscar Wilde

Oyunları, masalları, şiirleri, eleştirileri ve yegâne romanıyla edebiyat tarihinde kalıcı bir iz bırakan büyük deha Oscar Wilde 1854 yılında İrlanda’da dünyaya geldi. Babası Sör William Wilde İrlanda’nın önde gelen göz ve kulak cerrahlarındandı, tıp alanında eser vermesinin yanı sıra ülkesinin arkeolojisi ve efsaneleri üzerine de yazdı. Annesi Jane Wilde da İrlanda gazetesi “The Nation”da Speranza takma adıyla bağımsızlık yanlısı şiirler yayımlıyordu.  

Oscar Wilde üstün başarılı bir öğrenci olarak önce Dublin’de Trinity College’da, sonra Oxford Magdalen College’da burslu okudu. Magdalen College yıllarında yazdığı uzun şiir “Ravenna” ile 1878’de Newdigate Ödülü’nü kazandı. İlk şiir kitabı 1881’de yayımlandı.

1880’ler Londrası’nda estetizm akımının bir parçası oldu. 1884’te Constance Lloyd’la evlendi, 1885 ve 1886’da oğulları Cyril ve Vyvyan doğdu. Wilde ailesini geçindirmek için bir süre “Woman’s World” dergisinde editörlük yaptı ve bu sırada, 1888’de oğulları için “Mutlu Prens” ve diğer masallarını yazdı. 

Oscar Wilde masalları geleneksel masal formunun dışına çıkar ve bu metinlerde fantastik unsur çok çarpıcı, ayakları sapasağlam yere basan, hatta biraz alaycı bir gerçekçilikle birlikte sunulur. Çoğunda anlatım, lirik denebilecek bir şiirsel güzelliğe sahiptir ve bu şekilde kurulan atmosfer genellikle acı, buruk bir sonla noktalanır. Bu masalların en ünlüsü olan “Mutlu Prens” gerçek bir mücevherdir. Altın kaplamalı bir heykel, sürüsünden ayrı düşmüş bir kırlangıcın yardımıyla şehrindeki yoksulluğa çare olmak üzere kendini feda eder. Toplum tarafından görülmeyen, takdir edilmeyen, sessiz sedasız bir fedakârlıktır bu, fakat mükâfatsız kalmaz.

Dorian Gray: Bir Manifesto

Bir süre daha kısa öykü yazdıktan sonra, 1891’de, tek romanı olan “Dorian Gray’in Portresi”ni yayımladı. Son derece yakışıklı bir genç olan Dorian Gray, ebedi gençlik ve güzelliğe sahip olmayı diler ve dileği kabul olur: Arkadaşı ve hayranı ressam Basil Hallward’ın yaptığı portresi bundan böyle onun yerine yaşlanacak, Dorian’ın sürdüğü sefih hayatın her izini, her lekesini onun yerine taşıyacaktır. Romanı eleştirmenler tarafından soğuk, hatta düşmanca karşılanmış, ilk editörü tarafından sansürlenmiş olsa da daha sonra dünya klasikleri arasında hak ettiği yeri almıştır.

Wilde’ın, eleştirmenlerin “ahlaksızlık” suçlamalarına cevaben bu romana yazdığı, bir sanat eserinin ahlaki kıstaslara göre yargılanamayacağını savunan önsözü âdeta “sanat için sanat” akımının manifestosudur: “Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır. Sanatı açığa çıkarıp sanatçıyı gizlemek sanatın amacıdır” der. “Ahlaklı kitap veya ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. Kitaplar ya iyi yazılmıştır ya da kötü yazılmıştır. […] Kötülük ve erdem, sanatçı açısından sanatsal malzemelerdir.”

Reading Zindanı’nın Şairi

Romanın yayımlandığı yıl, 1891’de Lord Alfred Douglas’la arkadaşlığı başlar. 1892’den 1895’e kadar üst üste çok başarılı oyunlar yazar: “Leydi Windermere’in Yelpazesi”, “Önemsiz Bir Kadın”, “Ciddi Olmanın Önemi” ve “İdeal Bir Koca”. Oyunları alametifarikası ince bir alaycılıkla kıvrak bir zekânın iç içe geçtiği aforizmalarla doludur. 

1895’te Alfred Douglas’ın babası Queensberry Markisi John Douglas onu dönemin yasalarına göre suç sayılan eşcinsellikle itham eder. Wilde’ın bunun üzerine açtığı iftira davasında aleyhine sunulan deliller arasında “Dorian Gray’in Portresi”nin bazı kısımları da vardır. Oscar Wilde davayı kaybeder, hakkında açılan ikinci bir davada da hüküm giyerek 1897’ye kadar hapis yatar.

1897’de serbest kaldığında bir daha İngiltere’ye dönmemek üzere Fransa’ya gider. Yokluk içindedir ve hapiste sağlığı bozulmuştur. En iyi bilinen şiiri “Reading Zindanı Baladı”nı yazar ve şiire “C33” imzasını atar, bu, Wilde’ın Reading Zindanı’ndaki hücre numarasıdır. 1900 yılında menenjit sebebiyle ölür. Hapisten Alfred Douglas’a yazdığı uzun mektup, “De Profundis”, ölümünden sonra yayımlanır.