Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aşk ve evlilik anlamında biz bir aile şirketiyiz

’i ünlü futbolcu Rüştü’nün eşi olarak tanıdık ama o artık çok daha fazlası. Sosyal hayatın vazgeçilmez isimlerinden, pekçok sosyal sorumluluk projesinde yer alıyor ve şimdi de bir parfüm çıkarıyor. Ama her zaman evliliği ve ailesi ilk sırada. Mutlu evliliğin sırrını ise “Karşılıklı güven, saygı ve sevgi” sözleriyle açıklıyor

Giriş Tarihi: 14.1.2018
Aşk ve evlilik anlamında biz bir aile şirketiyiz

her dönem konuşulan bir kadın oldu. Eski milli kaleci eşi 'in yeşil sahalarda olduğu sırada da, sonrasında da...
İddialı giyim tarzı, her daim bakımlı hali onu hep gündemde tuttu. Son yıllarda davetlerin, açılışların vazgeçilmez ismi. Sosyal medyada gördüğü ilgiden anlaşıldığı gibi, farklı bir kadın profilinin kadrajına girdi Işıl Reçber.
Dışardan bakıldığında dikkat çekmeye çalışan biri gibi algılandığını ama aslında öyle olmadığını söylüyor. Kısa süre önce taşındığı yeni evinde Instyle Dergisi için Cengiz Dikbaş'ın objektifine poz veren ve bir kez daha dikkatleri üzerine çeken Işıl Reçber'le buluştuk ve her şeyi konuştuk.

- Bir dönem eşiniz aktif futbolun içindeyken çok önplandaydı. Roller değişti gibi... Siz onun önüne geçtiniz desek doğru olur mu?
- Benim böyle bir şeyi düşünmem ya da söylemem mümkün değil. Biz bir bütünüz ve aileyiz. İyi zamanda da, kötü zamanda da, başarıda da, başarısızlıkta da, her şey hepimiz için. Şu anda bir şeyler yapabiliyorsam eşim bana destek olduğu için. Her şey ikimiz için.

- 17 yaşında tanışıp, 19 yaşında evlenmişsiniz. Hayat birbiriniz olmadan başlamamış gibi...
- Rüştü'nün bir tabiri var bu konuda, "Biz beşik kertmesiyiz" der. Geriye dönüp bakınca inanamıyorum. Kızım şu an 17 yaşında ve ben onu çocuk gibi görüyorum. Kızım bana, "Birine âşık oldum, evleneceğim" dese, "Sen ne diyorsun?" derim. Büyük cesaret. Çok şükür doğru kararmış. O kadar genç yaşta hata yapmış da olabilirdik. Rüştü doğru insandı. Ben de dürüstlüğüme, enerjime, kalbime güveniyorum. Eşim çok güzel bir ruha, karaktere sahiptir, çok iyi bir baba, eş, dosttur. Birbirimizin şansıyız.

- Göz önünde olan ve "Biz ilk günkü gibi birbirimize aşığız" diyen çiftlerin hayatında engebeler hiç mi yoktur?
- Bizim avantajımız birlikte büyümemiz. Dışardan bize baktığınızda, ben daha kıpır kıpır, daha sosyal, daha girişken, Rüştü daha sakin, arkada kalmayı tercih ediyor gibi algılanıyor. Özümüze baktığınızda, derine indiğinizde biz ikimiz aynıyız. Bir de evliliğimizin ilk anından itibaren birbirimize dürüst olma kararı aldık. Ve onu yıllarca uyguladık. Bence güven her şeyin başında geliyor. Diyorlar ya, aşk ve saygı her şeyin başı. Bence tüm bunların ilk sırasına güveni koymak gerekiyor. Biz bir company'iz, şirketiz... Aşk ve evlilik anlamında biz bir aile şirketiyiz. Birbirimizin menfaati, gururu, onuru, huzuru için çaba sarf etmemiz lazım bu şirket için. O zaman bir sıkıntı kalmıyor.



- Dünyada futbolcuların eşleri hep çok göz önünde olan, güzel kadınlar. Ama Türk futbolcuların eşleri için bu geçerli değildi. Futbolcu eşlerinin ön planda olmasına sizinle tanık olduk. Rüştü bu durumdan rahatsız oluyor muydu?
- Her şey güvende gizli. Rüştü o ortamda olsa da, olmasa da benim tavrımı biliyorsa, rahattır. Her şey kadında biter, kocamın bana olan güveni ve rahatsız olmaması benimle ilgili. Rüştü'den önceki jenerasyonda eşlerin biraz daha geri planda olduğu doğru. Ama biz evlendiğimizde başkandı. Ve o toplantılarda oyunculara şunu söylerdi; "Benim topçum, en güzel, en kaliteli, en kendine yakışır kızla çıkacak. En güzel arabaya binip, en güzel evlerde yaşayıp, en güzel yerlerde yiyip içmeli" derdi. O yaşta genç bir erkek topluluğa, başlarındaki tecrübeli bir yöneticinin bu mesajları kodlaması enteresan... Kriter güzellik olmamalı ama kalbinin sevdiği birinin güzel olması da artısı.

- Eşinizin kariyerinde sizin payınız ne?
- Payım büyük. Küçüktüm hata yapmamaya çalıştım, yapmadım da. Gerek iş anlamında, gerek sosyal yaşamımda Rüştü'nün top oynadığı dönemde her şeyden kendimi çektim. O zamanlar bana reklam teklifleri de, iş teklifleri de gelirdi. Ama Rüştü bana, "Çocuğumuz var, ben ayın büyük bölümü yokum, eve geldiğimde senin beni bekliyor olduğunu görmek beni mutlu eder." dediği an benim için tüm o tekliflerin anlamı kalmadı. Davetiyeler gelirdi o zamanlar, tarihine bile bakmadan çöpe atardım. Çünkü Rüştü'nün kafa rahatlığı her şeyin önündeydi. Onun mental olarak evden kampa gidişinin huzurlu olması çok önemliydi. Maçtan döndüğünde, sonuca göre ortam hazırlardım. Yaşam koçu gibiydim. Çok bilirim, çok önemli maçlar sonrası bir hafta evden çıkmadığımızı. Bunlar fedakarlık değil, yapmam gerekenlerdi. Şimdiki jenerasyona da söylüyorum, profesyonel oyuncuların eşleri, onların huzuru, mutluluğu için bunları yapmalı. Rüştü futbolu bıraktı, rahatladı ben de rahatladım. İşlerimi onaylamaya başladı. İçimde kalmış bir şeyler vardı da, şimdi yapıyorum gibi de algılanmasın. Doğru zaman şimdiymiş bence. enerjim her zaman yüksek

- Fiziğiniz hiç değişmedi. Sırrınız nedir?
- En önemli avantajım genetiğim. Ama genetiği koruyabilmek de önemli, iki çocuk doğurdum sonuçta. Eski sporcu olduğum için avantajlıyım. Sporumu yaparım, düzenli beslenirim, enerjimi yüksek tutmaya çalışırım. Ayrıca saçınızı, cildinizi koruyacağınız birçok olanak var. Onları da elimden geldiğince yapıyorum, gizlemiyorum zaten. En başta önemli olan insanın içten gelen enerjisi...



- Kadın enerjisi yüksek birisiniz. Bunu sonradan mı keşfettiniz, yoksa sizde hep olan bir şey mi bu?
- Ruhla ilgili. Ben erkek olamazmışım. İnanılmaz feminen bir ruhum var. Maskülen göremezsiniz beni. Çocukluğumda da böyleydi.

- Peki sizi bir adaya götürdüler, dediler ki, "Makyaj malzemesi yok" Ne yaparsınız?
- Makyaj malzemesi olmadan idare ederim. Ama orada da illa bir şeyler yaparım, bir yağ sürerim bitkilerden, meyvelerden. Limonla maske yaparım, patates koyarım gözlerime... İlla piyasada olan ürünlere ihtiyacım yok.

- Evde nasıl haliniz çok merak ediyorum. Makyaj yapar mısınız?
- Asla. Evdeysem kremlerimi, güneş koruyucumu sürerim, saçımı tararım, üzerime düzgün bir şey giyerim. Ama makyaj şart değil. Evde o halimi görenler, "Senin bu lolita haline bayılıyoruz" derler ama bir yere giderken bakımlı, düzgün bir halde olmaya özen gösteriyorum ama bu spora da makyajlı gidiyorum anlamına gelmiyor. Amacım çok feminen olayım, dikkat çekeyim değil. Belki tarzım nedeniyle öyle düşünülüyor.

- İddialı giyiniyorsunuz ama...
- İddialı kelimesi üzerime otursun ve yapışsın diye yapmıyorum. Sadece iddiaya açığım.

- Eşinize de bakım konusunda el attığınız söylendi, Rüştü'nün saç ektirmesi, botoksu çok yazıldı, çizildi...
- Futbolculuk döneminde kırılmadık kemiği kalmadı. Bir insanın öncelikle sağlığı açısından kendisine bakması lazım. Ekran önünde olduğu için, elbette giyimine kuşamına, saçına başına bakacak, bakımlı olacak. Bu doğal. Kaçıncı yüzyıldayız artık, imkanlara bakıyorsun... Rüştü çok fazla müdahaleye izin verecek bir yapıda değil, kendisi karar verir. Benim el atmam söz konusu değil.

- Çok alışveriş yapar mısınız?
- Yurtdışından alışveriş yapmayı seviyorum ama çok yapmıyorum. Yerli markaların birçoğu sezon ürünlerinden bana gönderiyor ve bu da gardırobuma epey katkı sağlıyor. Geçenlerde Deniz Berdan bana özel bir üst yaptı. 'te giydim. Avenue Montaigne'de en az beş-altı kadın çevirip montumu sordu. Bu gurur verici. Defilelere, davetlere katılırken kıyafet gönderiyorlar, giyiyorum. Taşıma şeklimin onaylanması bu. Bu da hoşuma gidiyor.



KIZIM AMERİKA'DA GENETİK OKUYACAK

- 17 yaşında bir kızınız var. Ama o pek ortalarda görünmüyor...

- Kızım tam bir New Yorker. Alışveriş yaparken benim tarzımı bildiği için bana "Bu tam senlik" diyerek kıyafetler seçer. O daha sade, modern, spor. Tam yaşının kızı. Küçükken çok kokoştu ama ergenlikle birlikte sade, çok tatlı bir stili oldu. Şu an lise son sınıfta. Amerika'da genetik okumaya karar verdi. Biz de dört senedir, sertifika programlarını, yaz okullarını buna göre şekillendirdik. Tuvana'nın BYU Üniversitesi'nden erken kabulü geldi. Çok çaba sarfetti, çok çalıştı. Emeğinin karşılığını da aldı. Oğlumuz 10 yaşında, futbol oynuyor. İlk etapta eğitimleri çok önemli, başka bir şey yapmak istediklerinde arkalarında durur destekleriz. Kızımda çok şükür ilk adımı attık, oğlumda da aynısını yapmaya çalışacağım. Terbiyeli olsunlar, özgüvenli olsunlar, doğru ve dürüst olsunlar, boş insan olmasınlar diye çalışıyoruz.

KENDİ ÖZEL KARIŞIM PARFÜMÜMÜ MARKA YAPTIM

- Bir marka oldunuz. Son olarak adınıza bir parfüm çıkardınız.
- İnsanların tarzımı beğenmeleriyle markaların bana yakınlaşma süreci başladı. Markalardan teklifler gelince, tekstil, ayakkabı, mücevher... Hangisi olacağını akış belirledi.

- Parfüm iddialı bir çıkış. Nasıl karar verdiniz?
- Terazi burcuyum, kozmetik ürünlerini, parfümü seven bir yapım var. Piyasaya bir şey çıktığında, mutlaka gider, denerim. Yurtdışında özellikle 'ya yaptığım seyahatlerde, butik parfüm dükkanları vardır. Hatta kendi parfümünüzü formüle edebileceğiniz yerler var. Kendime karışımlar yaptırırdım. Bunları kullandığmda kokuyu alan herkes sorardı. Kozmetikle alakalı bir şey yapmaya karar verince, bunun parfüm olmasını doğru buldum. Karışımların, oranların hepsi yurtdışında yapıldı. Şişelerimin tasarımı Paris'ten. Demsa Group'la anlaştık, onlar güvendi markama. Harvey Nichols'larda, Brandium, La Fayette'de satılacak. Çok güveniyorum parfümüme. Baskın, feminen bir koku.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Aşk ve evlilik anlamında biz bir aile şirketiyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN