Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Alo duvardaki kan izlerini temizler misiniz?

, intihar, , hırsızlık gibi vakalarda polis olay yerini incelemeye gelir ve delilleri toplar. , ya sonra? Olay yerindeki kanları, vücut parçalarını, darp izlerini kim temizliyor? İşte bu sorunun peşine düştük. Karşımıza oldukça zor, cesaret isteyen bir iş kolu çıktı: Olay yeri temizliği...

Giriş Tarihi: 24.11.2019
Alo duvardaki kan izlerini temizler misiniz?
Genç kadın babasından üç gündür haber alamıyordu. Komşularının babasının yaşadığı daireden ağır kokuların geldiğini söylemeleri ile evden telaşla çıktı. Koşar adım merdivenleri tırmandı. Kapıyı açar açmaz hayatının travmasını yaşadı. Babası koltukta hareketsiz bir halde yatıyordu. Kolundan akan kanlar yeri kan gölüne çevirmişti. Koltuğu saran kurtçuklar ve kan kokusu dayanılamayacak bir manzara oluşturuyordu. Saniyeler sonra hıçkırıklara boğularak kapıdan hızlıca çıktı. Merdiven boşluğuna yığıldı. Komşuları hemen polisi aradı. Olay yerine gelen ekip herkesi dışarı çıkardı. Kırmızı beyaz şeridi çekerek tüm delilleri toplamaya başladı. İlk bakışta bir intihar vakası gibi görünüyordu. Bileğini kesmiş ve ölümü beklemişti maktul. Oysa orta sehpadaki alkol şişeleri gelişi güzel dağılmıştı. Evin yedek anahtarı ortada yoktu. Genç kız, "Babam asla alkol kullanmazdı" diye bağırıyordu. Hatta geçen hafta kendine yeni bir motosiklet almıştı. İntihar edecek biri neden motosikletle yapacağı seyahatlerin hayalini kurardı ki? Genç kızın kafasından sorular geçip duruyordu. Üstelik babasının üç gün önce öldüğünü söylüyordu polisler. Genç kız komşularının yardımı ile hastaneye kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekibi tüm delilleri topladı ve kırmızı şeritleri çıkarıp olay yerini terk ettiklerinde saat gece yarısını bulmuştu. Günler sonra kendini toplar toplamaz babasının evine koştu genç kız. Kan lekeleri yerli yerindeydi. Koku hâlâ hissediliyordu. Etrafta böcekler geziniyordu. Dayanamayarak dışarı çıktı ve "Bu evi nasıl temizleyeceğim?" diye kendine sormaya başladı. Sahi, olay yerini olay yeri ekipleri temizlemiyor muydu? Hayır, temizlemiyormuş. Peki, kim temizleyecekti? İşte biz de bu sorunun cevabını merak ettik ve olay yerlerini polis ekipleri temizlemiyorsa kimin temizlediğinin peşine düştük. Emniyetin cevabı netti, "Biz temizlemiyoruz ama bu işi yapan şirketler var." İşte bu son cümle ile o şirketleri aramaya başladık. İnternette yaptığımız araştırma bizi Bağcı Grup Temizlik Şirketi'ne yönlendirdi. Şirketin yönetim kurulu başkanı Cüneyt Bağcı'ya ulaştık. Cüneyt Bağcı'ya önce hayretle böyle bir iş yapmanın nereden aklına geldiğini sorduk. "Daha önce de adliyelerin temizlik işlerini yaptığımız için böyle bir iş kolu olabileceğini fark ettik. Önce bir müşterimiz aradı. 'Bir vaka var. Yerlerde kan var. Bunu temizleyebilir misiniz?' diye sordu. Bir sitede intihar vakası olmuştu. Kişi kendini üst kattan atarak intihar etmişti. Ortak mahalde kan izleri vardı ve temizlenmesi gerekiyordu. Bu vaka ile başladık ve sonrasında neden olmasın, bu işi yapabiliriz diye düşündük. Sosyal medya ekibimizle görüşüp iş kolunun arama hacmi var mı diye baktırdık. Çok düşüktü. Şu an yok ama ilerde olabilir diye düşünerek işe başladık. Zaman geçtikçe daha fazla aranmaya başladık. Şu an ayda dört olay yeri temizliğine gidiyoruz." Peki, arayan herkese "Tamam gelip temizleriz" mi deniliyor yoksa bunun bir prosedürü var mı? Bağcı: "Tabii hemen arayan herkese 'Tamam geliyoruz' demiyoruz. Bunun yasal bir süreci var. Polis tutanaklarını ve adli tıp raporlarını görmemiz gerekiyor. Arayan kişiye bu evrakların olup olmadığını soruyoruz. Delil karartmak için bile arayanlar olabilir. Biz kurumsal bir şirketiz ve asla evraksız işe gitmiyoruz. Polis karakoluna da gidip tutanaklara bakıyoruz. Ancak ondan sonra olay yeri temizliğine başlayabiliyoruz. 'Bir vaka oldu, duvarda kan ve et parçaları var, gelin temizleyin' diyenler oluyor. Fotoğraf atın diyoruz, 'Fotoğraf atacak durumda değiliz' diyorlar. Belgeleri sorduğumuzda 'Tabii var' diyorlar ve bir daha aramıyorlar. Çünkü evrak yok. Gerçek mi yalan mı bilemediğimiz için polisi de arayamıyoruz."

KOLTUKLARI KESİYORUZ
Gelen aramanın delil karartmak için olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz diye soruyorum: "Böyle bir vaka olduğunda bir süre sonra mutlaka çevredekilerin haberi oluyor. Mesela bize gelen en son vaka şöyleydi: 50 yaşlarında bir beyefendi ailesinden ayrı tek yaşıyor. Önce alkol almış, sonrasında koltukta yatar şekilde bileğini kesmiş. Ölmüş ve üç gün boyunca orada kalmış. Kokudan dolayı komşular kızını aramışlar ve kızı geldiğinde babasını ölü ve etrafı böcekler sarmış bir şekilde buluyor. Polis ve adli tıp geliyor. Yedek anahtarı bulamayınca intihar mı cinayet mi diye şüpheleniyor polisler. Eski ortağından şüphelendiler. Araştırma devam ediyor tabii hâlâ. Kızı bir süre sonra bizi aradı ve olay yerini temizlememizi istedi. Böceklendiği ve ağır bir koku sardığı için 'Her şeyi atın' dedi bize. Ancak biz yine de her şeyi hemen atmıyoruz. Çünkü çek senet, altın pek çok şey çıkabiliyor. O psikoloji ile bunlar ailelerin aklına gelmiyor. Defin işlemleri ile uğraşıyorlar. Bu yüzden biz dolapların, halıların altına, çekmecelere bakalım diyoruz. Hatta koltukları kesiyoruz. Çünkü koltuk minderlerinin içine bile para, altın ya da evrak saklayabiliyorlar. Çıktığı da oldu. Bu sorumluluğu biz almak istemediğimiz için başımızda mutlaka birinin durmasını istiyoruz. Aile üyelerinin psikolojisi buna elvermiyorsa, güvendikleri birini gönderebiliyorlar. Koltuk aralarından altın, çekmece boşluklarından para çıktığı oldu. Yaşlı insanlar özellikle hırsızları düşünerek akla gelmeyecek yerlere saklamaya çalışıyorlar değerli eşyalarını. Çoğu aile de zarar görmemiş eşyaları ihtiyaç sahiplerine bağışlamamızı isteyebiliyor. Belediyeye de verdiğimiz oluyor."

ÖZEL ÜRÜNLER
Evde kullandığımız temizlik ürünleriyle yapılmaz bu iş. Bağcı özel ve tek kullanımlık ürünlerle temizlik yaptıklarını anlatıyor: "Buhar, dezenfektan ve vakum makineleri kullanıyoruz. Her şey tek kullanımlık. Çünkü AIDS, hepatit gibi bulaşıcı hastalıklar olabilir. Ekibimiz özel kıyafetler giyiyorlar. Temizlik için kullanılan ürünler de özel oluyor. Eğer kan uzun süre kaldıysa ve ahşap zemindeyse bu ahşapların sökülmesi gerekiyor. Çünkü koku yapıyor." Olay yeri temizliği yapmak kolay bir iş değil. Personelin psikolojisi bozuluyordur dediğimde Bağcı tebessüm ediyor: "Personel alışıyor. Sadece bir vaka oldu. Bir kadın çalışanımız her şeyden korkmaya başladı. 'Beni mutfakta bile yalnız bırakmayın' diyordu. İzin verdik. Toparlanıp geri döndü."

EKİP SAYISI DEĞİŞİYOR
"Olay yerine genelde 5 kişilik bir ekip gönderiyoruz. Tabii sayı değişebiliyor. Vaka mutfakta mı, oturma odasında mı yoksa bir sitenin ortak alanında mı meydana geldi? Bu da sayıyı artırabiliyor. Bazen tüm eşyaları atmamı istiyorlar. Taşıma için kişi sayısını artırmamız gerekiyor."

ÖNCEDEN KADINA ŞİDDET DAHA FAZLAYDI
Cüneyt Bağcı darp vakalarından sonra da temizlik için arandıklarını söylüyor: "Önceleri darp yaşanmış alanların temizliği çok geliyordu. Özellikle kadına yönelik şiddet vakaları oluyordu bunlar. Bir talep gelmişti bize: Eşler kavga ediyor. Kocası karısını dar ediyor. Halılar, duvarlar, koltuklar da kan izleri vardı. Kadın evi terk etmişti. Mahkemeleri devam ediyordu. Kadın önce fotoğrafladı sonra da bizden temizlememizi istedi. Gerçekten çok acı bir manzaraydı. Ama devletin kadına yönelik şiddete karşı aldığı önlemler işe yaradı. Son yıllarda bu konuyla ilgili arama almadık hiç."

FİYATI NEDİR?
Olay yeri temizliğinde özel makineler ve tek kullanımlık ürünler kullanılıyor. Kalabalık da bir ekip çalışıyor. Maliyeti de yüksek olmalı, nedir bu temizliklerin fiyatı diye soruyorum Bağcı'ya: "Minimum bin liradan başlıyor olay yeri temizliği ve 5 bin liraya kadar yükselebiliyor. Çöp evlerin temizliği ise 3 bin liradan başlıyor, 8 bin liraya kadar yükseliyor."

AYDA EN AZ 10 ÇÖP EV TEMİZLİYORUZ
Bağcı cinayet, intihar ve darp olaylarının yanı sıra yangın, hırsızlık, su baskınları, çöp evler gibi pek çok alanda da temizlik yaptıklarını anlatıyor: "En son Çapa'da söz ve şarkı yazarı olan bir beyefendinin evine gittik. Durumu çok iyi. Ama ne varsa her şeyi evine toplamış. Yiyip içtiklerini gıdaların kutularını atmayıp biriktirmiş. Böyle çöp ev temizliğine çok sık gidiyoruz, ayda en az 10 kez diyebilirim. Genelde yalnız yaşayan yaşlı insanlar oluyor. Çoğu da varlıklı ve iyi eğitimli. Ülkemizde bir yalnızlık sorunu var. Zaten evini çöp haline getirenler 'gelin temizleyin' diye aramıyor. Ekonomik durumları iyiyse akrabaları değilse, komşuları arıyor. Artık koku tüm mahalleyi rahatsız etmeye başlamış oluyor. Hatta temizliğin ücretini bile mahalleli ödüyor. İçeri girdiğimizde ağır bir koku oluyor. Mutfak dolaplarına kadar her şeyi atıyoruz. Temizledikten sonra hiçbiri sevinmiyor. Zorlarına gidiyor. O çöplere çok değer veriyorlar. Kullanılabilecek hiçbir şey yok aslında. Ama atılmasını kesinlikle istemiyorlar. Direndikleri oluyor. Hırsızlık olaylarında falan olay yeri inceleme parmak izlerini bulmak için siyah bir toz döküyor. Onu temizlemek gerekiyor. Onun dışında dağıtılan ortam temizleniyor."

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Alo duvardaki kan izlerini temizler misiniz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN