Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gençlerin isyana değil irfana ihtiyacı var

Giriş Tarihi: 4.7.2016
Gençlerin isyana değil irfana ihtiyacı var

Kaybolmak üzere olan yüzlerce ilahiyi derleyerek repertuvarımıza kazandıran Ubeydullah Sezikli, Atatürk’ün ’yı ziyareti sırasında namaz kıldığını ve Kur’an kursu öğrencilerinin onun için bir ilahi bestelediklerini söylüyor. Sezikli “Gençlerin isyana değil, irfana ihtiyacı var” diyor

Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi olan Ubeydullah Sezikli, Anadolu ve Balkanlar'da kaybolmak üzere olan yüzlerce ilahiyi repertuvarımıza kazandırmış bir isim. Kendi çabalarıyla yaptığı Balkan, Çorum, ve Amasya ilahileri, makamlarla Yunus Emre İlahileri, 'Aşk ile Meşk', 'Sultani Naatlar', 'Hikayesi Olan İlahiler', 'Meded Ya Geyani' ve 'Meded Ya Rifai' gibi 22 adet albümü bulunan Sezikli'yle ilahileri ve hikayelerini konuştuk.

NABİ AVCI'DAN UMUTLUYUZ

Bu sene birçok albüm çıkardınız. Son çıkardığınız iki albümden bahseder misiniz?
Bu sene sekiz albüm çıktı. 'Aşk ile Meşk', iki albümden oluşan bir çalışma. Bu çalışmanın özelliği, tekke ilahi okuma tarzıyla yapılması. Daha önce böyle bir albüm yapılmadı. Tekkede oturduğunuzda dinleyeceğiniz ve eşlik edebileceğiniz sade eserlerden oluşuyor. Aynı zamanda bu eserler, makamları da öğretebilecek çalışmalar. Toplam dokuz makam yer alıyor. Sırada Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Bursalı bestekarların eserlerinden oluşan bir albüm var ki, bunlar kalıcı olan şeyler.

Bütün çalışmalar yeterli mi peki?
Değil. Bu, büyük bir proje. Bunun Doğu ayağını da yapmak lazım. İran, Azerbaycan, Horasan, Diyarbakır, Elazığ ve Erzurum gibi yerlerde nice ilahi var. Elazığ'da bir sala dinledim; orada şehrin müzikal alt yapısını görebiliyorsunuz. Ben müziğini kaydediyorum ama bunun bir de güftesi var. Şeyh Cemali'nin Balkanlar'da iki tane güftesine denk geldim mesela. Okuyorlar ama güftesi kime ait bilen yok. Yanınızda bir tarihçi ve bir edebiyatçı da olması lazım. Çünkü çok hikaye barındırıyorlar. Buralardan 5 bin tane eser rahatlıkla çıkar. Bizim ilahi repertuvarımızın sayısı zaten 9-10 bin kadardır. Bir repertuvara, bir repertuvar daha katacağız. Bu iş Cumhurbaşkanlığı'na, TİKA'ya, Kültür Bakanlığı'na düşer. Kültür Bakanımız Nabi Avcı'dan umutluyuz bu açıdan.

BİN 230 İLAHİ KURTARDIK

Yıllardır ilahileri de derleyip kayıt altına alıyorsunuz. Bugüne kadar kaç ilahi kurtardınız?
Bu 'kurtarma' kelimesi çok güzel. Balkanlar'dan bin 230 tane ilahi kurtardık. Ağırlık Türkçe ve Arnavutça söyleniyor. Ama bin tane daha eser çıkar. Saraybosna'da bir Kadiri tekkesinde cuma günü bir sala okudum, 'Gençlik elden gitmeden namaza acele edin / Ölmeden önce tövbeye acele edin' diye başlayan sala. Namazdan sonra bir Boşnak abi bana 'Onun devamı var, bunu babamlar okurdu. 'Ey Musa, Ey isa / İsa nerede, Musa nerede' diye' dedi. Ne enteresan değil mi? Kütahya'da derlediğim 'Hak sevdası vardır bende' ilahisini Makedonya'da duydum. Aynı ilahiyi okuyorlar. O ilahinin olduğu dönemde Germiyanoğulları'nda bir göç dalgası yaşanmış, o vesileyle gitmişler. Tarihsel olarak da, sosyolojik olarak da doneler sunuyor bu derlemeler.

Tek başınıza yapmıyorsunuz herhalde bu kapsamlı çalışmayı.
Hayır, İstanbul İlahiyat Fakültesi'nde görevliyim ve buradaki yüksek lisans ve doktora çalışmalarının tamamını buraya kanalize ediyoruz. Anadolu'dan 132 yeni ilahi kaydettik, arşive aldık. Amasya, Kastamonu, Çorum'u çalıştık, şimdi Bursa'ya çalışıyoruz. Kendi öğrencilerimiz bölgeye gidiyor, sahada çalışıyor, söyleyenlerden dinleyip notaya alıyorlar. Ses ve görüntü kaydı yapıyorlar.

Bugüne kadar derleme yapılmamış mı?
Bizde Cumhuriyet'in ilk döneminde yapılan ilahi derlemelerinde irfanın 'i'si yok. İçinde irfan varsa derlememişler. Dolayısıyla da bu, hükümete düşen bir görev. Kültür Bakanlığı'mızda arşiv kayıtlarımız var ama özellikle dışarıdaki azınlıklar, azınlık psikolojisiyle ilahileri hassas şekilde korumuşlar. Şimdi tehlike başladı, çünkü artık rahatlar. Haliyle bunun kaydedilmesi lazım, gençler uzaklaşıyorlar. Birisi size hiç Türkçe bilmeden 80 tane Türkçe ilahi okuyorsa, bunu değerlendirmek lazım.

ASLIMIZI YAŞATMALIYIZ

Dini musikimizde bile kendi kültürümüzden uzaktayız yani...
Acemaşiran adını söyleyemeyen birileri fetva verir hale geldi ülkemizde. Cahilliği ile övünen hocalar! Bir memleketin hafızları ve hocaları Arap taklidi yapıyorsa, bir kimlik sorunumuz var demektir. İstanbul ağzı varken bu taklitle bir yere varamayız. İstanbul ağzı bile Fatih ve Üsküdar diye ayrılmış; bu ne kadar güçlü bir şey. Arap ağzıyla rant elde edelenler bu rantı kaybetmek istemiyorlar, işin özeti bu aslında. 'Bu müziği ve kültürü nasıl anlatırız'la ilgili medya okur yazarlığında ders olmalı. Sahnede civciv öldüren bir müziğin karşısında ilahiler ve sakinlik var. O frekanslar, insanın beyninde isyan duygusunu uyandırıyor. Gençlerin isyana değil, irfana ihtiyacı var.

CAMİDE NAMAZ KILAN ATATÜRK'E İLAHİ YAZILMIŞ

İlahilerin hikayelerini de anlattığınız bir çalışmanız var. Türkiye'de ilginç bir hikaye ile karşılaştınız mı?
Tabii ki. Mesela; Kütahya'dan çıkan bir ilahide ilginç bir şeye rastladım. 1926 yılında, Kur'an kurslarının kapatıldığı dönemde Atatürk için okunan bir ilahi var. Mustafa Kemal Atatürk, Kütahya'ya iki kere gitmiş. Bir tanesi herkesin bildiği trenle gittiği ziyaret, diğeri ise gizli gittiği dönem. Niye gizli gittiğini kimse bilmiyor. Ama yaptığımız araştırmalarla ortaya çıktı ki; Dönen Camii'nde namaz kılmış ve oradan da Kur'an kursuna gitmiş. Çocuklar, onu hocalarıyla birlikte besteledikleri 'Himmetiniz ile Huffâz mektebini açtınız / İnayetle olduk hafız teşekkürler ederiz' şeklinde çok güzel bir ilahiyle karşılamışlar. Bu ilahiyi derlemezseniz; bu güfte de, hikaye de kaybolur gider. Mesnevi'nin dilidir hikayeler. Bir şeylerin hikayelerini anlatınca, başka bir şeye bürünür ilahiler. Dolayısıyla her ilahinin bir hikayesi var. Her ilahinin ayete, hadise dayanan bir tarafı var.Ben albümde 12 ilahiyi toplayarak hem hikayelerini anlattım, hem de eserleri seslendirdim. Ama daha çok var, bu çalışmalar devam etmeli.

CENAZELERİMİZDE CHOPİN'İN MÜZİKLERİ DEĞİL, ITRİ ÇALMALI

Batı'da müzikle ilgili birçok enstitü var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Batı'da müzik, çok önemli. Her şeyi saniye saniye kaydediyorlar. Ludwig Van Beethoven hakkında bulduğum detaylı bilgileri, Itri hakkında bulamıyorum maalesef. Chopin'in yaptığı cenaze marşına karşılık, Itri'nin yaptığı tek bir ilahisi var. Cennetten bir ses yani, herhangi bir gayrimüslim dinlese etkileniyor. Kabri Paris'te, kalbi ise Varşova'da bir kilisede gömülü olan bir Chopin var karşımızda. Allah için şehit olmuş birisinin cenazesinde niye Chopin çalıyorsunuz? Itri çalmalı. Her şeyin ötesinde kendi kültürümüz ve medeniyetimiz adına müzik olmazsa olmaz bir şey. Hayatın her alanında müziği kullanan, hatta orduyu bile mehter müziğiyle uğurlayan bir medeniyetimiz var. Müzik kültürümüze sahip çıkmamız gerekiyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Gençlerin isyana değil irfana ihtiyacı var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN