Fitnat Hanım Kimdir?

Şöhretine ve içinden pek çok tanınmış şahsiyetler çıkmış bir aileden gelmesine rağmen hayatı hakkında hal tercümesi kaynaklarında mevcut bilgiler yok denecek kadar azdır. Kendisine dair bilinenler, baba tarafı ile kocasının kim olduğu ve ölüm tarihinden öteye gitmez. Buna ilâveten yakın zamanlarda yaşı, hayatının ilk ve son devresinin rastladığı çağ ile kabrinin nerede olduğu hususunda bazı yanıltıcı iddialar ortaya atılmış, hatta yaşadığı zamanla öldüğü tarihin doğru dürüst tesbit edilmediğinden bile söz edilmiştir. Hakkındaki yetersiz bilgileri, istifade edilmemiş bazı kaynaklar ve yeni dikkatlerin yardımı ile biraz daha ileriye götürmek mümkündür.

Lehcetü'l-lugāt ve Atrabü'l-âsâr gibi kültürümüz bakımından mühim eserler bırakmış Şeyhülislâm Mehmed Esad Efendi'nin (ö. 1166/1753) kızı olan Fıtnat Hanım İstanbul'da doğdu. Annesi, Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi'nin damadı Şeyhülislâm Mirzazâde Şeyh Mehmed'in kızı Hatice Hanım'dır (Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin, Mecelletü'n-nisâb, vr. 340a). Anne tarafında büyük babasından başka, onun kayınpederi olan Feyzullah Efendi gibi iki kayınbiraderi Feyzullahefendizâde Mustafa ve Seyyid Murtaza efendiler de şeyhülislâm olmuşlardır. Fıtnat'ın yetiştiği baba çevresi, Rumeli kadılarından Antalyalı Kara İbrâhim Efendi'nin oğlu olan büyük babası Şeyhülislâm Ebûishak İsmâil Naîm'den başlayarak amcası İshak Efendi, babası Mehmed Esad ve kardeşi Mehmed Şerif ile kardeşinin oğlu Atâullah Mehmed Efendi olmak üzere içinden beş şeyhülislâm çıkmış, kültür seviyesi çok yüksek bir ailedir. Bu şahsiyetlerden kendileriyle beraber olabildiklerinin Fıtnat'ın yetişmesinde, şiirlerinde akis bulan ileri kültürü elde etmesindeki tesir ve rolleri şüphe götürmez. Oğlu İshak Efendi dolayısıyla kendisine Ebûishak denilmiş olan büyük babası Şeyhülislâm İsmâil Naîm Efendi'den bu yana Fıtnat'ın babası Esad Efendi dahil bu ailenin fertleri hep Ebûishakzâde diye anılmaktadır.

Hayatının birçok yönü gibi doğum tarihi belli olmadığından gerçek yaşı tesbit edilemeyen Fıtnat Hanım 1194 (1780) yılında ölmüştür. Bütün eski kaynakların bu tarih üzerinde birleşmesine mukabil mezarının nerede olduğu yakın zamanlara kadar müellifler arasında bir tartışma konusu teşkil etmiştir. Mezarı için bazılarınca Eyüp'te farklı iki yer gösterilirken bazıları Fatih'te Çarşamba'da, büyük babası Şeyhülislâm İsmâil Efendi Camii'nin hazîresinde babası ve kardeşinin de yattığı aile kabristanında bulunduğu ihtimaline ağırlık vermişlerdir. Birçoklarınca Eyüp'te Feshâne'ye giden yol üzerinde kendisi için yaptırılan türbede yattığı sanılmış, bu sebeple burası restore ettirilerek Fıtnat Hanım'ın türbesi diye ilân edilmiştir. Daha sonraları ise İbrahim Hakkı Konyalı, onun ilim alemince meçhul kalmış mezarını bulduğu iddiası ile ortaya çıkarak Çarşamba'da adı geçen hazîredeki aile kabristanında Seyyide Fıtnat Zübeyde ismini taşıyan 1223 (1808) tarihli bir mezar taşının ona ait olduğunu ilân etmiş ve Fıtnat Hanım'ın sanıldığı gibi 1194'te (1780) vefat etmeyip III. Selim zamanında daha hayatta olduğunu, ölümünden iki yıl sonra yapıldığı anlaşılan kabir taşındaki manzum kitâbenin ebced hesabı ile onun 1221 (1806) yılında öldüğünü gösterdiğini ileri sürmüş, vefatında yaşının doksan doksan beş civarında bulunması gerektiğini söylemiştir. Aynı zamanda Fıtnat'ın, Edirne Kādirî şeyhi Süleyman Efendi'nin vefatı hakkındaki manzumesinde ebcedle düştüğü tarihin yılını yanlış ve zorlama bir hesapla 1209 (1794) suretinde göstererek iddiası için ayrı bir delil olarak kullanmak istemiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN