Mutluluğun ve aşkın tadı

Lezzetli bir yemeği sonlandırmak, kahve keyfini katmerlendirmek ya da pastaları taçlandırmak çikolatanın o zor dayanılan cazibesineboyun eğmek için bahane değil midir? Yazar Isabel Allende’nin dediği gibi “Hangi kadın bir kutu çikolatanın karşısında yelkenleri suya indirmez?” Şimdilerde sütlüsünden, bitterine, beyazından, bademlisine kadar çeşit çeşit olan çikolataya dayanmak, her zamankinden zor. Çikolatayla damaklarımız ve ruhumuzu şenlendirme öyküsü nasıl başladı acaba? Mutluluğun ve aşkın tadı
Giriş Tarihi: 12.02.2020 10:50 Güncelleme Tarihi: 12.02.2020 10:55

MUTLULUĞUN VE AŞKIN TADI

Meksikalı güzel Amerika kıtasında başlıyor bu öykü. Amerika'nın keşfi, o topraklardaki bitkilerin ve halkların kültürünün de keşfedilmesiydi. Çikolatanın ana malzemesi olan kakaonun anavatanı Meksika'nın Yucatan Yarımadası. Bu bölgede yaşayan halklardan Olmekler, daha İÖ. 1500 civarında kakao tüketiyorlardı. Daha sonra Mayalar da kakawa dedikleri kakaoyu tüketmişler. İspanyollar, Yeni Dünya'yı kolonileri haline getirip çikolatayı 'keşfettiklerindeyse' çikolata, Aztekler'in yaygın bir içeceğiydi. Evet evet, içecekti; çünkü Aztekler çikolatayı günümüzdeki gibi yemiyorlar, içiyorlardı. Bu içeceğin günümüze uyarlanmış hali olan sıcak çikolata, soğuk günlerin en nın soylular arasında yaygınlaşması 16. yüzyıl sonunu buldu. İspanyol aristokrat hanımlar, öğleden sonra yediklerinin yanında çikolata yudumluyorlardı artık. Kilise ise çikolataya 1662'ye kadar direndi. Kilisenin çikolata tüketimine izin vermesinden sonra "bu kara içecek"

AVRUPA'DA YAYGINLAŞMAYA BAŞLADI.

Çikolatadaki en önemli gelişme, onun bir yiyecek haline dönüştürülmesidir. 19. yüzyılın başlarında kakao taneciğinin bileşenlerinden olan kakao tozunun ve kakao yağının birbirinden ayrılması bir dönüm noktası oldu. Bu sayede çikolata katı halde üretilebildi, kalıplara dökülerek şekillendirilebildi, satışı kolaylaştı. Bu gelişmeden sonra çikolata artık yalnızca bir içecek değildi; hatta bir içecekten çok tabletler halinde tüketilen katı bir yiyecekti. Katı haldeki çikolata, özellikle çocuklar tarafından çok sevildi. Mutluluk ve çikolata Çikolata, içerdiği kafein ve teobromin maddeleri nedeniyle antidepresan ve antistres etkisi göstererek insanı rahatlatır. Çikolatanın salgılanmasını tetiklediği serotonin ise, morali yükselten, mutluluk veren bir hormon. Başka bir şekilde söylersek çikolata mutluluğun yiyeceği!

İyi çikolata, ağızda erirken bir ağırlık hissi değil, pamuk gibi, bulut gibi hafiflik çağrıştıran bir his bırakır, mutluğun ve aşkın verdiği hafiflik, ayağın yerden kesilme hissi!

Bu hissin oluşmasını sağlayansa çikolatanın içindeki kakao yağının miktarıdır. Çikolatayı gerçekten lüks bir lezzet yapan, kakao yağıdır. Gelelim beyaz çikolataya... Beyaz çikolata, kakao tozundan ayrıştırılmış kakao yağının süt, şeker ve çeşitli lezzetvericilerle karıştırılmasıyla elde edilen ürün; kakao içermediği için rengi beyazdır. Beyaz çikolatayı sevenlerine bırakıp ben tercihimi bitter çikolatadan yana kullanıyorum.

SİZİN TERCİHİNİZ HANGİ TÜR ÇİKOLATA?

Tercihiniz ne olursa olsun çikolata, lezzetle gelen mutluluk sayesinde hayatın tadını arttırma bahanelerinden yalnızca biri. Çikolatalarınız çeşitli, mutluluğunuz katmerli, aşkınız daim olsun. ısıtıcı içeceklerindendir. Kakao bitkisinin (Theobroma cacao) meyvesi, 25-35 adet tanecik içeren bir meyve. Amerika kıtasının yerlileri, bu tanecikleri ezip içine başka malzemeler karıştırarak içtikleri çikolatayı başka bir ifadeyle sıcak kakaoyu yapıyorlardı. Karıştırılan malzemeler arasında acı biber tozu, mısır unu ya da çeşitli meyve parçacıklarını sayabiliriz. Çeşitli şekillerde hazırlanan karışıma su katılarak yapılan bu içecek, ilaç hatta bir afrodizyak kabul ediliyor, aşkla ilişkilendiriliyordu. Maya ve Aztek kültüründe çeşitli ritüellerde kullanılıyordu. Joanne Harris'in, Çikolata adlı nefis kitabının baş kahramanı Vianne Rocher, bir köyde açtığı çikolata dükkânının imâlathanesinde türlü güzel koku içinde çalışırken kendisini "Azteklerin gizli törenlerinde" gibi hisseder.

PEKİ; AMA "ÇİKOLATA" SÖZCÜĞÜ NEREDEN ÇIKTI?

Kakao varken neden çikolata sözcüğüne gerek duyuldu? İlk kez 16. Yüzyılda İspanyollar tarafından kullanılmış "çikolata" sözcüğü. Çikolata, Maya dilinde sıcak anlamına gelen chocol ile Nahuatl dilinde su anlamındaki atl sözcüklerinden esinlenerek yapılmış İspanyolca bileşik bir ad. Uzmanlar, cacao sözcüğünün Fransızca'da çocuk dilinde dışkı, pislik, çer çöp anlamına gelen caca sözcüğüne ses bakımından çok yakın olmasının, chocolatte sözcüğünün üretilmesinde büyük rolü olduğunu düşünüyorlar.

ŞEKERLE ÇİKOLATANIN BULUŞMASI

İspanyollar, Azteklerin kakaolu içeceğini çok baharatlı buldular ve ilk başta pek rağbet etmediler. Ancak, günün birinde birisi bu acı içeceğe şeker koymayı düşününce işler değişti. Bazı tarihçilere göre, çikolatanın yaygınlaşması açısından olduğu kadar, şekerin geleceği açısından da çok önemli olan bu keşif Meksika'da yaşayan ve çikolatayı daha rahat içimli bir içecek yapmak amacıyla şeker kullanan rahibelerce yapılmış. Yeni Dünya'dan İspanya'ya dönenler bu yeni, garip kara içeceği İspanya'ya götürdüler.

BİZE ULAŞIN