Mutluluk bizim için sadece bir durak

Elvan Demirkan, 'Hayalden Gerçeğe Mutluluk' adını verdiği kitabında, mutluluğu nasıl elde edebileceğimizi anlatıyor. Ama Demirkan, mutluluğun nihai değil, ziyaret edilecek bir durak olduğunu da itiraf ediyor

Giriş Tarihi: 13.1.2010 ABONE OL
Günaydın yazarı Elvan Demirkan, yeni kitabı 'Hayalden Gerçeğe Mutluluk'da, herkesin peşinden koştuğu ama elde etmekte zorlandığı 'mutluluk' kavramını masaya yatırıyor. İnsanın ancak kendisini tanıyarak mutlu olabileceğini söyleyen Demirkan'la, herkesin ideali olan bu kavramı konuştuk...

* Hiç kimsenin 'mutluyum' dediğini duymuyoruz, neden sizce?
Çünkü bizi neyin mutlu edeceğini hayal ederken, yanılgıya düşebiliyoruz. Ben iki yıldır mutluluk üzerine yapılan birçok araştırmayı takip ediyorum, bu konu üzerinde çalışan herkesin hemfikir olduğu bir nokta var; arzu ettiğimiz şeyleri elde ettikçe bir tatminsizlik hissi başlıyor. Örneğin 100 bin dolar kazanan bir insanla, 1 milyon dolar kazanan bir insanın mutluluğu arasında çok büyük bir fark yok. Daha fazla para insanı mutsuzlaştırmıyor evet ama daha fazla mutlu da etmiyor.

* Mutsuzluğumuzun kaynağı biraz da tatminsizliğimiz mi yani?
Seçeneklerimiz arttıkça tatminsizlik başlıyor. Mesela eskiden yağlı saçlar, kuru saçlar, normal saçlar, bir de kepekli saçlar için şampuan vardı; alırdın, kullanırdın, biterdi. Şimdi bir markete giriyorsun, onlarca şampuan çeşidi var. Bunlardan hangisini alırsan al, sanki ondan daha iyisi varmış gibi düşünüyorsun ve bir süre sonra tatminsizlik başlıyor, aldığın şeyden memnun kalmıyorsun. Yani fazla seçenek bizi özgürleştireceğine daha mutsuzlaştırıyor, tatminsizleştiriyor.

GENETİĞİMİZ DE ETKİLİ
* Mutsuzluk kaçınılmaz bir şey mi?
Bütün araştırmalar, mutluluğumuzun kaynağının yüzde 50 genetik olduğunu gösteriyor. Yani olumlu veya olumsuz bir insan olarak doğuyorsun. Arta kalan yüzde 50'nin yüzde 10'u şartlara bağlı, yüzde 40'ı ise kendi elimizde. Yani bizim elimizde yüzde 40'lık bir potansiyel var, bu kapasiteyi nasıl kullandığımız önemli.

* Yani anne-babamız mutsuzsa, mutluluk anlamında hayata neredeyse 1-0 yenik mi başlıyoruz?
Doğuştan hayata nasıl bakan bir insan olduğumuz, maalesef pek elimizde değil. Yani yüzde 60 gibi bir rakamı biz aslında etkileyemiyoruz. Ama yüzde 40'lık kapasite bizim elimizde. Mesela benim kendimi en mutsuz hissettiğim zamanlar, şartlarıma hep tek bir yönden, dar bir perspektiften baktığım zamanlardı. Bakış açımı esnettikçe, tatmin olma hissim de artmaya başladı. Hayatımızda aşk olsun, para olsun, başarı olsun istiyoruz ama bunları elde edince, hiçbiri kalıcı olmuyor ve öngördüğümüz şekilde bizi mutlu etmiyor. O zaman bocalamaya başlıyoruz.

OLGUNLAŞMAK İLK ŞART
* O zaman mutluluğun formülü ne?
İstediklerimizi elde etmek bize mutluluk getiriyor ama çok kısa bir süre için. Bir süre sonra hissimiz değişiyor. Asıl formül; bakış açın, değerlerin ve tecrübelerinle olgunlaşabilmen. İnsan kendi karakterindeki zayıf ve kuvvetli yönleri nasıl dengeleyebileceğini öğrenirse, hayatının kontrolü biraz daha fazla kendi eline geçebiliyor.

* Mutlu olmak için beklentilerimizin çok büyük olmaması mı gerekiyor? Çünkü beklentiler biraz hayal kırıklığı da getirebiliyor...
Kesinlikle öyle ama bence insanın bir amaç için uğraşması çok güzel bir şey. Buradaki formül; beklentinin gerçekleşmeyeceğini anladığın yerde bakış açını değiştirebilmen, esnetebilmen. Çünkü bazı insanlar beklentileri gerçekleşmediği zaman çok büyük hayal kırıklığına uğruyorlar. Beklentin için, hayattaki amaçların için uğraş ama beklentini gerçekleştirmeyecek bir duruma geldiğini hissettiğin anda, yön değiştirmesini bilmen lazım. Bunlar, kişisel farkındalıkla geliştirilebilecek şeyler. Yani insanın kendini tanıması ilk adım.

* Nazım Hikmet'in de dediği gibi mutluğun resmini yapabilmek mümkün mü? Sizin için mutluluğun resmi nedir?
Benim için mutluluğun resmi; bir başkasının beklentisini düşünmeden kendim gibi yaşayabilmektir. Geçtiğimiz haftalarda Okan Bayülgen'in programına katıldım. Armağan Çağlayan da programdaydı. Okan, Armağan'a; "Hayatta en mutlu olduğun an ne zamandı?" diye sordu. O da düşündü ve "Hukuk fakültesine girdiğim zaman" dedi. Yani popüler olduğu, zengin olduğu, tanındığı zaman değil; hukuk fakültesine girdiği zaman... Ama seyircilere sor hangisini tercih edersin diye; "Armağan'ın şimdiki zamanını tercih ederim" der. Ne kadar yanlış öngörebiliyoruz mutluluğu.

SİNDRELLA SENDROMU VAR
* Ama salt mutluluk yok, değil mi?
Hayır, mutluluk bizim için sadece bir durak, ziyaret edebileceğimiz bir yer.

* Yani nihai varış yeri değil. Niye insan hep mutlu yaşayamıyor?
Çünkü bunun için yaratılmış yaratıklar değiliz, karakterimizin karanlık yönleri var. Egomuz buna göre yaratılmamış. Ama amaç egoyu ortadan kaldırmak değil zaten, dengeleyebilmek. Bu zıtlıkları mümkün olduğu kadar dengeleyebildiğimiz zaman; mutluluğa, tatmine biraz daha fazla ulaşabiliyoruz. Hayatın bizden çok şey istediğini düşünüyoruz, halbuki bizim kendimizden beklentimiz çok yüksek.

* Kitapta 'Sindrella Sendromu'ndan bahsediyorsunuz. Biraz açıklar mısınız bu sendromu?
Kadınlar hangi tip ilişkinin kendilerini mutlu edeceğini düşünürken, aslında yanılgı içindeler. Bu yüzden genelde erkeklerin istediği kadın tipine girmeye başlıyorlar. Kendi kişiliklerinden ödün vermek de onları mutsuzlaştırıyor. İşte buna 'Sindrella Sendromu' deniliyor. Bu sendrom, biz kadınların hayatını altüst etti. Evliliği o kadar idealize ediyoruz ki, idealimizdeki evliliğe ulaşmadığımız zaman mutsuzlaşıyoruz, sürekli karşımızdakini değiştirmeye çalışıyoruz.

* ÜNLÜLER BU ARABALARI KULLANIYOR

* NASIL ÜNLÜ OLDULAR

* HANGİ ÜNLÜ NEREDE OTURUYOR?

* ÜNLÜLERİN BURÇLARI

* ÜNLÜLERİN GERÇEK İSİMLERİ

* ÜNLÜLERİN DOĞUM TARİHLERİ

* ÜNLÜLERİN İLK EVLİLİKLERİ



* ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ,

ARKADAŞINA GÖNDER
Mutluluk bizim için sadece bir durak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA