Ebü'l-Beka er-Rundi Kimdir?

601 Muharreminde (Eylül 1204) Runde'de (Ronda) doğdu. Berberî kabilelerinden Nefze'ye mensuptur. İbnü'z-Zübeyr es-Sekafî, İbn Abdülmelik ve Lisânüddin İbnü'l-Hatîb gibi ilk müellifler tarafından Ebü't-Tayyib künyesiyle anılır. Makkarî (ö. 1041/1631) Ezhârü'r-riyâz adlı eserinde (I, 47) onu bu künye ile, Nefhu't-tîb'de ise (IV, 486) Ebü'l-Bekā künyesiyle zikreder. Doğu İslâm dünyasında XI. (XVII.) yüzyıldan itibaren, muhtemelen meşhur Endülüs mersiyesiyle birlikte yaygınlık kazanan bu künyesiyle tanınmıştır. İlk bilgileri babasından alan Ebü'l-Bekā daha sonra Ebü'l-Hasan ed-Debbâc, İbnü'l-Fahhâr, Ebü'l-Hüseyin İbn Katrâl, Ebü'l-Hasan İbn Zerkūn, Ebü'l-Kāsım İbnü'l-Ced'den ders okudu. Ayrıca Gırnata, Sebte (Ceuta), Mâleka ve Merakeş gibi şehirleri gezerek oralardaki ilim adamları ile tanıştı, bazılarının derslerine devam etti. Nitekim İbnü'z-Zübeyr, Mâleka'daki kısa hocalığı esnasında Ebü'l-Bekā'nın kendi derslerine düzenli şekilde devam ettiğini belirtmektedir (Sılatü's-Sıla, II, 529). Başta ez-Zeyl ve't-tekmile sahibi İbn Abdülmelik el-Merrâküşî olmak üzere birçok âlim kendisinden ders almıştır.

Hayatından bahseden kaynakların hemen hepsinde hayır sever ve dindar bir kişi olarak anılan Ebü'l-Bekā'nın Nasrî hükümdarları ile münasebeti oldukça iyi idi. Ölüm, doğum, bayram vb. vesilelerle onlara kasideler yazmıştır. Nitekim Ravzatü'l-üns'ü Nasrîler'in kurucusu Gālib-Billâh I. Muhammed'e ithaf etmiştir. Ebü'l-Bekā el-Vâfî fî nazmi'l-kavâfî adlı eserinde yer yer Nasrîler (Benî Ahmer) sarayı, karşılaştığı veya mektuplaştığı vezirler, fakihler ve ediplerle bazı kasidelerine nazîre yazanlar hakkında bilgi verdiği gibi babası, oğlu ve eşi hakkında yazdığı mersiyeler münasebetiyle aile bağlarına dair bilgiler de vermektedir.

Kaynaklar, 684 (1285) yılında vefat eden Ebü'l-Bekā'nın mezar taşına yazılmasını vasiyet ettiği iki beyitlik şiirini kaydetmekle birlikte (İbnü'l-Hatîb, III, 375) öldüğü yer hakkında bilgi vermemektedir.

Ebü'l-Bekā methiye, gazel ve mersiyeleriyle meşhur olmuştur. Kaynaklarda şiirlerinin bir divan halinde toplandığı kaydediliyorsa da sadece Endülüs mersiyesiyle şiirlerinden bazı parçalar ve el-Vâfî fî nazmi'l-kavâfî adlı eserinde şâhid* olarak zikrettiği irili ufaklı elli şiiri günümüze kadar gelebilmiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN