Bienale 'ağır mektup' var

11'inci İstanbul Bienali ve sanatçıları, Direnistanbul isimli inisiyatifin yolladığı 'açık mektup'la ağır eleştirilere hedef oldu

Giriş Tarihi: 3.9.2009
İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) 12 Eylül ve 8 Kasım arasında ve Koç Holding ana sponsorluğunda düzenleyeceği 11. Uluslararası İstanbul Bienali (11B), daha başlamadan ideolojik bir tartışmayla burun buruna geldi. Kendilerini Direnistanbul - Toplumsal Gerçekçilik Komitesi olarak tanıtan bir grup kişi, internet üzerinden imzasız yayımladıkları İnsan Ne-siz Yaşayamaz? adlı 'açık mektup'la sanat çevrelerini alevlendirdi. Direnistanbul üyeleri, 'epik tiyatro' anlayışı kurucusu komünist sanatçı Bertolt Brecht'in İnsan Neyle Yaşar? sözünden hareketle düzenlenen 11B'nin dört Hırvat kadın küratörden oluşan WHW (Ne & Nasıl ve Kimin İçin?) kolektifi başta olmak üzere, bienal sanatçıları ile diğer sanatçıların yanı sıra, (kendi deyimleriyle) 'sanat sevicileri'ne yazdıkları 'açık mektup'ta Yaratıcılık, sponsorlara değil hepimize aittir! mesajını verdi.

"MIŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ"
Üyeler, yazdıkları açık mektupta Bienali şu sözlerle eleştirdi: "Son birkaç yıldır müzelerde, dergilerde ve piyasada popülerleşen politik sanatın dünyayı gerçekten değiştirmekle hiçbir ilgisi olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Sanat çerçevesinde risk almanın, biçimin sınırlarını zorlamanın, kültürün kurallarına itaatsizlik etmenin, politika hakkında sanat yapmanın hiçbir şeyi değiştirmediğini görmemiz gerekiyor. Artık, sanat sermaye ve güç ilişkilerinden bağımsız, otonom ve özgür bir alanmış gibi davranamayız." 12 Eylül Cumartesi günü sanatseverlerin ziyaretine açılacak olan 11. Uluslararası İstanbul Bienali'nin mekânları, Tophane'de İstanbul Denizcilik İşletmeleri'ne ait alandaki 3 numaralı Antrepo, Tophane'deki Tütün Deposu ve Şişli'deki Feriköy Rum Okulu'ndan oluşuyor. Öğrencisi olmadığı için 2003 yılından bu yana hizmet vermeyen Feriköy Rum Okulu, 11. Uluslararası İstanbul Bienali aracılığıyla ilk kez bir sanat mekânı olarak kullanılacak. Antrepo No.3'te 48 sanatçı ve sanatçı grubunun projeleri yer alacak. Tütün Deposu'nun giriş katındaki galeri Bienal'den bağımsız sergilere ev sahipliği yapmaya devam ederken 15 sanatçının projeleri Tütün Deposu'nun giriş katında ve birinci ve ikinci katlarında yer alacak. 1875'de Feriköy Avukat Caddesi'nde açılan ve daha sonra 1900'de Abide-i Hürriyet Caddesine taşınan, 2003'ten bu yana ise hizmet vermeyen Feriköy Rum Okulu'nda 20 sanatçının projeleri izleyiciye sunulacak.

KÜRATÖRLER: ÇELİŞKİLERİN FARKINDAYIZ
11B'nin, Bertolt Brecht'e ait iki ayrı sözünü içeren afişleri de, bir süredir sanat dünyasının gündeminde. Öyle ki, İstanbul'un bellibaşlı güzergâhlarındaki duvarlara asılı bu afişler, Beyoğlu'na bağlı ilçe emniyet mensuplarının dahi dikkatini çekmiş ve İKSV'ye danışılarak afişlerin kaynağı incelenmiş! Hatta kulislerde, bu sözlerin, taşıdıkları radikal mesajlardan ötürü sponsorları bile kaygılandırdığı ve sponsorların, logolarını bu afişte bastırmaktan geri çekildiği dahi konuşuluyor. Üzerlerinde Önce Ekmek Sonra Ahlâk ve Banka Kurmanın Yanında Banka Soymak Nedir ki? yazılı afişler hakkında SABAH'a konuşan WHW, söz konusu çelişkilerin farkında olduklarını, şöyle anlatıyor: "...Bu şirketlerin çoğu, eleştiri ve ironiye açık olmanın kamuoyundaki imajlarına iyi geleceğinin farkındalar. Kapitalizm, eleştirel sanat pratiğinden gelen mesajları dinlemek istiyor ve onları kucaklamanın da yolunu bulmakta hiçbir zaman başarısız olmadı ve bu süreçte kaçınılmaz olarak da onlarla uzlaştı. Kapitalizm, bir taraftan en radikal siyasi ve kültürel talepleri asimile etmeye çalışsa da diğer taraftan bu radikal talepler (zamanında sendikaların işçilerin çalışma saatlerini adil sürelere indirme müçadelesi, oy hakkı isteyen seçmenlerin taleplerini dile getirip seçme ve seçilme hakkını elde etmeleri gibi...) kapitalizm içerisinde egemen düzeni etkileyebiliyor. WHW de bu çelişkilerin farkında; ama gösterinin iletmek istediği mesajları tekrar tekrar duyurmak ve bu mesajları sistemin sembolik merkezinde iletmek de önemli. Tam da medya tarafından popüler kılınan bu sistemin bienallere verdiği önemden dolayı, gösterideki mesajları tamamen görmezden gelmek imkânsız ve ister istemez gölgede kalacak soruların altının çizilmesine bir yol açılabilir. Değişim için, kültürün mümkün mertebe politikleştirilmesi için olabilecek tüm kanalları kullanmak istiyoruz. Ve evet, polis Bienal posterlerine ilgi gösterdi; ama arkasından hiçbir şey olmadı. Güvenlik güçlerinin sanata ve kültüre genel anlamda ilgi göstermelerinden çok memnunuz!"
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Bienale 'ağır mektup' var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN