Yeşilçam'ın 'kırmızı'sı

Eros'un favori rengi kırmızı, Nurgül Yeşilçay'ın başrolünde olduğu Aşk Kırmızı'nın da başat sembolü. Yeşilçam'ın yeni nesildeki başarılı oyuncularından Yeşilçay, Osman Sınav'ın yönettiği filmde 'gönüllü bir poligami mağduru'nu oynuyor

Giriş Tarihi: 3.3.2013
Eros'un favori rengi kırmızının, ünlü İtalyan yönetmen Federico Fellini'nin renkli filmlerinde önemli bir yeri vardır. Ruhların Jülyeti adlı filmde kırmızı tutkunu nevrotik bir kadının öyküsünü anlatan Fellini, kırmızıyı arketipsel sembolizm açısından görsel anlamda iyi kullanmıştır. Türk sinemasının yetenekli kadın oyuncularından Nurgül Yeşilçay'ın oynadığı son filmin fragmanını izleyince kırmızının açık bir -biraz kör göze parmak sokar gibi- sembolizmle kullanıldığını düşünmemek elde değil. Filmin yönetmeni Osman Sınav, belli ki aşk, erotizm rengi olarak ele aldığı kırmızıyı görsel manada eserinin odağına yerleştirmiş. Bununla da kalmamış, filmin adında da aşk ile kırmızıyı bir arada anarak vermek istediği mesajın altını çizmiş. Bir sanat eserinin yaratıcısının, verdiği mesajı açıklamaya girişmesi pek tercih edilmeyen bir yol olduğu halde Sınav nedense bunu yapma ihtiyacı hissetmiş.

'POLİGAMİ'DE KADININ ROLÜ
Tecrübeli yönetmen, ayrıca "Sadakat ne renk? Rengini sen seçemezsin, aşk seçer," diyerek vermek istediği mesajı izleyicinin gözüne iyice sokuyor. Öte yandan filmin fragmanının 14 Şubat'ta gösterilmesi de bir PR stratejisinin parçası gibi duruyor. Osman Sınav'ın filminin başat rengi olan kırmızı, arzunun engel ile karşıtlık ilişkisi göz önüne alındığında sembolik açıdan ilginç bir renk. Kırmızı, cinsel arzuyu simgelediği gibi (Seks shopların tabelalarında ve Avrupa ülkelerindeki kimi genelev bölgelerindeki ışıklı lambalarda kırmızı rengin tercih edilmesi boşuna değildir) trafik ışıklarından aşina olduğumuz üzere engeli de simgeler. Bu hafta yazıya kırmızıyla girdik. Zira Üç Boyutlu Portre'nin konuğunun Nurgül Yeşilçay olmasına vesile olan Osman Sınav imzalı filmin adı bile Aşk Kırmızı. Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Tayanç Ayaydın ve Ezgi Asaroğlu'nun paylaştığı Aşk Kırmızı, Tayanç Ayaydın'ın oynadığı Ferhat'ın (Aşk deyince niye hep Ferhat akla gelir!) Nazlıgül (Nurgül Yeşilçay) ve Zeynep'e (Ezgi Asaroğlu) olan aşkı ekseninde sadakat kavramını sorguluyor. Aşk Kırmızı'da Nurgül Yeşilçay, kırmızı elbiseleri, jartiyeri ve cesur sevişme sahneleriyle konuşuldu. Medyanın diline pelesenk olmuş "Cesur sevişme sahneleri" sözünde de "Kadın, vücudunu gösterebildiği ölçüde cesurdur. Yoksa cesur değildir," yollu bir kışkırtma da var. Aşk Kırmızı, poligami' üzerinden iki kadının rekabetini işleyen bir ana temaya sahip ve tam da bu yüzden ilgi çekebilecek bir film. Çünkü üçlü ilişkiler, hem kadın hem de erkek açısından çatışma, çelişki üreten ilişkiler. Çatışmanın da öyküyü dinamik tutan bir etken olduğu malum. Henüz Aşk Kırmızıdaki performansını izleyemedik ama Nurgül Yeşilçay iyi bir oyuncu. İyi bir yönetmenin elinde daha da iyi bir oyuncu olacak kadar iyi bir oyuncu. Meral Okay'ın Fellini kadınlarıyla mukayese ettiği Yeşilçay, bir adamın iki kadınından birini oynadığı Aşk Kırmızı'da da rol aldı, bu filmdeki rolüne taban tabana zıt bir rolü oynadığı Yedi Kocalı Hürmüz'de de... Bundan kendine bir övünç çıkarabilir. Yedi Kocalı Hürmüz'ün, çok tutulmasının bir sebebi de erkeğin çok eşliliği geleneğine ironik bir karşı koyuşu simgelemesi. Bu açıdan Aşk Kırmızı, haberci diliyle köpeğin insanı ısırması ise Yedi Kocalı Hürmüz insanın köpeği ısırmasıdır. Bununla birlikte her iki temanın da reytingi yüksek. Yeşilçay, film vesilesi ile verdiği röportajda "Filmdeki gibi evli bir adamla ilişki yaşar mısınız?" sorusuna "Evli bir adamla asla ilişkim olmaz. Evde oturup ağlarım, arkadaşlarımla dertleşirim. Ama öyle bir ilişkiye girmem. Öteki kadını düşünürüm," diye cevap verdi. Yeşilçay bir yerde de "Arada erkek varsa iki kadının dostluğu olmaz. Aşk Kırmızı 2 çekilse kadınlar birbirine girer," diyor, ki bu da kimi kadınlardaki rekabet güdüsü hakkında fikir veren bir açıklama. "Evli bir kadına âşık olur musunuz ve onunla ilişki yaşar mısınız?" sorusu kolay kolay bir erkeğe sorulmaz. Bu tür soruların muhatabının hâlâ kadınlar olmasının sebebi, biraz da kimi kadınların rekabet hissiyle evli erkeklere âşık olması. Bu tür kadınlarda rekabet manisi var ve böyle kadınlar olduğu müddetçe erkek ırkının 'poligami ayrıcalığı' devam edecektir. İstisnasız her erkek, siyaseten öyle değilmiş gibi davransa da, son tahlilde 'poligamiye meyilli' olduğuna göre kadınların 'poligami sorunu' ile mücadele derdi varsa bu mücadeleye kendi hemcinslerinden başlamaları gerekiyor. Aşk Kırmızı da bu sorunu tema olarak seçmiş bir film. Nurgül Yeşilçay filmde diğer kadın gibi 'gönüllü bir poligami mağduru'nu oynuyor. Aşk Kırmızı -anlamak için adını bilmek ve fragmanını izlemek yeterli- kırmızı bir film. Öyle ki, 'neo-Yeşilçam'ın belki de en kırmızı filmi...

TÜRK SİNEMASININ CARDİNALE'Sİ
Nurgül Yeşilçay, 29 Mart 1976 tarihinde doğdu. Afyon doğumlu ama ortaokul ve liseyi İzmir'de tamamladı. Yani yarı İzmirli sayılır. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde tiyatro okudu. Bu okulda okurken İkinci Bahar dizisinde Gülsüm rolünü oynadı. Türk televizyon tarihinin en çok izlenen dizilerinden atv dizisi Asmalı Konak'taki Bahar Karadağ rolü ile meşhur oldu. 2003 yılında bu dizinin devamı niteliğindeki Asmalı Konak-Hayat filminde Özcan Deniz'le başrolü paylaştı. Yeşilçay'ı oyunculukta asıl pişiren ismin merhum Atıf Yılmaz olduğu söylenebilir. Claudia Cardinale ve Sophia Loren için Fellini neyse Yeşilçay için de Atıf Yılmaz aynı şeyi ifade ediyor. Yılmaz, Yeşilçay'ın Türkiye insanına hitap eden kadınsılığını keşfetmişti. Altın Koza ve Altın Portakal ödülleri almış bir oyuncu Yeşilçay. Fatih Akın'ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği Yaşamın Kıyısında filminde de oynadı. Bu film 2007'de 60. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışmaya hak kazandı ve ardından 'En iyi Senaryo' ödülünü aldı. Yeşilçay, 2007'de Barış Pirhasan'ın yönettiği Adem'in Trenleri filmindeki performansıyla Sadri Alışık, SİYAD ve Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği ödülleri aldı. Yeşilçay, eski şovmen Cem Özer'le 2004 yılında evlendi. Evlendikten yedi ay sonra çiftin Osman Nejat adını verdikleri bir oğulları oldu. Ne var ki, çiftin birlikteliği ayrılıkla noktalandı. Özer'in geçmişteki şöhretine sahip olmadığı ve Yeşilçay'ın da kariyerinin iyi dönemlerini yaşadığı düşünülürse 'çok başarılı kadın-göreceli olarak başarısız erkek birlikteliği'nin genelde ayrılıkla sonuçlandığı söylenebilir. Zaman zaman bunun tersi de geçerli. Ama bu tür durumlarda erkek, karısını terk etmiyor; Aşk Kırmızı'da tema olarak işlenen 'poligami'ye yöneliyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yeşilçam'ın 'kırmızı'sı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN