Ebül'Ula Mardin Kimdir?

8 Ağustos 1881'de babasının görevli olarak bulunduğu İşkodra'da doğdu. Mardin'in ilim ve devlet hizmetiyle tanınan bir ailesine mensuptur. Babası, kazaskerliğe kadar yükselen ve başta dokuz ciltlik İhyâʾü ʿulûmi'd-dîn şerhi olmak üzere din ilimleriyle ilgili eserleri de bulunan Yûsuf Sıdkı Efendi (ö. 1903), dedesi fıkıh alanında eserler veren Mardin müftüsü Ömer Şevki Efendi'dir. Babasının Fâtih Türbesi hazîresindeki sanduka kitâbesinde yer alan aile şeceresi kaydına göre soyu Hz. Hüseyin'e dayanmaktadır. Annesi, Konya'nın Hâdim kazasından tanınmış fıkıh âlimi Ebû Saîd el-Hâdimî'nin torunlarından Behice Hanım'dır. Büyük kardeşi Ârif Bey (ö. 1920), Basra ve Suriye valiliği yapmış, çeşitli ilmî eserleri de bulunan bir devlet adamıydı.

Ebül'ulâ gençliğinde özel öğrenim gördü. Çarşambalı Ahmed Hamdi Efendi, Kastamonulu Ebûbekir Sıdkı Efendi gibi zamanının tanınmış âlimlerinin derslerine devam ederek icâzet aldı. Temel dinî ilimleri okudu; Arapça ve Farsça öğrendi. 1903 yılında Dârülfünun Mekteb-i Hukuk'tan birincilikle mezun oldu. Henüz öğrenci iken 24 Haziran 1900'de Temyiz Mahkemesi'nde kâtip olarak adliye mesleğine ve devlet görevine başladı. Mezuniyet sonrasında İstanbul Ticaret, İstînaf mahkemeleri ve Şûrâ-yı Evkaf üyeliklerinde bulundu. 1909'da Mekteb-i Hukuk'ta tatbîkat-ı hukukiyye dersini okuttu. Bu dersteki başarısı sebebiyle ertesi yıl hukūk-ı tasarrufiyye-i arâzî ve ahkâm-ı evkaf derslerini okutmak üzere davet edildi. Böylece 1910 yılında İstanbul'da Mekteb-i Hukuk ve Mülkiye'de arazi, evkaf ve medenî hukuk dalında öğretim üyeliğine başladı. Bu görevini, Mekteb-i Mülkiyye'de fakültenin Ankara'ya taşınmasına (1936), Hukuk Fakültesi'nde ise emekli oluncaya kadar (1951) sürdürdü.

1908'de Eşref Edip'le birlikte çıkarmaya başladıkları Sırât-ı Müstakîm'de daha çok hukukla ilgili yazılar yazdı. Yine Eşref Edip'le birlikte Sırât-ı Müstakîm Kütüphanesi'ni kurdu. 1912'de Kelime-i Tayyibe adlı bir dergi çıkardı. 18 Şubat 1912'de meşîhat-ı İslâmiyye'de görev aldı. Bir süre meşihat mektupçuluğu, ardından da meşihat müsteşarlığı yaptı. Meşihattaki görevi sırasında İlmiyye Salnâmesi'ni hazırladı. 1914'te meşihat müsteşarlığı görevinden ayrıldı; Medresetü'l-kudât'ta müderrislik yaptı ve Mecelle'nin ıslahı için kurulan komisyonda görev aldı. 4 Haziran 1915 tarihinde Şeyhülislâm Turşucuzâde Ahmed Muhtar Efendi'nin torunu, Necmeddin Molla'nın (Kocataş) kızı Bedriye Hanım'la evlendi. Yûsuf Sıdkı, Hatice Mâsume ve Sâliha Türkân adlarında üç çocuğu oldu. Osmanlı Meclis-i Meb'ûsanı'nda Niğde (1914-1919) ve Mardin (1920) mebusu olarak bulundu. 1922'de Türk ordusu İstanbul'a girdikten sonra Refet Paşa tarafından İstanbul'un idaresi için kurulan Hey'et-i Müşâvere-i İdâriyye'de görev aldı. 1925 yılında İstanbul Barosu'na kaydoldu. Cumhuriyet döneminde de üst seviyede birçok kamu görevi yaptı; sosyal amaçlı derneklerde ve şirketlerin yönetim kurullarında bulundu. İsviçre Medenî Kanunu'nun iktibas ve intibakıyla ilgili olarak teşkil edilen komisyonlarda çalıştı. Üniversite bünyesinde çeşitli akademik ve idarî görevlerde bulunan Ebül'ulâ 1 Eylül 1951'de yaş haddinden emekliye ayrıldı. Emeklilik sonrasında da ilmî çalışmalarına ve yayın faaliyetine devam etti; bu arada Huzur Dersleri adlı eserinin I. cildini yayımladı. 13 Ocak 1957'de İstanbul'da öldü. Mezarı Karacaahmet'te Küçük Selimiye Camii karşısındaki aile kabristanındadır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN