Askerî Hasan B. Abdullah

293 (906) yılında Hûzistan bölgesindeki Askerimükrem'de doğdu. Hemen bütün hayatını burada geçirdiği için Askerî nisbesiyle anıldı. İlk hocaları babası ile devrinin tanınmış muhaddisi Abdân el-Ahvâzî'dir. Daha sonra ilmini ilerletmek için Bağdat, Basra ve özellikle de İsfahan'a seyahatler yaptı. Buralarda İbn Düreyd, Ebü'l-Kāsım el-Begavî, İbn Ebû Dâvûd es-Sicistânî, Niftaveyh ve İbn Cerîr et-Taberî gibi seçkin hocalardan ders aldı. Daha sonra Askerimükrem'e döndü ve oraya yerleşti. Çeşitli ilim dallarındaki derin bilgisi ve dirayetinin yanında üstün şahsiyeti ve faziletiyle de tanındı. Hadis ve edebiyat alanında Hûzistan bölgesinin en yetkili âlimi oldu. Ebû Nuaym el-İsfahânî, Ebû Sa'd el-Mâlînî ve Ahmed b. Muhammed b. Zencûye gibi büyük âlimler kendisinden hadis rivayet ettiler. Tanınmış talebelerinden biri olan Ebû Hilâl el-Askerî, eserlerinde yaptığı nakillerle onun daha fazla tanınmasına yardım etti. Büveyhoğulları'nın âlim veziri Sâhib b. Abbâd'ın görüşme tekliflerini yaşlılığını ileri sürerek geri çevirmişti. Vezirin Askerimükrem'e gelmesi üzerine ilerlemiş yaşına rağmen konakladığı yere giderek onu ziyaret etti. Aʿyânü'ş-Şîʿa müellifi, Sâhib b. Abbâd'ın onunla görüşme hususundaki aşırı arzusunu, Askerî'nin Şiî olduğunu gösteren delillerden biri kabul etmektedir (Aʿyânü'ş-Şîʿa, V, 146). Ebû Ahmed el-Askerî'nin biyografisini veren kitaplardan hiçbiri onun Şiîliğinden söz etmediğine göre bu iddianın sağlam bir esasa dayanmadığı anlaşılmaktadır.

İlmî faaliyetlerinin yanı sıra kumaş ticaretiyle de meşgul olan Askerî, yaklaşık doksan yaşlarında Askerimükrem'de öldü.

Eserleri. 1. Kitâbü't-Taṣḥîf ve't-taḥrîf. Az rastlanan ve anlaşılması güç olan terimlerle hadis ve şiirlerde geçen ve nâkilleri tarafından hatalı rivayet edilen özel isimler hakkında bilgi veren bir eserdir. Kahire'de 1908 yılında 113 sayfalık bir bölümü Şerḥu mâ yeḳaʿu fîhi't-Taṣḥîf ve't-taḥrîf (Serkîs'e göre ise et-Taṣḥîf ve't-taḥrîf ve şerḥu mâ yeḳaʿu fîh) adıyla yayımlanan eserin tamamı Abdülaziz Ahmed tarafından Kahire'de 1963 yılında neşredilmiştir. 2. Taṣḥîfâtü'l-muḥaddis̱în fî ġarîbi'l-ḥadîs̱. Kitâbü't-Taṣḥîf'in bir bölümü mahiyetinde olan eser, Kur'ân-ı Kerîm'in ve hadislerin yazılışı sırasında yapılan hatalar (tashîf) ile bu hataları nesilden nesile aktaranlara dairdir. İbnü'l-Esîr'in en-Nihâye fî ġarîbi'l-ḥadîs̱ adlı eserinin kenarında (Kahire 1311) ve ayrıca Taṣḥîfâtü'l-muḥaddis̱în adıyla müstakil olarak (Kahire 1904) yayımlanmıştır. Aḫbârü'l-muṣaḥḥifîn diye anılan ve filologların isimlerde, âyet ve hadislerle resmî yazılarda yaptıkları yanlışlara dair bazı rivayetleri ihtiva eden kitabı bu eserden iktibas suretiyle meydana getirilmiş olmalıdır. 3. Kitâbü'l-Maṣûn. Çeşitli edebî konulan ele alan bu eseri Abdüsselâm Hârûn Küveyt'te 1960 yılında neşretmiştir. 4. Risâle fi't-tafżîl beyne belâġateyi'l-ʿArab ve'l-ʿAcem. Bu eser et-Tuḥfetü'l-behiyye'nin içinde (s. 213-221) İstanbul'da 1302'de yayımlanmıştır. 5. el-Ḥikem ve'l-ems̱âl. Hadislerle onların şerhine dair olan bu eser, Kādî Abdülcebbâr'ın Tes̱bîtü delâʾili'n-nübüvve'de (II, 644) 1000 vasiyeti ihtiva ettiğini söylediği eser olmalıdır.

Diğer başlıca eserleri de şunlardır: Kitâbü'z-Zevâcir ve'l-mevâʿiẓ. Her ne kadar Brockelmann bu eserin Köprülü Kütüphanesi'nde (nr. 730) bulunduğunu söylüyorsa da, oradaki eser İbn Hacer el-Heysemi'nin ez-Zevâcir ʿan iḳtirâfi'l-kebâʾir'idir. Kitâbü Ṣınâʿati'ş-şiʿr (Kitâbü Ṣınâʿateyi'n-naẓm ve'n-nes̱r), Kitâbü Râḥati'l-ervâḥ, Kitâbü Taṣḥîḥi'l-vücûh ve'n-neẓâʾir, Kitâbü'l-Muḫtelif ve'l-müʾtelif (fî müştebihi esmâʾi'r-ricâl), Kitâbü Mâ laḥane fîhi'l-ḫavâṣ mine'l-ʿulemâʾ Kitâbü Rebîʿi'l-ebrâr, Kitâbü'ṣ-Ṣahâbe, Kitâbü'l-Bedîʿ, Kitâbü'l-Manṭıḳ, Kitâbü'l-Emâlî.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN