Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İnternet bağımlıları detoksla rahatlıyor

İnternet, telefonlarla birlikte ceplerimize de girince, 'internet bağımlılığı' tavan yaptı. Durmadan Facebook, Twitter profillerini ve e-posta hesaplarını kontrol edenler de çareyi 'sosyal medya detoksu'nda buldu

Giriş Tarihi: 19.9.2010 ABONE OL
Balıklı Rum Hastanesi Anatolia Klinikleri Şefi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, teknoloji ürünlerinin yarattığı bağımlılık nedeniyle kendisine gelen vaka sayısında son üç yılda ciddi bir artış yaşandığını söylüyor. Blackberry ve iPhone gibi akıllı telefonların yaygınlaştığı bu son üç yılda artan teknoloji bağımlılığının en büyük suçlusu, tabii ki hayatımıza soktuğumuz bu yeni aygıtlar. Gençlerde teknoloji bağımlılığının yaygın olmasının Türkiye için çok ciddi bir sorun olduğunu düşünen Beyazyürek'i haklı çıkaran örnekler ülkemize özgü değil. Bu örnekler tüm dünyada mevcut. Üstelik internet bağımlılarının varlığını ve bağımlılıklarıyla başa çıkma yollarını internet üzerinden takip edebiliyor olmamız, en basit şekilde ironik olarak nitelendirilebilir.

SEVDİKLERİNE MEKTUP YAZDI
İnternet bağımlılarının, bağımlılıklarıyla başa çıkmak için başvurdukları yöntemlere en son örnek ABD'den geldi. Ülkesinde bir televizyon yıldızı olarak tanınan Mark Malkoff, hayatını devamlı Twitter, Facebook, Youtube, bloglar, haber siteleri ve mail çerçevesinde sürdürdüğünü fark edince sosyal medya detoksu uygulamaya karar verdi. Kendi blogundan duyurduğu 'sosyal medya detoksu'na beş günlük bir zaman biçen Malkoff, bağımlılığının vahametini gözler önüne serecek bir şekilde de, internetten fazla uzak kalamayacağı için bu beş gün boyunca kendini evinin banyosuna kilitledi. Mark Malkoff, "Geçmişte internetten uzak durmaya çalışmıştım ama bu sadece birkaç saat sürmüştü. Sosyal medya detoksumu bu kez gerçekleştirebilmek için dikkatimi dağıtacak ya da beni internete sevk edecek hiçbir şey olmamalı," diyerek kendini banyoya kilitlemesini meşrulaştırıyor! Tabii Malkoff banyosunda kilitli kalacağı beş gün için bir de yapılacaklar listesi hazırlamış. Malkoff'un durmadan ertelediği ama sosyal medya detoksu sırasında yapmaya karar verdikleri şöyle: "Sevdiklerine mektup yazmak, ABD Başkanlarını sırasıyla ezberlemek, ülkelerin nerede olduklarını ezberlemek ve Thomas Pynchon'ın Rainbow's Gravity adlı kitabını okumak." Mark Malkoff, sonunda 120 saatini internetten uzak bir şekilde geçirdi. Fakat 120 saatin ardından aynı hız ve iştahla sosyal medyanın derinliklerine daldığını blogundan ve Twitter hesabından anlamak hiç de zor değil.

10 GÜNLÜK SOSYAL MEDYA ORUCU
İnternet bağımlılığından kurtulmak ya da internet bağımlısı olmadığını kanıtlamak isteyenler Türkiye'de de mevcut. Radikal gazetesi teknoloji editörü, kendini 'İnternet Ekipler Amiri' olarak niteleyen M. Serdar Kuzuloğlu da 'sosyal medya detoksu'na girenlerden. Biraz da SABAH gazetesi Teknoloji Editörü Timur Sırt'ın başlattığı 'MserdarK sosyal medyadan elini gözünü 10 gün çeksin' kampanyasıyla bu detoksa başlayan Kuzuloğlu, detoksa başlayacağını duyurduğu blogunda şöyle yazıyor: "Sosyal medyada 10 günlük yokluk benim için gerçekten zor olacak. 10 gün cidden az bir zaman değil. Aklıma paylaşacak bir sürü şey gelecek; paylaşamayacağım. Bir sürü güzel kare yakalayacağım; içime atacağım. Güzel mekânlar keşfedeceğim ama duyuramayacağım. Tamamen içime kapalı bir dönem anlayacağınız." Yeni internet tecrübesinin paylaşım üzerine olması internetin bağımlılık haline gelmesini kolaylaştırıyor. Çünkü internet kullanıcılarının çoğu, aslında interneti paylaşım temelinde kullanıyor. Serdar Kuzuloğlu'nun da detoksuna başlarken belirttiği gibi internet, kullanıcılar keşfetmek ve keşfettiklerini paylaşmak istiyor. Bu durum da interneti her an takip etmek için geçerli bir neden sunuyor insanlara. Yani internet bağımlılığı meselesi biraz da yeni nesil 'online' sosyalleşmeden kaynaklanan bir sorun.

ARKADAŞINA GÖNDER
İnternet bağımlıları detoksla rahatlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
SON DAKİKA