Uzmanlardan uyarısı

Isparta Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Uzun, nun () doğumdan ileri yaşlara kadar herkes için risk taşıyan bir hastalık olduğunu söyledi.

Giriş Tarihi: 12.6.2013 17:11 Güncelleme Tarihi: 12.6.2013 17:22
Hastalığın sanıldığı gibi sadece ileriki yaşlarda değil, yeni doğan bebeklerde bile görülebildiğini belirten Isparta Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Uzun, bebeklerde teşhisinin muayene ile anlaşılabildiğini, bebeklerde ve çocuklarda gözde sulanma, gözde beyazlık belirtilerinin ortaya çıkması durumunda mutlaka göz hekimine başvurulması gerektiğini iletti.

SİNSİ HASTALIK

Göz tansiyonunun veya karasu hastalığının genellikle göz içi basıncının artışı sonucunda optik sinirin (göz siniri) harap olması hastalığı olduğunu belirten Uzun, hastalığın erken dönemlerinde görme alanında daralma ile giden ancak ileri dönemlerde tam körlüğe yol açabilen bir hastalık olduğunu iletti.

Göz tansiyonunun önlenebilir körlüklerin önemli bir sebebi olduğunu ileten Uzun, ' sinsi bir hastalıktır ve hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Hasta görme fonksiyonu önemli ölçüde azaldığında yani iş işten geçtiğinde hastalığın farkına varabilir. Hastalığın olmazsa olmazı görme sinir harabiyetidir ve göz tansiyonu normal sınırlarda olan hastalarda da glokom hastalığı gelişebilir' dedi.

MİYOP HASTALARDA RİSK DAHA FAZLA

Ailede ve akrabalarda glokom olmasının hastalık riskini artırıcı bir faktör olduğunu belirten Uzun, şunları söyledi:

"Ciddi göz yaralanmaları ve göze künt travmalarda glokom oluşturabilir. Kalın camlı gözlük kullanan yüksek dereceli miyop hastalarda da glokom riski artmıştır. Yine uzun süre kortizon kullanan hastalarda (damla, tablet, damar içi uygulamalar) glokom açısından yüksek risk altındadır. Glokom göz içinde salgılanan göz içi sıvısının fazla salgılanması veya yeteri kadar gözden boşaltılamaması sebebiyle göz içi basıncının artması ve buna bağlı olarak göz sinirinin harabiyetiyle seyreder. Genellikle hiçbir belirti vermezken bazı nadir hastalarda sabahları daha belirgin olan gözde dolgunluk hissi veren ağrı, zaman zaman bulanık görme ve ışıkların etrafında haleler görme ve kapalı açılı glokom denilen bir çeşit hastada gözde yoğun kızarıklık, ileri derecede bulanık görme ve şiddetli göz ağrısı olabilir. Ailesinde glokom öyküsü olanlar, akrabalarında sebebi bilinmeyen körlük olanlar, yüksek miyop hastalar, uzun süreli kortizon tedavisi alan hastalar, göz yaralanması geçiren hastalar, uzun süreli ve şiddetli kansızlığı olan hastalarda glokom riski artmıştır ve bu hastaların düzenli göz muayenesi yaptırarak erken teşhis konulması ile önemli görme kaybı önlenebilir.'

DAMLANIZI UNUTMAYIN

Uzun, genellikle ileri yaşlarda sıklıkla görülen hastalık riski nedeniyle 40 yaşından sonra mutlaka rutin göz kontrolünde hastalık belirtisi olup olmadığına bakılması gerektiğini belirtti. Uzun, kesin tedavi için düzenli ilaç kullanımının ve hekimin tavsiyelerine uyulmasının önemini vurguladı. Uzun, damla kullanan hastaların iki eli kanda olsa bile saati saatine damlayı kullanması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

'Glokom tedavisinde 3 yol vardır. Bunlar ilaçla tedavi, lazer tedavisi ve cerrahi tedavidir. Bu tedavilerden ilk etapta ilaç veya lazer tedavisi düşünülmektedir. Çok ileri evrede olan hastalarda, ilaç ve lazer tedavisine yeterli cevap alınamayan hastalarda cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Glokom tedavisinde kullanılan ilaçlar oldukça etkili olmalarının yanında uzun süreli ve her gün düzenli kullanım gerektirdiği için zaman zaman yan etkiler görülebilmektedir. Glokom tedavisinde kullanılan damlalar mutlaka düzenli ve uzun süreli kullanılmalıdır. Düzensiz tedavi hastalığın ilerlemesini önlememektedir. İlaçlarını düzenli kullanamayan, yan etki görülen veya yeterli göz içi basıncı düşüşü sağlanamayan hastalarda lazer tedavisi ile göz içi basıncı düşürülmesi de diğer bir tedavi seçeneği olabildiği gibi ilk tanı sırasında başlangıç tedavisi olarak kullanılabilmekte ve ilaç tedavisini bir süre erteleyebilmektedir. Hastanemizde de rutin göz muayenesi, görme alanı, optik sinir renkli fotoğrafı gibi yöntemlerle glokom tanısı konulabilmekte ve gerek ilaçla gerekse lazer tedavileri başarıyla uygulanmaktadır'

DÜZENLİ MUAYENE YAPTIRIN

Göz tansiyonu açısından yüksek risk altında olan hastaların mutlaka belirli periyotlarla göz muayenesi olmaları gerektiğini kaydeden Uzun, 'Eğer glokom tanısı konulduysa daha sık kontrollere gelinmesi ve ilaçla tedavi başlandıysa ilaçların mutlaka hergün aynı saatlerde ve düzenli kullanılması gerekmektedir. Bu sayede ileride gelişebilecek görme kayıpları önlenebilecektir' dedi.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Uzmanlardan göz tansiyonu uyarısı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN