Herkesin direniş noktası kendine

12 Eylül'de başlayacak 11. Uluslararası İstanbul Bienali öncesi tartışılan 'sponsorluk' ve sanatçı etiği polemiğine, bienalin küratörleri de katıldı

Giriş Tarihi: 7.9.2009
Geçen hafta, kendilerine Direnistanbul diyen bir grup kişinin 12 Eylül'de Koç Holding ana sponsorluğunda başlayacak olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı imzalı 11. Uluslararası İstanbul Bienali'ni hedef alan açıklamaları, bienalin dört Hırvat kadın küratöründen oluşan WHW kolektifini de harekete geçirdi. Direnistanbul üyeleri, ilk kez SABAH'ın gündeme getirdiği ve sanat ortamı ile internetten paylaştıkları mesajlarında "Artık, sanat sermaye ve güç ilişkilerinden bağımsız, otonom ve özgür bir alanmış gibi davranamayız," demişlerdi. WHW, bu gelişmeler üzerine bir mesaj yayımlayarak, mevzubahis tartışmaya ilginç ve yeni bir boyut daha kattı. SABAH'a, İnsan Neyle Yaşar? adlı bienal sergisinin, daha bienal açılmadan tetiklediği tartışmadan memnun olduklarını belirten WHW üyeleri, Direnistanbul imzalı anonim metinde mühim soruların gündeme taşındığını ve bu soruların da, kendi çabalarının zaten bir parçası olduğunu bildirdi. WHW, sözlerini şöyle sürdürdü: "Temelde (Direnistanbul ile) aynı fikir ve kaygıları taşıyoruz. Lakin, herkes kendi direniş noktasını seçer. Bizim onlarla paylaşmadığımız inanç odur ki, kendileri politik direnişte dahi bir 'tekel' olduğu düşüncesindeler. Ayrıca, kendilerine bakılırsa sanatın yalnızca tek bir önceden belirlenmiş tarifi bulunuyor; o da 'ilerlemeci' olanı. Sokaktaki sanat, ya da bunun sanatsal pratiği, veya bir diğer deyimle 'gözetim toplumunda aktivist sanat', Brian Holmes'un da söz edebileceği gibi elbette önemli ve değerli. Ancak evvelden, (tıpkı IMF zirveleri gibi) kimi olaylar bu durumları tetiklediğindedir ki, bu türlü üretimlerin çoğu kendilerini yine genellikle ve pratikte galeriler ile müzelerde bulurlar. Ve biz de, türlü sergilerin, -bienal sergisi dahi olsalar- 'gerçek dünya'dan yalıtılmış birer sırça köşk muamelesi görmemesi gerektiği fikrindeyiz. Bize göre her sergi, aynı zamanda bir kamusal alandır. Ve bu sergiler yalnızca 'kirli şirketler'ce değil, vergi mükelleflerinin de paralarıyla kurulurlar.

'ASIL NİYETİMİZ BELLİ'
İstediğimiz, mesajımızı iletebileceğimiz her nevi iletişim olanağını devreye sokmak ve dayanışma, özgürlük ve eşitliği toplumda tartışılır hale getirmektir. Ve kültürün siyasallaştırılmasında ısrar ettiğimizde, özellikle bu türlü tartışmaları tetikliyor olmamız, asıl umut ettiğimiz şeydir. Bir umudumuz daha var elbette. O da, Direnistanbul'un sergiyle ilgili potansiyel şüphelerini bir yana bırakarak İnsan Neyle Yaşar? sergisi ve içerdiği yapıtlarına bir şans vermeleridir." Bilgi: www.iksv.org/bienal
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Herkesin direniş noktası kendine
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN