Türkiye'nin en iyi haber sitesi
TİMUR SIRT

Ekran dolusu aile saadeti

Akşam eve geldik; annemiz TV’de dizi, babamız Tivibu’da futbol, oğlumuz YouTube’un, kızımız Instagram’ın karşısına oturdu. Artık ailenin her bireyi için farklı bir ekran açılıyor. Şimdi derin bir nefes alın ve en son geçirdiğiniz telefonsuz gününüzü hatırlayın

Haftada altı gün gönülsüz çalışıp akşam eve yorgun argın gelen anne-baba ile derslerde ve sınavlarda savrulan çocuklar artık her şeyi akşamları ailece buluştukları ekranların altına süpürüyor. Anne dizisini asla kaçırmıyor, baba Türk Telekom Tivibu servisinde futbol maçında kendinden geçiyor, çocuklar da YouTube ve Instagram fenomenlerinden gelen bildirimlere saldırıyor.
Aslında anne babalar paçayı erken yaşta kaptırıyor. Çocuk daha mama yerken YouTube ekranına kilitleniyor. Aileler marifetmiş gibi "Bizim çocuk daha bir yaşında iPhone ekranını açıp kapamayı öğrendi" diye boş boş övünüyor. Ağlanacak haline güldüğünün farkına varamayan aileler bilse ki, o cihazları geliştiren anlı şanlı teknoloji devlerinin sahipleri çocuklarının elektriği bile olmayan okullarda eğitim almasını istiyor.

EN ÇOK İZLENME SAATİ
Hava kirliliği, trafik ve çevre gürültüsünde yarışan bir şehirde eve ulaşmayı başaran anne babaları, evde kusursuz bir düzen beklemiyor. Henüz telefon sahibi olmasına izin verilmeyen çocuklar, anne babasının eve gelmesini beklediği için telefon veya tabletler çocuğun egemenliğine geçiyor. İşte televizyondaki izlenme saati gibi fenomenler de yeni videolarını akşam yüklüyor ve bildirimler tablet ve bilgisayar ekranlarına düşmeye başlayınca o çocuğu durdurabilene aşk olsun. Hazır televizyonda annemizin en çok sevdiği dizisi başlamış, babamızın tuttuğu takımın da ölüm kalım maçı varmış. Bu kadar mazeret keçileri padişah yapmaya yeter!
Sıradanlığın tutsak saatleri başlasın. En son bir kitaba ne zaman teslim oldunuz ki, çocuğunuzdan bekliyorsunuz? Fenomenlerin her gün dikkat çekecek konuları bulmak için yaptığı prodüksiyon maliyetini belgesel tutkunu Türk halkının gözünü ayırmadığı İZ TV bile bir ayda harcayamaz.

TELEFONSUZ GÜNÜNÜZÜ HATIRLAYIN
Bu sözleri ihtiyarlamaya başlayan teknoloji yazarının hezeyanları diye okuyabilirsiniz. Ancak kendinize şu soruları sormadan karar vermeyin. En son telefonsuz geçirdiğiniz bir günü hatırlayın. Sadece sevdiklerinizle birlikte geçirdiğiniz zamanı düşünün. Bu zamanın ne kadarında birlikte olduğunuzu, ne kadarında başkalarıyla paylaşacağınız Instagram kareleri için uğraştığınızı düşünün.
Yani baş başa zaman geçirmek için çıktığınız tatilde fotoğraf, video veya hikayeler için zaman harcadığınızı düşünün. Peki sadece belleğinize kaydettiğiniz şeyler nerede? Rüya görmeyeli, hayal kurmayalı, âşık olmayalı uzun zaman oldu mu? O işin gerçeğini hiç sormayın. Sanal gerçeklik konusunu açarsak susmakta zorlanacağız.

***

Alıp başını gitme hakkı istiyorum

Sizin de aklınıza paylaştığınız tüm fotoğraf ve videoları indirmek gelmiyor mu? Her sosyal paylaşım ağı uygulamalarının standart olarak bu hakkı vermesi şart. Yani hesabı kapatıp alıp başını gitmek isteyene çıkış şansı sunması şart. Üstelik bu konuda işi yokuşa sürecek uygulamalardan uzak durulması için regülasyon kararları alınmalı. Nasıl istediğimde, operatörden alıp başımı gidiyorsam, Facebook ve Instagram gibi paylaşım ağlarından içeriği indirip depolama şansı sunulmalı.

***

Facebook skandalı ailenizi nasıl etkiler?

Belki gazete sayfalarında, televizyonda dünya haberlerinde, Whatsapp mesajlarında, Facebook ya da Twitter paylaşımlarında gözünüze çarpmıştır. Facebook'ta milyonlarca kullanıcının mahrem kalması gereken verilerinin şirketlere, siyasi partilere pazarlandığı ortaya çıktı. 55 milyon kullanıcı verileriyle başlayan skandalın, önce 87 milyona, sonra iki milyar kullanıcıya erişmiş olabileceği gündeme geldi. Skandala sebep olan İngiliz Cambridge Analytica şirketinin verileri ele geçirmek için kullandığı anketi Türkiye'den sadece 223 kişinin indirdiğini yazmıştık. Öğrendik ki, Türkiye'den yaklaşık 45 milyon hesabın bilgileri sorumsuz insanların eline geçmiş.
Şirketin kurucusu Mark Zuckerberg'in hâlâ Harvard mezunu ergen misali Kongre'de Senatörlere karşı savunması yatırımcılarını daha üzmüş olmalı. Bir gün sonra ifade verdiği ABD Temsilciler Meclisi'nde kısmen daha ciddi, daha bilgili ve sorumlu görüntü çizmeye çalıştı. Değeri 100 milyar dolara ulaşmış şirketin ergen çocuğun oyuncağı olduğunu gören yatırımcıların acı acı gülümsediği kesin.

AİLENİN KRİZ TOPLANTISI
Peki Türkiye'de sorumlu anne babalar bu haberler karşısında bir tedbir almalı mı? Ailenizdeki her bireyin inancı, siyasi eğilimleri ile alışkanlıklarının manipülasyon amacıyla kullanılabileceğini unutmayın. Çocuklarınıza ekranda gördüklerini sorgulamadan önce mutlaka nasıl doğrulatacağını birlikte öğrenin. Aklına, vicdanına dokunmadan online ortamda hukukun geçerli olduğunu mutlaka hatırlatın. Eğer önlem almazsanız yarın çok geç olabilir!
Aileler uzun süre beklemeden karar vermeli. Ailenizin kriz toplantısını yapın ve sosyal medya paylaşım kültürü konusunda kararınızı verin. Hesabınızı kapatma kararı veriyorsanız, aralık bırakmayın. Kararlı davranmanız çocuklarınızı da etkileyecek. Ailenizdeki her bireyin arkadaşlarının iletişim kanalı, mesaj, fotoğraf ve video arşivleri konusunda hareket planı belirleyin. Konum bilgisi, telefon numarası, fotoğraf ve video paylaşımı konusunda en başta anne babaların uygulayacağı kuralları belirleyin. 13 yaşından küçüklerin kullanmaması gerektiği her platformda belirtilirken, çoğunluğun hatasına siz de sığınmayın.

***

Dünyanın en hareketli bölgesinde siber savaş

Yıllar önce Arap Baharı diye kuzu postuyla önümüze konulan haberler öncesinde ABD Ulusal Güvenlik Dairesi'ne rapor hazırlayan güvenlik şirketinde uzman olarak görev yapan yetkiliyle siber güvenlik konusunda konuşmuştum. Uzman, Mısır'daki bir genç bir bilgisayar korsanını nasıl ikna ettiğini anlatıyordu. Ortadoğu'daki insanların ekranda gördüğü her şeye hemen inandığını söylüyordu.
Yıllar sonra İstanbul'da güvenlik zirvesi düzenleyen Rus Siber Güvenlik Şirketi Kaspersky Lab, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) için yıllık Cyber Security Weekend etkinliği düzenledi. Tüm dünyada tehdit alanının gelişimini keşfetmek için yapılan etkinlikte, şirketlerin hayatta kalabilmek için nasıl yaklaşımlar sergilemesi gerektiği ele alındı. Kaspersky Lab'in Global Araştırma ve Analiz Ekibi'nden GReAT uzmanları ile diğer uzmanlar, nesnelerin interneti için güvenlik, blockchain teknolojisi ve hedefli saldırılardaki artışın yanı sıra sağlık altyapısına yönelik tehditler gibi konularda görüş bildirdiler. Etkinlikte Kaspersky Security Network'ün 2018'in ilk çeyreğine ilişkin istatistikleri paylaşıldı. Yerel tehditlerden etkilenmede (USB, CD ve DVD'lerle yerel ağlarda yayılan zararlı yazılımlar) artış görülen verilerde, kullanıcı sayısının yüzde 61.8'i ile etkilenen Kenya ilk sırayı aldı. Onu yüzde 56.8 ile Nijerya, yüzde 50.8 ile Umman, yüzde 55.6'la Mısır ve Lübnan takip etti. Türkiye ise yüzde 46.2 ile en düşük orana sahip oldu.
Aynı istatistiklerde, internet kaynaklı tehditlerde de artış gözlendi. Suudi Arabistan'da kullanıcıların yüzde 30.2'si zararlı yazılımlardan etkilenirken, yüzde 28.8'le Mısır ve Umman ikinciliği paylaştı. Sonrasında Birleşik Arap Emirlikleri (yüzde 27.4) yer aldı. META bölgesinde saldırılardan etkilenen kullanıcı sayısı ise Güney Afrika'da da yüzde 48.8 yerel, yüzde 19.6 internet kaynaklı tehditler görüldüğü açıklandı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA