Dıez, Ernst kimdir ?

Avusturya'nın Lölling şehrinde dünyaya geldi. Graz ve Viyana üniversitelerinde sanat tarihi-arkeoloji öğrenimi gördü. 1902'de ünlü sanat tarihçileri J. Strzygowski ile W. Gurlitt'in huzurunda verdiği imtihanla doktor oldu. Tezinin konusu, XVI. yüzyılda Busbeke'in İstanbul'da bir yahudi hekiminden satın alarak Viyana'da imparatorun kütüphanesine mal ettiği, çok değerli bir tıbbî bitkiler kitabı olan Dioskorides Pedanius'un (ö. m.s. I. yüzyıl) Peri hyles iatrikes (tıbbî malzemelere dair) adlı eserinin VI. yüzyıl başlarında istinsah edilmiş minyatürlü bir nüshası üzerine idi.

Diez, askerlik görevini tamamladıktan sonra inceleme ve araştırmalarda bulunmak üzere İstanbul ve Roma'ya gitti; 1903-1904 yıllarını bu iki sanat merkezinde geçirdi. 1905'te ülkesine döndüğünde Viyana Sanat ve Sanayi Müzesi'nde gönüllü asistan olarak görev aldı; burada 1907 yılına kadar çalıştıktan sonra 1908'de Berlin Müzesi'ne geçerek Friedländer, von Bode ve Sarre gibi ünlü arkeolog ve sanat tarihçilerinin yanında asistanlık yaptı. O yıllarda İslâm sanatları üzerinde çalışan, bu konuda eserler telif eden ve 1895'te Anadolu'da dolaşarak Selçuklu yapılarını inceleyen ünlü arkeolog F. Sarre'nin teşvikiyle Doğu ve İslâm sanatları üzerinde çalışmaya karar verdi. 1911'de Berlin'den ayrılarak Viyana'ya döndü ve üniversitede kürsü başkanı olan Graz'daki eski hocası Strzygowski'nin yanında asistan kaldı. Diez'in burada İslâm sanatına daha da yaklaşmak için eline bir fırsat geçti. Görünüşte İran ve Afganistan'da coğrafya, jeoloji ve etnografya konularında araştırma yapmak, gerçekte ise Afganistan'da bazı temaslarda bulunarak İngilizler'in Hindistan'daki nüfuzunu kırmaya çalışmakla görevlendirilen teğmen O. von Niedermayer'in yanına, dolaşacağı yerlerdeki İslâm eserlerini tesbit etmek ve incelemek üzere Diez'in de katılması uygun görüldü. Rusya üzerinden İran'a giderek 1913 yılı Şubatında Esterâbâd'da von Niedermayer ile buluşan Diez, bu görevi sayesinde özellikle Râdkân, Meşhed, Horasan, Kişmer, Fîrûzâbâd ve İsfahan bölgelerinde ilmî çalışmalar yaptı. Daha sonra Basra körfezine inerek kısa bir süre kaldığı Bahreyn adası üzerinden Hindistan'a geçti.

I. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine yurduna dönen Diez 1915'te yeniden askere alındı ve 1918'e kadar Avusturya ordusunda hizmet etti. Bu arada 1915 yılında İslâm sanatına dair ilk büyük kitabı, 1918'de de Horasan bölgesindeki Türk-İslâm eserleri üzerine kaleme aldığı eseri basıldı. Aynı yıl yine Viyana Üniversitesi'nde Strzygowski'nin önünde doçentlik imtihanını verdi; 1924 yılında da kadrosuz profesörlüğe yükseldi. Ancak Müşettâ Sarayı'nın hangi döneme ait olduğu hususunda hocası ile aralarında bir anlaşmazlık çıktı. Strzygowski, işlenmiş bütün cephe taşları Berlin'e götürülen bu sarayın İslâm'dan önceye ait olduğunu ileri sürüyor, Diez ise bir İslâm eseri olduğunda ısrar ediyordu. Bu anlaşmazlık Diez'in Viyana Üniversitesi'nden ayrılmasına yol açtı. 1926'da Bryan Mawr College'ın (Pennsylvannia) daveti üzerine Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek on üç yıl süreyle öğretim üyeliği yaptı. 1930-1931 yılları arasında da Uzakdoğu sanatlarını incelemek üzere Çin, Japonya, Hindistan ve Cava'ya gitti.

II. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine, Avusturya'nın Almanya'ya katılması sebebiyle Alman vatandaşı sayılan Diez yurduna dönmek zorunda kaldı ve tekrar Viyana Üniversitesi'nde görev aldı. 1943 yılında İstanbul Üniversitesi'nin davetiyle Edebiyat Fakültesi'nde Türk ve İslâm sanatları derslerini vermeye başladı. Fakat bir yıl sonra Türkiye ile Almanya arasında siyasî ilişkilerin kesilmesi ve arkasından ülkede yaşayan bütün Almanlar'ın Kırşehir ve Yozgat'ta göz altına alınmaları üzerine 1945 yılı sonuna kadar derslerine ara vermek zorunda kaldı. 1946'da İstanbul'da yayımlanan, çok kötü şartlar altında hazırladığı Türk Sanatı, Başlangıcından Günümüze Kadar adlı kitabındaki bazı hatalar bahane edilerek birkaç kişi tarafından günlük gazetelerde başlatılan bir kampanya sonucu üniversite senatosunca "ilmî yetersizlik" gerekçesiyle sözleşmesi uzatılmadığından 1950 yılı içinde Türkiye'den ayrılarak Viyana'ya döndü. İlerlemiş yaşına rağmen çalışmalarına devam eden ve Ankara'da 1959 sonbaharında toplanan I. Türk Sanatları Kongresi'ne de katılan Diez, bir beyin kanaması sonucunda 8 Temmuz 1961'de Viyana'da öldü. Ölümünden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yayınları arasında hâtırasına bir anma kitabı çıkarılmış (Beiträge zur Kunstgeschichte Asiens - In Memoriam Ernst Diez, İstanbul 1963), doğumunun 100. yıl dönümünde de İstanbul'da Avusturya Başkonsolosluğu'nda bir toplantı düzenlenmiştir (21 Aralık 1978).

Diez çok yönlü bir sanat tarihçisi olduğundan Doğu sanatlarının her dalı üzerinde bilgiye sahipti ve Arap, Türk, İran, Afgan, Hint, Çin, Uzakdoğu sanatlarından başka Avrupa, Bizans sanatları hakkında da kalem yürütebiliyordu. Ayrıca sanat tarihini medeniyet tarihinin içinde onun bir parçası olarak gördüğünden ilgilendiği eserleri meydana getiren kişileri ve çevreyi de araştırmaktan hoşlanıyor, sanat tarihini sanat eserlerinin tarifinden ibaret bir çeşit katalog çalışması biçiminde değil felsefesini yaparak bir sentez halinde işlemeyi tercih ediyordu.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN