Aptal bir çocuk olmaya devam edeceğim

'Aşk Kırmızı' isimli filmin 'Ferhat'ı Tayanç Ayaydın: Ben tek çocuğum ve her zaman çok verici oldum. Çok verici olmak bazen korkutsa da, bundan vazgeçemem. Doğruyu bulana dek istikrarlı bir şekilde aptal bir çocuk olmaya devam edeceğim

Giriş Tarihi: 20.3.2013
Nurgül Yeşilçay ve Ezgi Asaroğlu ile birlikte 'Aşk Kırmızı' filminde rol alan Tayanç Ayaydın, uzun bir aradan sonra sinemaseverlerin karşısında. Altın Portakal'lı oyuncu; filmdeki 'aldatan adam' rolü, aşk ve ilişkilerle ilgili konuştu...
'Aşk Kırmızı'nın esas erkeği 'Ferhat'ın derdi ne? İki kadın arasında bu adamın başına ne geliyor?
Seyirci hikayenin hepsini bilmediği için 'Ferhat'ın durumunu bir 'aldatan adam' hikayesi olarak algılayabilir, aslında öyle bir durum yok. Zamanında kapandığı zannedilen bir konunun aslında kapanmadığı anlaşılıyor. Yani; ortada bildiğimiz aldatma ve iki kadının arasında kalma durumu yok. Kadınlar, benim durumumla da empati kuracak. Herkesin hayatında ya olmuş, ya olacak bir hikaye. Şahsen ben böyle bir şey yaşadım.
Kaç yaşındaydınız o zaman?
20'li yaşlarımın başındaydım... O gönül karışıklığı çok kolay halledilebilir bir şey değil. Nasıl atlatılabilir veya atlatılabilir mi? Filme ara verildiğinde insanlar gidip patlamış mısır almayacaklar; su içecekler.

AŞKIN ANLAMI ÇOK YÜKSEK
Aşkın anlamı eskiden neydi, bugün ne ifade ediyor?
Anlamı hâlâ çok yüksek... Başarısızlık inançlarımı sarsmıyor çünkü çok emek harcıyorum inanana kadar. Şu sıralar hayatımda birisi yok. Tasavvufi de gelebilir ama ben hep aşığım.
Yaşadığınız ilişkilerle ilgili olarak 'Keşke' dediğiniz bir şey var mı?
İnsan ilişki yaşamayı büyüdükçe öğreniyor. Zamanında bazı hatalar yaptığımı görüyorum. Bütün kadınlar beni hayatımın son noktasındaki kadına hazırladılar, hiçbirine bir gram sevgisizlik beslemiyorum. Bana yapılanları da bazen geç fark ediyorum ama 'keşke' demedim hiç. Ama değiştirmek istediğin bir şey var mı derseniz, evet var; fakat özel, boşver... Ama aldatmakla ilgili değil, çok verici olmamak gerekiyor bazen.

ÖZ SAYGIMI KAYBETMEMELİYİM
Çok mu verici oldunuz her zaman?
Ben tek çocuğum; birilerine bir şey vererek, onların duydukları mutluluktan beslenmeyi seviyorum. Çok veriyorum; bu bazen korkutuyor ama vazgeçmem bundan. Alıştım doğruyu bulana kadar hata yapmaya. Yani, istikrarlı bir şekilde aptal bir çocuk olmaya devam edeceğim.
En büyük korkunuz?
Eğer bir gün, bir sebepten kendime olan saygımı kaybedersem, yıkılırım. (Yeni Aktüel dergisi)

DERİN BİR YALNIZLIK HİSEDİYORUM
Anne ve babasını kaybeden Tayanç Ayayadın, onlarsız çok yalnız olduğunu söylüyor. Ünlü oyuncu sözlerine şöyle devam ediyor: "Hayatımda ilk defa bu kadar derin bir yalnızlık hissediyorum. Artık telefonlarımı tamamen kapatabilirim."

ÖDÜLDEN SONRA ABUK PROJELER GELDİ
Ödül aldığınız 'Pazar' filminden sonra ortadan kayboldunuz. Neden?
Galiba ödül aldıktan sonra kimse benimle film çekmek istemedi, gelen bazı teklifler de çok abuk sabuk projelerdi; "Hayır" dedim. Ödül alanlar söylerlerdi, belli bir süre kimse seninle film yapmaz diye; aynısını yaşadım. Şimdi hareketli dönem başladı yeniden... 'Sakarya-Fırat' da devam ediyor. İstanbul'a taşındım yeniden. İki yıl göl kenarında yaşamak benim yaşımdaki bir insana yeterli oldu.

BENİM ÖZGÜRLÜĞÜM KISITLANAMAZ!
Bir ilişkide nelere tahammül edemezsiniz?
Çok soru sorulmasına, özgürlüğümün kısıtlanmasına tahammül edemem çünkü ben de karşımdaki insana bu anlamda saygı duyarım. Söylediğim kadarının duyulmasını isterim, net konuşurum. Çok uzun zamandır bir ilişkim yok ama mutluyum. Bundan sonra birlikte olacağım insana kendimi, kaygı olmaksızın vereceğim. O kişi ne zaman gelir bilmiyorum, acelem de yok. Uzun süredir tespih dizermiş gibi yaşamışım birlikteliklerimi.

KADINLARI YORDUM

Niye ki? Derdiniz neydi?
Yaptıklarım hayatımdaki partnerlerle derinlik kazanıyor. Partnerim gurur duysun benimle veya eleştirsin... Son yıllarda birlikteliklerimde hem kendimi, hem de hayatımdaki kadınları yordum. Başarısız bir evlilik yaparak tekrar en başa geldim. Düşün ki, babam 1995 yılında rahatsızlandığında, annem yedi yıl kapının önüne çıkmadı. "Vedat'ım burada yatarken nasıl çıkarım dışarı" derdi, çünkü onun için en büyük mutluluğu yanındaydı. Beraber Bodrum'a taşındılar, şimdi ikisi de orada bir köy mezarlığında yan yanalar... En son yaşamak istedikleri yerde. Üç senedir ayrılardı, tekrar birleştiler.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Aptal bir çocuk olmaya devam edeceğim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN