Dercînî kimdir ?

600 (1204) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Aslen Libya'nın Cebelinefûse bölgesindeki Temicâr'dan Cerîd civarındaki Kenûme'ye göç etmiş, İbâzıyye mezhebine mensup münevver bir Berberî ailesindendir. Sudan'la Kuzey Afrika arasında ticaret yaparak hayatını kazanan büyük dedesi Ali b. İhlâf'ın, 575 (1179-80) yılında, Sudan'ın batısında bulunan Mali'nin putperest hükümdarının müslüman olup İbâzıyye'yi benimsemesinde etkili olduğu rivayet edilir. Dedesi, devrinin seçkin İbâzî fakihlerinden biri olan ve çevresinde velî sayılan Süleyman b. Ali'dir. Dercînî, babası Saîd b. Süleyman'ın yerleştiği Nefta yakınındaki Dercîn'de doğduğu için bu beldeye nisbetle anılır.

Dercînî öğrenimine babasının yanında başladı. 616'da (1219-20), Cezayir'in güneyinde bir vaha olan ve günümüzde Burkle diye bilinen Vercelân'a gitti. İki yıl süreyle kaldığı Vercelân'da babasının teşvikiyle bölgenin meşhur âlimlerinden Ebû Sehl Yahyâ b. İbrâhim'den ilim tahsil etti. Daha sonra memleketine döndü. 633'te (1235) Tunus'un güneyinde bulunan Tevzer'de çalışmalarını sürdürdüğü bilinmektedir. Bundan sonra gittiği Cerbe adasında tarih, dil, edebiyat, siyer ve fıkıhtaki geniş bilgisi sayesinde Azzâbe denilen İbâzî âlimleri heyeti nezdinde büyük itibar gördü; onların arzusu üzerine Kitâbü Tabakāti'l-meşâʾih bi'l-Magrib adlı eserini yazdı. Dercînî muhtemelen 670 (1271-72) yılında vefat etti.

Ebü'l-Kāsım b. İbrâhim el-Berrâdî'nin belirttiğine göre İbâzî cemaatinin ileri gelenlerinden Îsâ b. Zekeriyyâ, yanında İbâzî âlimlerine ait bazı eserler bulunduğu halde Uman'dan Kuzey Afrika'ya dönünce doğudaki mezhep mensuplarının ilk İbâzîler'in biyografilerini ve batıda yaşamış olan atalarının faziletlerini ihtiva eden bir eser istediklerini Cerbe'de bulunan İbâzî âlimleri meclisine bildirdi. Meclis önce Ebû Zekeriyyâ'ya ait Kitâbü's-Sîre ve ahbârü'l-eʾimme adlı eseri göndermek istediyse de daha sonra bu kitap yetersiz bulunarak bundan vazgeçildi. Gönderilecek eserin Rüstemîler tarihi ve eski âlimlerin faziletleri hakkında yeni bir telif olması uygun görüldü ve bunu en iyi şekilde Ebü'l-Abbas ed-Dercînî'nin gerçekleştirebileceği kanaatine varılarak eserin telifi ona havale edildi. Dercînî, en önemli eseri olan Kitâbü Tabakāti'l-meşâʾih bi'l-Magrib'i bu istek üzerine kaleme aldı. Eser iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölüm, Ebû Zekeriyyâ Yahyâ b. Ebû Bekir el-Vercelânî'nin Kitâbü's-Sîre ve ahbârü'l-eʾimme adlı eserinin tekrarından ibarettir. Bu bölüm İbâzîler'in Kuzey Afrika'ya intikalini, İbâzî imâmetinin burada yerleşmesini, Rüstemîler ailesinin ve Mağrib menşeli İbâzî âlimlerinin biyografilerini ihtiva eder. İkinci bölümde ise Ebû Zekeriyyâ'nın zikretmediği İbâzî âlimlerinin ve diğer tanınmış kişilerinin biyografileri yer alır. Bu bölüm, her biri elli yılı kapsayan on iki devreye ayrılmıştır. İlk dört devre I ve II. (VII-VIII.) yüzyıl doğu İbâzî âlimlerinin biyografilerini ihtiva eder. Ancak müellif burada, daha önce Ebû Zekeriyyâ'nın eserinden naklettiği Mağribli İbâzî âlimlerinin biyografilerine yer vermemiştir. Diğer sekiz devre Mağrib menşeli İbâzî âlimlerine tahsis edilmiştir. Bunların son dört devrelik kısmı sadece Vercelân, Vâdîrîg, Vâdîsûf, Cerîd ve Cerbe adasında yetişen tanınmış kimselere ait biyografilerden meydana gelmektedir.

Dercînî'nin ikinci bölümde, başta Mahbûb b. Rahîl el-Abdî ve Ebü'r-Rebî' Süleyman Abdüsselâm el-Visyânî'nin biyografik çalışmaları olmak üzere günümüze kadar ulaşmayan pek çok eski kaynaktan istifade ettiği anlaşılmaktadır. Eserde özellikle İbâzî âlimleri meclisi Azzâbe'nin kuruluş ve işleyişi, Rüstemîler Devleti'nin yıkılışından sonra Cebelinefûse'de Ebû Abdullah Muhammed b. Bekir tarafından İbâzî davetinin tekrar düzenlenmesi gibi İbâzî tarihiyle ilgili önemli konular hakkında geniş bilgiler verilmektedir. Şemmâhî'nin Kitâbü's-Siyer'i gibi daha sonra yazılan İbâzî biyografik eserleri tamamıyla Dercînî'nin bu kitabına dayanmaktadır. Diğer taraftan Berrâdî el-Cevâhirü'l-müntekāt adlı biyografik eserinde, Dercînî'nin zikretmediği âlimler hakkında verdiği bilgilerle bir bakıma onu tamamlamaya çalışmıştır.

İslâmiyet'in Kuzey Afrika'daki tarihine dair vazgeçilmez bir kaynak durumunda olan bu eserin yazma nüshalarından bazıları Mizâb Kütüphanesi'nde, bir nüshası da Z. Smogorzewski'nin koleksiyonunda bulunmaktadır. Eser ilk defa 1302 (1885) yılında Kahire'de basılmış, daha sonra Beklî Abdurrahman b. Ömer'in bir tanıtma yazısıyla birlikte İbrâhim Tallây tarafından neşredilmiştir (Kosantîne 1394, 1397).

Dercînî'nin bundan başka bir divanı ile İbâzî Rüstemî imamlarından Abdülvehhâb b. Abdurrahman b. Rüstem'in imâmetinden bahsederken zikrettiği, İbâzî Îsâ b. Ömer'in mensupları olan Ömeriyye fırkasını red için yazdığı Kitâbü'r-Red ale'l-Ömeriyye adlı bir eseri daha olduğu anlaşılmaktadır (Ṭabaḳātü'l-meşâʾiḫ bi'l-Maġrib, I, 47). Ferâizle ilgili olarak verdiği çeşitli fetvalar, Ebû Tâhir el-Ceytâlî tarafından Kitâbü'l-Ferâʾiz adlı eserinde (Kahire, ts.) bir araya getirilmiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN