Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kozadan ipeğe 40 günlük yolculu

İpeği li bir prensesin çamaşır yıkarken keşfettiğini söylesek ne dersiniz? İşte bir kozayla başlayan ipeğin 40 gün süren serüveni

Giriş Tarihi: 11.11.2018
Kozadan ipeğe 40 günlük yolculu
Anlatılanlara göre; Çin'de yaşayan bir prenses çamaşırlarını yıkayabilmek için hizmetkarlarından büyük bir kazanda su kaynatmalarını ister. Hizmetkarların kaynattığı bu su bahçede bulunan bir dut ağacının tam altına denk gelmektedir. Sıcak sudan yükselen buharlar ağaçtaki beyaz kozaların bir bir kazana düşmesine neden olur. Bunu gören prenses kazanın içine düşen kozaları temizlemek ister ve ilk bulduğu dal parçasını eline alır. Dal parçasıyla kozaları çıkarmaya çalışırken suyun içinden bir sürü lif geldiğini görür. Prenses henüz neyle karşı karşıya olduğunun farkında değildir ama ipek tam da o an tüm insanlık tarihine girmiş olur. Çin'den İpek Yolu aracılığıyla tüm dünyaya yayılan ipek, Türklerin Anadolu'ya gelmesi üzerine Bursa'ya ulaşıyor. İpek birçok medeniyet tarafından üretilmeye çalışıldı. Ama bugün kime sorsanız Bursa ipeğini biliyor. 1800'lerde Bursa'da hız kazanan ipekçilik o günden bugüne kadar önemli bir iş kolu olarak devam etti. Fakat son 30 yıldan beri Bursa'da ipek üretilmiyordu. Ama Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa ipeğinin yeniden dünya vitrinine çıkarılması amacıyla koza yetiştiriciliği ve ipek halı dokumacılığının yaygınlaştırılması için önemli çalışmaları hayata geçirdi. Bunlardan en önemlisi Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi. Eskiden dokuma fabrikası olarak kullanılan bina restore edilerek Bursa'ya kazandırıldı.



MİNERALLİ TOPRAKLARDAN BESLENIYOR
Dünyada her bölgenin kendine özgü bir iklimi ve toprak yapısı var. İpeğin tutması da Bursa'nın kendine özgü yapısından kaynaklanıyor. Fitili ateşleyen ilk şey, çok bilinmese de bir yanardağ olan Uludağ'ın patlaması. Patlamadan sonra Uludağ'ın mineral püskürtmesi Bursa topraklarını beslemiş, zenginleştirmiş. İpekböceğinin hayat bulduğu dut ağaçları, tüm besin ihtiyacını bu mineralli topraklardan karşılamış. Bursa'nın zengin mineralli dut yapraklarıyla beslenen ipekböcekleri de hem hastalanmıyor hem de kaliteli iplik üretiyor. Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi sorumlusu Mehmet Ünal Bursa'nın ipekteki yerini şöyle açıklıyor; "Bursa şeftalisini ele alalım. Onu alıp başka yere diktiğiniz zaman ağaç yine gelişiyor ama aynı meyveyi veremiyor. İpekböceğini beslerken de durum aynı. İpeğin kalitesi böcek o ipi ilk kustuğu anda ortaya çıkar. Ondan sonra işin içine istediğiniz kadar teknoloji katın ilk kusması kadar kalite veremez. İlk lif ne kadar ince olursa kalite o kadar iyi olur." İpek Türkiye'de lüks tüketim maddesi olarak kullanılıyor. Öyle ki, lüks tüketim maddeleri devlet desteği istiyor ve o destek olmadan ayakta duramıyor. Bu nedenle 90'lı yıllarda fabrikaların kapanmasıyla üretim ciddi anlamda azaldı. Ama Bursa Büyükşehir Belediyesi ipek üretimini tekrar canlandırmak için canla başla çalışıyor. Eskiden harabe olan 5 bin 265 metrekarelik bir alanı ipek üretim merkezine dönüştüren belediye burada hem üretim yapıyor hem de ekipman ve eğitim desteği sağlıyor. Sanat ve mesleki kurslar aracılığıyla her yaştan insan ipek halı dokumacılığı öğreniyor.



BİR KOZADAN BİN 500 METRE İPEK
Bursa'da ipekböceklerini köyler yetiştiriyor. Tohumlar Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Kozabirlik) tarafından dağıtılıyor. Mayıs ve haziran ayları arasında dut yaprakları en büyük halini alıyor. Yaprakların üzerindeki tohumlar yeterli ısı, ışık ve nemi yakaladığında çatlıyor ve kurtlar dışarıya dağılıyor. Onlar için beslenme önemli. O yüzden en körpe yapraklar ince ince doğranıyor. Toplam 40 gün bakılan böcekler dördüncü uykusunda istifra ediyor. Bunu da başını sağa sola hareket ettirmesinden anlıyorsunuz. Size bir bakış atıyor: "Ben hazırım!" Başkalaşımının ardından bir ipekböceği koza başına tam bin 500 metre ip bırakıyor

İPEK HAYATIMIZIN HER NOKTASINDA
İpekböceğinin bir koza üzerinde ördüğü bin 500 metre ip aynı zamanda dünyanın en uzun elyafı olma özelliği taşıyor. Çelikten yedi kat güçlü olan ipek kurşun geçirmez özelliğe de sahip. Tarihte bu özelliği ilk olarak Cengiz Han keşfediyor. Öyle ki, günümüzde kurşun geçirmez yelekler ipekten üretiliyor. Biyolojik açıdan, ipek ve insan DNA'sı birbirine oldukça yakın. Hatta hemen hemen aynı. O yüzden bugün ipekten ameliyat iplikleri bile üretiliyor. Hatta tıpta kulak zarı, kalp kapakçığı ve yapay damar yapılabiliyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kozadan ipeğe 40 günlük yolculu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN