Oyuncuların hepsi büyük kazanmıyor

Giriş Tarihi: 17.4.2016
Oyuncuların hepsi büyük para kazanmıyor

Atv’nin ilgiyle izlenen dizisi ‘Kırgın Çiçekler’de rol alan Gökçe Yanardağ, oyunculuğun çok kazandırdığı inancının doğru olmadığını söyledi: Çok ödenen 15 oyucunun gözünden sektöre bakıp insanlara oyunculuk hayali kurdurtmamak lazım

Gökçe Yanardağ'ı ilk olarak; başrollerini Yetkin Dikinciler ve Yeşim Büber ile paylaştığı atv'nin TV filmi 'Üç Kişilik 'ta tanımıştım. Hüzünlü ve masum rollerin altından başarıyla kalkan bir oyuncu olarak hemen zihnimde yer edinmişti. Aynı zamanda tescilli Türkiye güzellerindendi ve kendi adına açtığı blog'unda da takipçileriyle; kitap, moda, yemek ve seyahat üzerine çektiği fotoğrafları paylaştığını görüyordum. Bu yüzden, röportaj yapmak için hep bir fırsat kolladım. 'Kırgın Çiçekler' dizisinin oyuncu kadrosuna dahil olunca kendisiyle, hemen buluşmak istedim; yoğun set programı sebebiyle pek kolay olmadı. Buluştuğumuzda kariyerinden, 'Kırgın Çiçekler'e başlama sürecinden ve fotoğraf merakından uzun uzun konuştuk...
Sizi ilk atv için hazırlanan 2004 yapımı 'Üç Kişilik Aşk' filmiyle tanıdım. Bir izleyici olarak; 'Hüzün bir insana ancak bu kadar yakışabilir" diye, o zamanlar size mesaj atmıştım...
Hayat ne acayip işte... 'Üç Kişilik Aşk'; Tunç Başaran'ın ilk defa televizyon için yapacağı bir projeydi ve kariyerime çok büyük etkisi oldu. Çünkü hayatımda ilk defa kendimi seslendirmiştim.

OYUNCULUK GİTTİKÇE GELİŞİYOR

'Kırgın Çiçekler' dizisine dahil olmanız nasıl oldu?
Okuduğum karakteri çok sevdim ve çok hızlı bir şekilde kabul ettim. Kadroya girmeden önce diziyi çok izleyememiştim. Çünkü tam karşısındaki rakip projedeydim. (Gülüyor) Ama ikna olmam zor olmadı; keyifli ve samimi bir proje.
Kariyer olarak sessiz ve derinden gidiyorsunuz. Filmografinize baktığımda hiç boş geçen yılınız yok gibi...
'Sakin' diyelim, aslında özel bir çabam yok. Çok gariptir ama bu benim şansım. Tiyatrocu değilim ve modellikten geldim. İlk zamanlarda sektörde çok tanıdığım olmadığı halde, galiba disiplinimin kariyerime çok etkisi oldu. Sadece duygusal davranıyorum. Kariyerimi hiçbir zaman planlamadım. İç sesimi dinliyorum...
"Ben modelliği değil, modellik beni bıraktı" demişsiniz, bu konuyu biraz açar mısınız?
Yaş aldıkça ve sektör daraldıkça modelliği bırakmanız gerekiyor. Oyunculuksa tam tersi; gittikçe genişliyor. O yüzden acelem yok, sakin sakin gidiyorum. kolay ve basit biriyim
Oyunculuk bir yandan da avantajdır herhalde; çünkü ekonomik getirisi diğer mesleklere göre daha fazla...
Bir oyuncunun bütün kariyeri boyunca kazandığını, yaşamına böldüğünüz zaman aslında çok da kazanılmadığı görülebilir. Çok ödenen 15 oyucunun gözünden sektöre bakıp insanlara oyunculuk hayali kurdurtmamak lazım.
Sizi hep hüzünlü rollerde izledik, hiç komedi olmayacak mı?
Nedense hep böyle roller denk geliyor. Komedi cesaret ister, birinin size inanması gerekir. Tabii ki komedide de oynamak isterim, çünkü zaten günlük hayatım öyle geçiyor. (Gülüyor) Gerçi bu aralar 'Kırgın Çiçekler'den dolayı çok ağlıyorum.
Yetimhanede yetişen çocukları ve onların hayata yaklaşımlarını hiç sorgulamış mıydınız?
Mankenlik yaptığım dönemde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'ydı. O zamanlar, kimsesiz çocuklara ihtiyaçlarını hediye olarak dağıtmakla ilgili bir sosyal sorumluluk projesi vardı. Duygusallığımdan dolayı yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye çok sorgulamıştım. Neticede sağlam durmak lazım...
Çevrenizde yetimhanede büyümüş birileri var mıydı?
Bir taksi şoförü, geçen gün dizimizi izlediğini söyledi. "Siz mi izliyorsunuz, yoksa eşinizden dolayımı izlemek zorunda kalıyorsunuz?" diye sordum. "Yok, hayır; ben izliyorum. Çok gerçek bir hikaye. Çünkü ben de oradan geçtim" dedi.
Sizce, son zamanlardaki toplumsal duyarlılığımız ne durumda?
Eğer duyarlılığımız bir çocuğa, bir hayvana ya da bir bitkiye de varsa; duyarlılık kazanır ama son zamanlarda her şeye hunharca davranılıyor. Aslında insanların hissizleştiğine inanıyorum.
Sizi oynadığınız rollerle çok iyi tanıdım ama normal hayattaki Gökçe'yi pek anlatmadınız. Neden?
Aslında hiç kapalı bir hayatım olmadı, ben hep sokaktayım. Çünkü oradan besleniyorum. Ben gezmeyi ve keşfetmeyi seven biriyim, güzel yemek yemeyi seviyorum. Vapura binmekten asla vazgeçmem, metrobüse de binerim. 'Herkes beni tanıyor, binemem' gibi travmatik durumlarım yok. Sadece fotoğraf çektirmek isteyebilirler, o kadar. Hayatınız sadece kendi tecrübelerinizden ibaret olmamalı. Çok popüler insanların ne çektiğini gördüm. Popülerlik istikrarlı bir şey değil, ben istikrar seven biriyim.
Özel hayatınızda nasılsınızdır?
Herkes gibiyim; annem, babam ve kedimle beraber yaşıyoruz. Dört gün setteyim zaten; gece geliyorum, sabah çıkıyorum. Biraz okul gibi gidiyor...
Aile kurmayı düşünmediniz mi?
Düşünmediğim bir şey değil ama sadece düşünmekle olmadığını gördüm. Yani kendi kendime düşündüm ama bir işe yaramadı. Hayattaki birçok şeyi ıskalayalabiliyorsunuz ve her şey çok çabuk değişiyor.
Zor biri misiniz?
Bilakis, kolay ve basit biriyim ama basit daha zordur. Bu yaştan sonra bir hayatı paylaşmak için önce keyif almak lazım.

BEN BİR TEKNO-KIROYUM

Bloğunuza baktım, ciddi ciddi iyi fotoğraflar çekiyorsunuz. Bu konuda profesyonel bir girişiminiz olacak mı?
Arşivim inanılmazdır. Bu arada tekno-kıroyumdur, yani teknolojiyle ilgili çok iyi değilim. Aslında mevzu sadece fotoğraf çekmek değil; bir hikayesi olsun, bir kurgusu olsun diye uğraşıyorum. Eskiciyim ben, ören yerlerini falan gezerim. Öyle yerlere gidince aslında daha önce hiçbir yere gitmediğimi anlıyorum.
Sergi açmaya niyetiniz var mı?
Aklımda çocuklarla ilgili bir proje var. Down Sendrom'lu çocukların gözünden dünyayı çok merak ediyorum.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Oyuncuların hepsi büyük para kazanmıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN