Comte Léon Ostrorog kimdir? Comte Léon Ostrorog biyografisi

Leh asıllı olup tam adı Comte (Count) Léon Valérien Ostrorog’dur

İslâm hukuku doktorası yaptığına dair bilgi (Atasoy, s. 207; Elmacı, s. 4) yanlıştır. İstanbul'a ilk defa Paris'te tanıştığı Türk öğrencileri vasıtasıyla, daha sonra Düyûn-ı Umûmiyye'de görev almak üzere geldi (1894). Düyûn-ı Umûmiyye Hukuk İşleri Kalemi müdürlüğü, Selim Melhame Paşa'nın nezareti döneminde Orman ve Meâdin Nezâreti ve Bâbıâli hukuk müşavirliği görevlerinde bulundu. Mekteb-i Hukuk'ta girdiği sınavda başarılı olunca Osmanlı topraklarında avukatlık yapma hakkı kazandı. Necmeddin Molla, kendisinin Adliye Nezâreti müşavirliğine getirilmesini sağlamak için Meclis-i Meb'ûsan'da yaptığı onunla ilgili övücü konuşmada avukatlık sınavı sırasında fıkıh usulü bilgisinden ötürü Büyük Haydar Efendi tarafından takdir edildiğini belirtmiştir. Bu alandaki çalışmalarının ilk ürünü, geniş açıklamalarla iki cilt halinde neşrettiği Mâverdî'nin el-Aḥkâmü's-sulṭâniyye adlı eserinin kısmî Fransızca tercümesidir. Bu sırada Société Asiatique ve The Royal Asiatic Society üyesiydi. Aynı yıllarda Osmanlı Devleti adına Fransız bankerler nezdinde aracılıkta bulunma talebi ve Polonezköy'deki (Adampol) arazileriyle ilgili uyuşmazlıklarda Prens Adam Çartoriski'nin vârislerine vekâlet etmesi parlak bir avukatlık hayatı olduğunu gösterir. Fransızlar'ın ve Türkler'in buluştuğu bir çevre olarak canlılığını Cumhuriyet döneminde de koruyan Kandilli'deki meşhur yalısını bu yıllarda satın aldı (Ostrorog ailesi ve yalı için bk. bibl.).

İstanbul'da İttihat ve Terakkî ileri gelenleriyle yakın ilişki kuran Ostrorog, Adliye Nâzırı Manyasîzâde Refik Bey'e hukuk reformu hakkında bir rapor takdim etti (6 Şubat 1909). Nezâret bütçesinin müzakere edildiği 8-9 Ağustos 1909 tarihli Meclis-i Meb'ûsan oturumları neticesinde Adliye Nezâreti müşavirliğine tayin edildi. Bu esnada bazı milletvekilleri maaşının yüksekliğine (aylık 150 lira), ülkede yetişmiş hukukçuların varlığına ve "ecnebi bir muallimin" gereksizliğine dikkat çekerek tayinine karşı çıkarken başta Necmeddin Molla olmak üzere diğer mebuslar, müşavirin görevinin muhakeme usulünü basitleştirmek için lâyihalar hazırlamak ve hükümetin tebliği üzerine bazı önemli hukukî meseleler hakkında mütalaa beyan etmekle sınırlı olduğunu, ancak bunu yapacak kimsenin de İslâm ve Batı hukukunda uzman olması gerektiğini belirterek tayini lehine tavır aldılar (Takvîm-i Vekāyi', sy. 313, s. 24-25; sy. 314, s. 1-4).

Ostrorog bu yıllarda Stamboul ve La Patrie gazetelerinde yazılar yazdı, siyasî parti programlarını tercüme ederek Ahrar Fırkası'nın program çalışmalarına katıldı, Japonya rönesansı hakkında bir konferans verdi. Adliye Nezâreti'nin, müşavirliği kaldırma kararının ardından bu görevdeki iki yıllık mukavelesi daha dolmadan istifa etti (31 Mart 1911). İstifasından hemen sonra İngiliz Dışişleri Bakanlığı müsteşar yardımcısı Sir Eyre Crowe'a Türkiye'nin durumu hakkında bir rapor sundu. Türkiye'deki son görevi Aralık 1913'te getirildiği Bâbıâli birinci hukuk müşavirliğidir. I. Dünya Savaşı devam ederken Türkiye'den ayrılan Ostrorog, Türkiye ile ilişkisini devam ettirmekle beraber son yıllarını Londra'da geçirdi ve burada öldü. Cenazesi İstanbul'a getirilerek Feriköy Katolik Mezarlığı'na defnedildi. Şahsî eşyaları ile kitapları, Rahmi Koç tarafından satın alınan Ostrorog Yalısı'ndadır. Kitapların bir kısmı ve yağlı boya bir portresi oğlu Jean tarafından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Enstitüsü'ne bağışlanmıştır ve hâlâ enstitüde muhafaza edilmektedir.

Türkiye'nin siyasî durumu ve hukuk sistemi hakkında kitaplar kaleme alan Ostrorog, yabancı ve yerli makamlara raporlar sunmuştur. Bilinen ilk raporu vilâyet-i selâse adliye ıslahatı esnasında düvel-i muazzama sefirlerinden birine verdiği, kişilik haklarının korunmasına dair rapordur (1907). Manyasîzâde Refik Bey'e sunduğu ilk raporla Necmeddin Molla'ya sunduğu 15 Temmuz, 12 Ağustos, 19 Ekim, 13 Kasım ve 20 Kasım 1909 tarihli raporları önce İstanbul'da (Pera 1909), daha sonra Fransa'da Pour la réforme de la justice ottomane adıyla kitap halinde yayımlamıştır (Paris 1912). Kitaptaki ilk raporun Türkçe çevirisi 31 Mart'ta (1325) Tanin'de imzasız olarak, ardından İlm-i Hukuk ve Mukayese-i Kavânîn Mecmuası'nda, mahkeme teşkilâtıyla ilgili 19 Ekim 1909 tarihli raporun metin kısmının tercümesi ise yine Tanin'de neşredilmiştir (bk. bibl.). Ostrorog'un yazdığı diğer eserler şunlardır: Droit romain de la comptabilité des banquiers à Rome / Droit français et législation comparée de la constitution des sociétés anonymes en France, dans l'Empire allemand et en Grande-Bretagne (Paris 1892); Conférence sur la renaissance du Japon (İstanbul 1327); Le Problème turc (Paris 1917; İng. trc. Winifred Stephens, The Turkish Problem: Things Seen and a Few Deductions, London 1919); The Angora Reform (London 1928; T trc. Yusuf Ziya Kavakçı, Ankara Reformu, İstanbul 1972). "Usûl-i Fıkıh, Türk Ruhiyatı ve İnkılâp" başlıklı üç konferanstan oluşan son eser Cumhuriyet döneminin hukuk devrimiyle ilgili önemli bilgiler içermektedir. Ostrorog, Mâverdî'nin el-Aḥkâmü's-sulṭâniyye'sinin imâmet ve cihad emirliğine dair iki bölümünü, eserin genel bir değerlendirmesini yaptığı hacimli bir girişle birlikte Fransızca'ya çevirmiştir (el-Ahkâm es-soulthânîya: Traité de droit public musulman, I-II, Paris 1901-1906; eserin hilâfetle ilgili bölümü girişle birlikte: le Droit du califat, Paris 1925; Beyrut 1982).

Kaynak: TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA