Ezferi kimdir?

1172'de (1758) Delhi'de Lâl Kale'de (Red Fort) doğdu. Evrengzîb'in soyundan olup Muizzüddin Cihandar Şah'ın kızı İffet Ârâ Begüm'ün torunudur. İlk öğrenimini Delhi'de gördü. Diğer Bâbürlü şehzadeleri gibi ona da İngiliz Doğu Hindistan Şirketi tarafından bir miktar tahsisat ayrılmıştı. Cihandar Şah zamanından (1712-1713) beri prensler sarayda çok sıkı bir gözetim altında tutulduğu için Ezferî de hayatının ilk otuz yılını burada geçirdi. Önceleri çok iyi geçindiği Şah Âlem'le daha sonra arası açıldı ve 1203'te (1789) saraydan kaçtı. Bir süre kaldığı Ceypûr ve Codpûr yoluyla Leknev'e gitti; orada Eved (Oud) hâkimi Âsafüddevle tarafından iyi karşılandı. Bu arada Lâl Kale'de gözetim altında bulunan ailesi de kaçarak buraya geldi. Âsafüddevle hepsine maaş bağladı. Yedi yıl kadar Leknev'de oturduktan sonra Patna yoluyla Maksudâbâd'a (Mürşidâbâd) hareket etti ve 1797'de oraya ulaştı. Maksudâbâd'da bir süre kalıp Madras'a gitti; burada nevvâbın maddî ve mânevî yardımlarını gördü ve ölümüne kadar Madras'ta yaşadı.

Ezferî Arapça, Farsça, Türkçe ve Urduca biliyordu. Tıp, astroloji, remil, nazım ve vezin tekniği gibi değişik alanlarda geniş bilgi sahibiydi. Ancak daha çok şiirle ilgilendi. Urduca bir divanı yanında Farsça ve Türkçe şiirleri büyük bir yekün teşkil etmekteydi. Ayrıca Arapça, Farsça ve Türkçe kelimeleri kullandığı "rîhte" denilen Urduca şiirleri de vardır. Hâtıratının sonunda bahsettiği diğer bazı çalışmaları gibi Farsça ve Türkçe şiirleri de kaybolmuştur.

Eserleri. Vâḳıʿât-ı Eẓferî (Madras 1958). Ezferî 1797'de Maksudâbâd'da yazmaya başladığı bu Farsça kitabını 1806'da Madras'ta tamamlamıştır. Eser, 1788'de Delhi'yi ele geçiren ve kamasıyla Bâbürlü Hükümdarı II. Şah Âlem'in gözlerini çıkaran Gulâm Kādir Rohilla'nın geçici yükselişinin tarihî bir değerlendirmesiyle birlikte Ezferî'nin şahsî tecrübelerini, hâtıralarını ve 1806'ya kadar gördüğü yerler hakkındaki müşahedelerini ihtiva etmektedir. Vâḳıʿât'ın yazma bir nüshası Berlin'de Königlichen Bibliothek'te bulunmaktadır (nr. 496). Coğrafî açıdan da büyük değer taşıyan eser Abdüssettâr tarafından Urduca'ya tercüme edilmiş ve aslından önce Terceme-i Vâḳıʿât-ı Eẓferî adıyla yayımlanmıştır (nşr. Muhammed Hüseyin Mahvî Sıddîkī, Madras 1937).

Ezferî'nin Vâḳıʿât'ında ve diğer bazı kaynaklarda zikredilen eserleri de şunlardır: Lugat-ı Türkî-i Çağatâî (Ferheng-i Ezferî) (Türkçe-Farsça ve Farsça-Türkçe bir sözlük olup müellif bu eserini Leknev'de kaldığı sırada yazmıştır); Merġūbü'l-fuʾâd (Ali Şîr Nevâî'nin Türkçe Mahbûbü'l-kulûb'unun bazı ilâvelerle Farsça secili bir tercümesi olup 1793'te tamamlanmıştır; eksik bir nüshası Pencap Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulunmaktadır); Nisâb-i Türkî Çağatâî (şiirlerini ihtiva eden Türkçe bir eserdir); Tengrî Târî (Emîr Hüsrev'e atfedilen Ḫaliḳ Bârî'ye yazılmış Türkçe-Hintçe bir nazîredir); Risâle-i Ḳabriyye (ʿAlâmâtü'l-ḳażâyâ) (Hipokrat'ın yaklaşan ölümün işaretleri üzerine yazdığı bir risâle olduğu sanılan bu eseri Arapça'dan Farsça'ya manzum olarak çevirmiştir); Nüsḫa-i Sâniḥât (1221'de [1806-1807] yazdığı bu eser kendi görüşleriyle üzüntülerini açıkladığı 119 anekdotu ihtiva eder); Fevâʾidü'l-eṭfâl (tıbba dair bir eserdir); Fevâʾidü'l-mübtedî (bir gramer kitabıdır); Mîzân-i Türkî (Çağatay Türkçesi gramer kitabıdır); Arûz-zâde (Bâbür'ün Arûz Risâlesi adlı kitabı esas alınarak hazırlanmış Türkçe manzum bir eserdir; eksik bir nüshası Pencap Üniversitesi Kütüphanesi'nde mevcuttur); Dîvân-ı Ġazeliyyât-ı Urdu; Dîvân-ı Urdu (Madras Üniversitesi tarafından neşredilmiştir); Dîvân-ı Fârsî vü Türkî vü Rîḫte (bk. Ezferî, hâtime; EI2 [İng.], I, 813; EIr., III, 257-258).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN