Tiyatro bisiklete binmek gibidir unutulmaz

Giriş Tarihi: 20.12.2014
Tiyatro bisiklete binmek gibidir unutulmaz

EN UZUN SÜRELİ DİZİ BENİMKİ

Diziyle tiyatro sizin için farklı değil mi?
Tiyatro er meydanıdır derler ama benim için ikisi de aynı. Tek fark, seyirciyle göz göze oynamak. Onun dışında süreci, heyecanı, yüreği, hepsi aynı. Ha dizi, ha sinema, ha tiyatro. Oyuncu oyuncudur; öbürü terbiyesizliktir.
Hangisi o?
'Ben tiyatro yaparım, diziyi de şöyle bir bakar, gider oynarım' diyenler... Olmaz, ayıp! Sana gelen seyirci dizini de seyrediyor, filmini de. Seyirci seni her yerde seyrediyor; senin hakkın ve haddin değil, birinden diğerini ayırmak. Oyuncu her yerde oyuncudur. Eğer o doluluğu varsa, onu her yerde boşaltır.
Siz dizilere biraz daha fazla ağırlık verdiniz sanki...
Evet, 28 yıldır non-stop dizi yapıyorum. En uzun süreli dizi yapan oyuncu benim. 'Bizimkiler'den önce Atıf Yılmaz'ın çektiği, Aziz Nesin'in 'Seyahatname'sinde oynamıştım beş bölüm. 'İş İştir' ve 'Hayatım Roman' gibi beş-altı bölümlük başka dizilerim de var. Dizilerde çalışmayı çok seviyorum, bayılıyorum.
Dizi için daha yorucu derler aslında...
Tiyatro daha yorucu bence. Provalarda "Beni setime gönderin, ben orada çok rahattım" diyordum. Valla ben rahatım dizilerde. Sabah 4'te kalkılıyormuş diyorlar, kalkayım hiç sorun değil. Ona göre uyuyorum çünkü. Arada karavanım olur, ona girer otururum sıcacık. Öğlen yemeğim önüme geliyor. Burada öyle değil ki.
Yönetmen Arif Akkaya yordu mu sizi?
Eli kırbaçlı bir yönetmen; muma çevirdi bizi. Bayılıyordum bir ara; elim ayağım tutmadı. Sekiz saat prova yaptığımız oldu. Oyun çıkarmanın gerginliği de var tabii; dizi gibi değil. Dizide ezberini yap çık oyna, beğenmezsen bir daha yaparsın, montajda bir şekilde hallederler. Tiyatroda çırılçıplaksın.
Televizyonun gelişim sürecinin her aşamasında yer aldınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz durumu?
Türk dizi sektörü; şu anda dünyada adı sanı olan, ülkemizi tanıtan bir sektör haline geldi. Güney Amerika'dan Orta Doğu'ya kadar bir sürü ülkede Türk dizileri gösteriliyor. Herkes şapka çıkarıyor. Bunun temelini biz 'Yabancı Damat'la attık. Rekor kırıyordu Yunanistan'da. Ben böyle bir sektörde oyuncu kimliğimle bulunmaktan o kadar gururluyum ki...
İşin maddi tarafı da yadsınamaz ama değil mi?
Öyle ama burada önceliğimiz para kazanmak değil. Sinemada da kazanıyorsun, tiyatroda da... Bir sektör bilincinin olması lazım. Ben dizi sektörünün neferiyim. Robert De Niro'ya "Ne iş yapıyorsun?" diye sormuşlar, "Sanayide çalışıyorum" demiş. Sanayi dediği Hollywood. Çok hoşuma gitti o laf. Ben de dizi sanayisinde çalışıyorum. Bunu ciddiye almak, küçümsememek lazım.
Yeni sezonda dizi olacak mı?
Var gibi... Flört ediyoruz daha. İstanbul dışında olacak.
İstanbul dışında olması daha mı cazip geliyor size?
Tabii ki. İstanbul'da çekilen dizileri sit-com havasına getiriyorlar. Ama İstanbul dışında çektiğin dizilerde dış mekanları daha fazla kullanabiliyorsun. Görsel olarak çok zengin oluyor. Gerçek mekanlarda çektiğin için daha gerçekçi ve samimi geliyor seyirciye. Ekip olarak da bütünleşiyorsun. Deplasmana giden takım ruhu oluşuyor.

ARKADAŞINA GÖNDER
Tiyatro bisiklete binmek gibidir unutulmaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN