Multiple skleroz (MS), sıklıkla 20-50 yaş arasındaki genç yetişkinleri etkileyen merkezi sinir sistemi üzerinde dönüşü olmayan nörolojik hasara neden olan en yaygın kronik inflamatuvar hastalıktır.
Normalde bağışıklık sistemi vücudu korurken kendi hücrelerini tanır. Ancak bilinmeyen bir nedenden dolayı sistem bozulduğunda bağışıklık sistemi kendi hücrelerine, özellikle de sinir iletimini sağlayan beyin ve omurilikteki hücrelere karşı saldırı düzenler.
Otoimmün bir hastalık olan MS'in de kesin nedeni bilinmemekle birlikte, sinirleri koruyan miyelin kılıflara karşı antikor üretimi sonucunda MS hastalığının geliştiği düşünülmektedir. Vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturarak miyelin kılıflarına saldırdığında 'plak' adı verilen hasarlı bölgeler oluşur ve sinir hücrelerinin tahribiyle sonuçlanır.
Bunun sonucunda yürüme, konuşma, görme gibi eylemlerde bozulmalar olabilir, bunlara MS atakları denir. Hastalığın semptomları hafif, orta veya ağır şiddette seyredebilir. Sık görülen semptomlar yorgunluk, görme bozuklukları, yürüyüş bozuklukları, kas güçsüzlüğü, kas spazmları, mesane ve bağırsak problemleridir. Kadınlarda erkeklerden 2,5 kat daha fazla görülmesine rağmen semptomatik olarak erkekleri daha çok etkilediğine dair çalışmalar bulunmaktadır.
Türk Nöroloji Derneği, tanı koyarken BOS analizi ve MRG'ye ek olarak hemogram, sedimentasyon, C-reaktif protein (CRP), plazma glukoz düzeyi, karaciğer, böbrek ve tiroid fonksiyon testleri, D vitamini, folik asit, B12 vitamini düzeylerini de dikkate almaktadır.
YETERSİZ BESLENME RİSKLİ
Yetersiz beslenme, MS'li hastalarda bağışıklık sisteminin bozulmasına yol açabilir. Bu da zihinsel fonksiyonu, kas gücünü etkiler ve belirli besin öğesi eksiklikleri riskini arttırır ve bu MS'in klinik belirtilerinin artmasına neden olabilir.
Hastalık ilerledikçe, beyin sinirlerinin hasarı sonrası yutma güçlüğü gibi oral alımı daha da bozan nörolojik durumlar ortaya çıkabilir.
B12 VE D VİTAMİNİ ÖNEMLİ
B12 vitamini beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini koruyan protein ve yağ içerikli miyelin yapısının korunmasında görev alır, ayrıca bağışıklık sistemini düzenleyici bir etkisi de vardır.
B12 vitamini eksikliği, bozulmuş miyelin yapımına yol açabilir. Eksikliğinde hematolojik ve nörolojik belirtilerin görüldüğü B12 vitamininin MS ile ilişkisi konusunda yapılan çalışmalarda, vitamin B12 düzeylerinin azalmasının MS yatkınlığını artırabileceğini ve hastalığının aktivitesini değiştirebileceğini belirtilmektedir.
Kandaki B12 vitamini seviyesi düşük olan MS hastalarının normal seviyede olanlara göre özürlülük skoru daha yüksek, dış uyaranlara karşı verdikleri yanıtlar gecikmiştir.
Bununla birlikte ketojenik diyet, Swank diyeti, Paleo diyeti gibi farklı diyet modellerinin MS'de ölüm, yaşam kalitesi ve yorgunluk düzeyi üzerinde yararlı etkilerinin bulunduğu bildirilmektedir.
KETOJENİK DİYET: Yüksek yağlı, düşük proteinli ve düşük karbonhidratlı bir diyet olan ketojenik diyetin hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı, beyin hacminin küçülmesini engellediği, hareket bozukluklarını iyileştirdiği görülmüştür.
Ayrıca hastaların yorgunluk ve depresyon düzeylerinde de iyileşmeye yol açıyor. Üç ay boyunca uygulanan ketojenik diyetin insülin direncini ve çeşitli serum inflamatuvar belirteçleri azalttığı saptanmıştır.
Swank diyetinde tüm meyve ve sebzelere izin verilmektedir ve miktarları sınırlandırılmamıştır. Diyette günde en az iki porsiyon meyve ve sebze tüketilmesi önerilir.
Ancak bu diyetin MS hastaları üzerinde yararlı etkilerinin netlik kazanması için daha büyük örneklemde daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır.