Ebülgazi Bahadır Han Kimdir?

Eserinde yer alan bilgilere göre, on iki hayvanlı Türk takviminin Tavşan yılında Rebîülevvel 1012'de (Ağustos 1603) dünyaya geldi. Şiban (Şeybân) Han neslinden gelmekte olup babası Arap Muhammed Han, Hârizm Özbek hanlarının ceddi olan Yâdigâr Han'ın dördüncü nesilden torunudur. Annesi Mihr Bânû Hatun da yine Yâdigâr Han sülâlesindendir. Böylece nesebi baba ve anne tarafından Cengiz Han'a dayanır. Doğumunun, babası Arap Muhammed Han'ın, Batı Sibirya'ya girerek Ürgenç'e saldıran Ruslar'ı imhasından az sonra olması sebebiyle kendisine "Ebülgazi" lakabı verilmiştir.

Ebülgazi Han'ın ilk önemli görevi, babasının 1619'da Amuderya'nın yatağının değişmesi üzerine devlet merkezini Ürgenç'ten Hîve'ye taşımasının ardından getirildiği Kâs valiliğidir. Ertesi yıl kardeşleri İlbars ve Habeş sultanların Uygur ve Nayman boylarına dayanarak babalarına karşı isyan ettikleri sırada babasının yanında yer aldı. Bu mücadelede babası mağlûp oldu ve öldürüldü; kendisi de Buhara hanının yanına kaçmak zorunda kaldı. Ebülgazi Han iki yıl Semerkant'ta yaşadı. Buradaki ikameti esnasında ağabeyi İsfendiyar Sultan önce Esterâbâd'a, oradan da Safevî Hükümdarı I. Abbas'a iltica etmişti. İsfendiyar Sultan, 1623'te kardeşleri İlbars ve Habeş'i bertaraf ederek Hârizm Hanlığı'nın başına geçince kendisine yardımcı olan Ebülgazi'yi ülkenin eski başşehri Ürgenç'in idareciliğine getirdi. Ebülgazi Han üç yıl burada kaldı. Ancak ağabeyi İsfendiyar Han'ın Uygur ve Nayman ileri gelenlerini katlettirmesi üzerine bu boylar Ebülgazi'nin yanına gelerek onu isyana teşvik ettiler. Böylece ağabeyi ile mücadeleye başlayan Ebülgazi Han yenildi ve Türkistan (Yesi) şehrinde oturan Kazak Hanı İşim'e sığındı (1626). Burada üç ay kadar kaldıktan sonra Taşkent hâkimi Tursun Muhammed Sultan'ın daveti üzerine Taşkent'e gitti. İki yıl burada kaldı, ardından Buhara'ya İmam Kulı Han'a sığındı. 1629'da topladığı kuvvetlerle, ağabeyinin Hîve'de bulunmayışından da faydalanarak başşehri ele geçirmeyi başardıysa da Hîve'ye giren İsfendiyar Han tarafından yakalandı ve Safevîler'in elinde bulunan Ebîverd Kalesi'ne sürüldü, daha sonra da yeni tahta çıkan Şah Safî'nin yanına Hemedan'a gönderildi. Kendisine iyi davranan Şah Safî İsfahan'da bir dirliğin gelirini Ebülgazi'ye tahsis etti.

Ebülgazi Bahadır Han'ın İran'daki hayatı on yıl sürdü. 1639 yılında maiyetiyle birlikte kaçmayı başardı ve Bistam üzerinden Balkan dağları bölgesinde oturan Teke Türkmenleri'ne sığındı. Bir süre de Meymene taraflarındaki Ersarı Türkmenleri arasında kalan Ebülgazi, iki yıl sonra daha güvenli bulduğu Mangışlak Türkmenleri'nin yanına gitti. 1641'de bir yıl kadar Kalmuk Hanı Horluk'un yanında bulunan Ebülgazi, 1642'de Hârizm bölgesindeki Özbek ileri gelenlerinin reyi ile aynı yıl içinde ölen ağabeyinin yerine Ürgenç'te han ilân edildi. Ancak daha önce başşehir Hîve'ye Buhara Özbek Hanı (Canoğulları) Nezir Muhammed Han'ın oğlu Kasım Sultan hâkim olmuştu. Bu durum 1645'te Nezir Muhammed'in ölümü ve yerine oğlu Abdülaziz'in geçişinden sonra Buhara askerinin Hîve'den çekilişine kadar devam etti. 1645 yılı başlarında başşehir Hîve'ye gelen Ebülgazi Bahadır Han böylece bütün Hârizm ülkesine hâkim olarak Hîve hanı oldu.

Ertesi yıl Hezâresp şehrinde ziyafet bahanesiyle topladığı Türkmen ileri gelenlerinden 2000 kadarını katlettirmesi Türkmenler'le arasının açılmasına sebep oldu. Nitekim bu olaydan hemen sonra Tecen ırmağı boyunda oturan Türkmenler'le başlayan savaşlar 1648'de Kahir Hoca, 1651'de Bayraç Bey idaresindeki Türkmenler'le, 1653'te ise Eymür ve Sarık Türkmenleri'yle kesintisiz devam etti. Ebülgazi Bahadır Han Türkmenler'in ancak Mangışlak'ta oturanlarını sindirmeye muvaffak olabildi. Ayrıca 1649, 1653 ve 1656'da üst üste gelen Kalmuk akınlarına karşı Hârizm ülkesini korumayı başaran Ebülgazi, Buhara Özbek Hanlığı'na karşı 1655 ve 1662'de akınlarda bulundu. 1663'te oğlu lehine tahttan çekildikten kısa bir süre sonra vefat etti.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN