Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aşkın, hüznün ve umudun hikayesi

12 Eylül darbesinde düşünce ve inançları uğruna hapse atılanları ve onların yıllarca acı çeken ailelerini anlatan Bizim Hikâye filmi 27 Mart'ta vizyona girecek. Ama filmde sadece çekilen acılar anlatılmıyor. Hüzün, umut ve bir sevda öyküsü de konu ediliyor. Filmin başrol oyuncuları Cansel Elçin, Sera Tokdemir, Haluk Piyes ve Burcu Kıratlı hem Bizim Hikâye'yi hem de kendi hikayelerini anlattı

Aşkın, hüznün ve umudun hikayesi

'SEVDİKLERİMİZDEN AYRILMAK BÜYÜK BİR DARBE OLUR'

- Oyuncular genelde bir rolde içlerinde olan bir şeyi çıkarırlar ortaya. Sizin bu filmde içinizden çıkardığınız şeyler neler oldu?
- S.T:
Her bir rolümde bir başka Sera ile tanışıyorum. Kimisiyle tanıştığıma memnun oluyor, kimine olmuyorum. (Gülüşmeler) Burada da Nimet ile tanıştım. Çok güçlü ve gururlu bir kadın o. Öyle bir şey başıma gelmeden, onun gibi olup olamayacağımı bilmiyorum.
- C.E: Hayat Güzeldir filminde savaşın ortasındaki babanın çocuğunu yaşatması ayakta tutma sahneleri var ya! Ben de hapishanedeyken yanımda hep oğlumu düşünerek canlandırdım karakterimi. Ağır bir dram yaşanıyor çünkü. Çok ağır dram yaşayan insanlar çok acayip ve olgun bakabiliyorlar dünyaya. Bizim gibi bakmıyorlar. Çok soğukta çektik filmi. Sinop Cezaevi'nde Sabahattin Ali'nin koğuşunda çekim yaptık. Benim için Türkiye'nin en büyük yazarlarından birisi. Onu hissettim orada.
- B.K: Filmdeki Elif karakteri ile benim karakterim pek benzemiyor aslında. Elif daha olgun ve sakin yaklaşıyor olaylara. Bende gençliğimin verdiği bir fevrilik ve acelecilik var hep. O tesettürlü ve aynı zamanda tezhip yapıyor. Bana senaryo geldiğinde iki rol önerilmişti, ben bu karakteri seçtim. Çünkü farklı karakterler oynamayı ve ters köşe yapmayı seviyorum. Tesettürü ilk taktığımda iyi geldi, kendini başka boyutta hissediyormuşsun gibi. Onu taktığın zaman ister istemez ağır başlı oluyorsun. İyi bir deneyim oldu benim için.
- H.P: Uzaktan izlediğimiz tarihe biraz daha yakın bir şekilde tanık oldum. Ben de babasız büyüdüm. Bu açıdan hayatımla paraleldi.
- Filmde baba oğluna 'Asla vazgeçme' diyor. Sizin asla vazgeçmeyeceğiniz şeyler ne?
- H.P:
Sevmek...
- B.K: Ben de sevmekten asla vazgeçmem. -
S.T:
On yıl önce asla vazgeçmem dediğim şeyden vazgeçtiğim çok oldu. Ama önce kendimden sonra ailemden asla vazgeçmem.
- Kendi çocuğunuza 'asla vazgeçme' diye öğütleyeceğiniz şey ne olurdu?
- S.T:
Mutluluk.
- B.K: Dürüstlük.
- H.P: Almanya'dayken annem beni yuvaya götürüyordu. O dönemde bazı Almanlar başörtü kadınların örtülerine kartopunun içine cam parçaları koyarak saldırırdı. Annem o zaman bana "Oğlum asla pes etme. Pes edersen karşındaki kazanır." demişti.
- Sizin için hayatta en büyük darbe ne olur?
- S.T:
Ölüm. Dönüşü olmayan tek şey.
- H.P: İnanmamak... Olmasa ayvayı yedik.
- B.K: Ailemin ölümü. Düşününce bile tüylerim diken diken oldu.
- C.E: Sevdiklerimin benden ayrılması en büyük darbe olurdu.

ARKADAŞINA GÖNDER
Aşkın, hüznün ve umudun hikayesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN