Aşırı erotizme giden rollerde oynamam

‘Seni Seven Ölsün’ adlı sinema filminde rol alan Fulya Zenginer: Bir dönem canlandırdığım rolden çok zor çıkıyordum. Bunun farkında değildim ve bu beni çok yıpratıyormuş. Ancak iyi bir hoca sayesinde son filmimde canlandırdığım rolün etkisinde kalmadım. Ayrıca erotik roller oynamayı tercih etmiyorum.

Giriş Tarihi: 15.10.2016
Aşırı erotizme giden rollerde oynamam

17 yaşında ekrana çıkan Fulya Zenginer, kısa sürede dramaların aranılan oyuncusu haline geldi. Her projesinde ağlamaklı haliyle ekrana gelen oyuncu, canlandırdığı karakterlerden çok farklı. Enerjik, bir dakika yerinde durmuyor, etrafa gülücükler saçıyor. Kendisini sadece ekranda gören insanların tanıştıklarında çok şaşırdığı söyleyip "İnsanlar gerçek beni hiç tanımıyor" diyor. Genç oyuncu, şimdilerde 'Seni Seven Ölsün' filmiyle izleyiciyle buluşuyor. Zenginer, bu komedi filminde yine izleyiciyi hüzünlendirecek. Arkeolog olan Karadenizli genç bir kızı oynayan Zenginer ile hem yeni projesini, hem de bilinmeyenlerini konuştuk.
'Seni Seven Ölsün' adlı komedi filminde rol alıyorsunuz. Ancak filmde yine sizi ağlarken görüyoruz. Komedi filmlerinde bile hüzünlü bir role bürünmeyi seviyor musunuz?
Galiba dramı daha büyük bir aşkla oynuyorum. Çok gerçek geliyor. İnsanların bana 'Bizim de böyle bir derdimiz vardı. Sen bize bunu anlattın' demesi çok hoşuma gidiyor. 'Küçük Kadınlar' dizisinde de 'Yeliz'in başından bir sürü olay geçmişti. İnsanların sesi olmak mutlu ediyor.

KOMEDİ FİLMİNDE BİLE AĞLIYORUM

Bu filminizde de yine işin drama kısmındasınız...
Filmimiz komedi ama ben yine hüzünlü sahnelerde oynuyorum. Zaten ben tek tip işleri sevmiyorum. İçinde hüzünlenecek, eğlendirecek, güldürecek durumlar olmalı. Bu film, içinde her şeyi barındıran bir iş oldu. Ben yine izleyicileri ağlatabilirim. Çok güzel oyuncularla çalıştık. Senaristimiz çok iyi, yönetmenimiz muhteşem. İşin enerjisi çok iyi. Bir de hikayenin Karadeniz'de geçmesi çok güzel. Ben zaten Karadeniz'in kadrolu oyuncusu olma yolunda ilerliyorum. (Gülüyor) Beni bağırlarına bastılar. Ben de orada çok mutlu oluyorum. Daha önce Karadeniz'de yaşayan bir Kürt kızını canlandırmıştım. Bir de Karadeniz kızını oynamak istiyordum; tam böyle bir rol isterken bu filmden teklif geldi.
Seyirci sizi duygusal rollerde görmeyi seviyor sanırım...
Ben komedi filmlerinde bile ağlayan tek insan oluyorum. Sanırım ben ağlayınca karşı tarafa geçiyor o hissiyat. O yüzden yönetmenler beni ağlatıyorlar. Gerçekliği olan karakterleri seviyorum. 'Ağlamaktan yorulmuyor musun?' diyorlar ama sanırım çok sevdiğim için yorulmuyorum. Çok zevkle oynayınca bu seyirciye de geçiyor. Düz karakterleri oynamak çok daha zor.
Bu kadar hüzünlü rollerde oynamanın sizi etkilediği oldu mu? Bir dönem rolden çok zor çıkıyordum. Bunun farkında değildim ve bu beni çok yıpratıyordu. Psikolojime yansıyordu. Çok iyi bir hocayla çalışmaya başladım. Bana bu konuda neyin yanlış olduğunu anlattı. Son filmimde ise canlandırdığım rolün etkisinde kalmadım.

PARA HARCAYACAK VAKTİM OLMUYOR

Sizi ekranda hep ağlarken görüyoruz. Ama normalde hep gülüyorsunuz ve enerjiniz çok yüksek...
Beni kimse tanımıyor. Gerçek beni bilmiyorlar. Sadece oynadığım karakterleri biliyorlar. Bir dizi devam ederken o karaktere seyirci uzaklaşmasın diye özellikle bunu yapıyorum. Daha önce rol aldığım 'Benim İçin Üzülme' adlı dizide 'Buke'yi oynarken her şeyden uzak durmuştum. İnsanların inanması gereken bir karakterdi. Benim bu halimi görseler asla inanmazlardı. İşimi çok seviyorum. Umarım insanlar da beni başarılı buluyordur; daha çok yolum var.
17 yaşında ekrana çıkmak sizin için yıpratıcı olmadı mı?
Tabii ki oldu. Zorlu işlerde rol aldım.Annem "Seni masabaşı bir sahnede oynarken göremeyecek miyiz?" diyor. Kendimize ayıracak vaktimiz olmuyor. Para kazanıyoruz ama harcayacak vaktimiz de olmuyor.
Çok zayıflamışsınız. Düzenli olarak spor yapıyor musunuz?
Çok spor yapıyorum. Bazen fark etmeden zayıfladığım oluyor. Normal hayatta hiç durmuyorum. Yediklerime de dikkat ediyorum. Ekran kilo ekliyor. İnsanlar beni dışarıda görünce bunu anlıyor, bana 'Sen bu kadar zayıf mısın' diyorlar. Tam Türk kadını fiziğindeyim ve ekranda iyice kilolu çıkıyorum. Pilates yapıyorum, koşuyorum, yürüyüş yapıyorum. Köpeklerimle koşturma halindeyim. Eğlence anlayışım da böyle. Basketbol oynuyorum, arkadaşlarımla paten kayıyorum. Üç-dört senedir sporu hayatıma tamamen kattım. Tek düze olmaktan hoşlanmıyorum.

ARKADAŞINA GÖNDER
Aşırı erotizme giden rollerde oynamam
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN