Türkiye'nin en iyi haber sitesi

O gece bize bir iksir verildi hepimiz korkusuzluğa uyandık

Giriş Tarihi: 15.7.2017
O gece bize bir iksir verildi hepimiz korkusuzluğa uyandık

Kalkışmanın yaşandığı 15 Temmuz gecesi ölmek pahasına sokağa çıkan oyuncu Ali Nuri Türkoğlu: Fantastik film gibiydi. O an bize bir iksir verildi; korkusuzluğa, cesarete uyandık. Yüreğinden korkunun alındığı, kurşunlara kalkan olan insanlardık

15 Temmuz'daki hain darbe girişiminin ilk dakikalarından itibaren sokağa çıkan oyuncu Ali Nuri Türkoğlu, yaralılara yardım ederken IŞİD'çi ilan edildi. Türkoğlu'yla ilgili belli bir kesim tarafından sosyal medyada manipülasyonlar yapıldı. Hain kalkışmanın yıldönümünde, Türkoğlu ile Üsküdar'daki Abbara Kahve'de bir araya geldik. Sakalı üzerinden provoke edilmeye çalışılan oyuncuyla; 15 Temmuz gecesinden hainlerin yargılandığı duruşmalardaki izlenimlerine kadar samimi bir sohbet yaptık.
Hain darbe girişiminde sakalınız nedeniyle provokatörlerin algı operasyonuna maruz kaldınız. İmaj için mi, sevdiğiniz için mi sakal bıraktınız?
Sevdiğim için bıraktım ama yakıştığını da söylüyorlar. 'Her gördüğün sakallıyı hacı-hoca zannetme' gibi tabirler var ya; işte her gördüğü sakallıyı IŞİD'çi zannedip, halkı manipüle etmek için kullanılan fotoğraf karesinde bu sakal işe yaradı. Bir kere bile isyan etmedim, çok hayırlı bir şey oldu çünkü baltayı taşa vurdular. Orada tanınan, sağda-solda oyunculuk yapmış birine denk geldiler. Orada daha meçhul, şov dünyasından olmayan birileri olsaydı, durum hâlâ muamma olarak kalırdı. Dolayısıyla linç edilmişim, küfür yemişim, ölüm tehdidi almışım; umurumda değil. Yeter ki bu olay aydınlansın çünkü bu ülkede iç savaş çıkarmak için bunu yaptılar; ben de iç savaş malzemesi olarak kullanıldım. Sakalımı kesmek istemiyorum, hakikaten seviyorum.
O gece şehadete yürüyen milletimiz için şehitlik makamını dahi sorgulamaya çalışanlar var...
Geçenlerde bir arkadaşla konuşuyoruz; bizim piyasadan birisi. Bana "15 Temmuz gecesinde ölen insanlara şehit demeyelim, şehit başka bir kavramdır" dedi. Tabii benim tüylerim diken diken oldu bir anda. Sakin olmaya çalışarak cevap verdim çünkü yanımda şehit oldu o insanlar. "İlk önce bir soru soracağım sana. O gece sokağa çıktın mı, çıkmadın mı?" dedim. "Çıkmadım" dedi. "Kardeşim o zaman boş beleş konuşma" dedim. Sokağa çıkmayan insanlar böyle söylüyorlar ama benim anam çıktı, o ne demek olduğunu biliyor. Kız kardeşim çıktı, ne demek olduğunu biliyor. 19-20 yaşında erkek kardeşim var, o da çıktı ve ne demek olduğunu biliyor. Çıkmayan bilmez. "Ama ben askerliğimi Güneydoğu'da yaptım. Kaç tane arkadaşım şehit oldu, şehitlik bence o" dedi. Ona şöyle bir cevap verdim: "Arkadaşım; bir fark olmadığını, o insanın da, diğerinin de vatan için çarpıştığını, onlar olmasaydı özgürlüğümüzün ve hürriyetimizin elimizden gideceğini, bu memleketin işgal edileceğini okuyamıyor musun? Bir sürü makale, belge çıktı neler olabileceğine dair hiç okumadın mı?" Okumamış. Ee tabii ezber konuşuyor çünkü hiçbir şeyi bilmiyor.

ERDOĞAN'LA GURUR DUYUYORUM
Tarifi zor bir imtihan yaşadıklarınız...
O günü hatırladıkça kalbim hâlâ pırpır ediyor; yarı sevinçten, yarı hüzünden. Çok onurlu bir yürüyüştü. Allah tekrarını yaşatmasın. Sakin tabiatlı olduğum için orada kargaşa çıkmasına engel olanlardan biriydim. Serinkanlı insanlara böyle durumlarda çok iş düşüyor. Birilerinin o an önünü- arkasını hesap etmesi lazım. Bugün yine olsa, salise bile tereddüt etmeden sokakta olacak bu millet. Ben de onlardan biriyim. Ancak bu defa hazırlıklı olacak bu milet, bu defa cevabı çok daha sert olacaktır. Silaha silahla karşılık, şiddete şiddetle karşılık vermemiş, yine de bağrımıza basmış, o askerleri ölümlerden kurtarmış bir halkız biz. Manipüle edilmiş FETÖ'nün çobanlarını ölümlerden kurtarmış insanlarız biz. Ama bu defa öyle olmaz! Bu defa 'Kan akmasın, kardeş kardeşi vurmasın' demez bu millet ve faturası çok ağır olur; dosta-düşmana duyurulur.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, 15 Temmuz gecesindeki dik duruşuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Başkomutanımız, başkomutanlık görevini başarıyla yerine getirmiştir. Lider feraseti gösterip liderliğini yapmıştır. Şöyle cümleler var; 'Sokağa çağırmasaydı' falan diye. Oğlum, evladım; seni sokağa çağırdığı için binlerce defa teşekkür etmen gereken birinden bahsediyorsun çünkü ona kanunla başkomutanlık vazifesi verilmiş, kendisi de bir başkomutanın yapması gerekeni yapmıştır. Kaçsa mıydı öncekiler gibi? O zaman mı iyi olacaktı senin gözünde? O kaçanlar, yıllar sonra şapkalarıyla geri döndüler, sonra kıymetli oldular. Bu milleti uyandıran Erdoğan'la büyük gurur duyuyorum. Sayın başkomutanımıza yaptığı liderlik için binlerce defa teşekkür ederiz.
Teröristlerin davalarını görmek için duruşmalara da katıldınız....
Evet, o kimliksizlerin suratlarını bir göreyim diye düşündüm. O gün, o emri veren insanların mahkemede nasıl şaşıp kaldıklarını görmek, o havayı koklamak, şehit aileleriyle, gazi yakınlarıyla bir arada bulunmak istedim. O insanlar, benim dava arkadaşlarım. O sıralarda milliliğinden zerre şüphe etmediğim insanlarla, gayri millilere beraber bakalım istedim. Kendi avukat ordularıyla birlikte gözümüzün içine baka baka, türlü taklalarla, çocuğa bile söylenmeyecek yalanlar söylediler. Adamların savunmaları karşısında dehşete düştük. Bir kez daha bunların nasıl kimliksiz, kişiliksiz olduklarını gördük. FETÖ'cülerin avukatlarının sinir bozucu sorularıyla, kışkırtmalarıyla karşılaştık orada. Mahkemeyi bile provoke etmeye çalışıyorlardı. O yüzden o davaları yalnız bırakmamak lazım. Orada yakınlarını kaybetmiş insanlar var; duyguları dorukta. 15 Temmuz'da orada, burada, köprüde olmuş insanlar onlar. Sinirler tepede tabii. Uçları açıkta bir ameliyat yapılıyor. Mahkeme başkanı zor durumda kalıyor, zor duruma düşürülüyor. Bunların amacı bu; ekmeklerine yağ sürmeyelim.

ARKADAŞINA GÖNDER
O gece bize bir iksir verildi hepimiz korkusuzluğa uyandık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN