Furavi Kimdir?

441 (1049) yılında Nîşâbur'da doğdu. Daha önce babası Furâve'de (Ferâve: Yâkūt, IV, 245, muhtemelen bugün Türkmenistan sınırları içinde bulunan Kızılarvat) yaşadığı için Furâvî, ayrıca Sâidî ve Nîsâbûrî nisbeleriyle anılır. Altı yaşında iken hadis dinlemeye başladı. Saîd b. Ebû Saîd el-Ayyâr ile Ebû Sehl el-Hafsî'den Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'yi, Abdülgāfir el-Fârisî'den Ṣaḥîḥ-i Müslim'i, İsmâil b. Abdurrahman es-Sâbûnî ile zâhid Ömer b. Mesrûr'dan İbn Nüceyd'in el-Cüzʾünü okudu. Ayrıca Muhammed b. Ali el-Habbâzî, Ebû Ya'lâ es-Sâbûnî, Ebû Saîd Muhammed b. Ali el-Haşşâb, Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī, Abdülkerîm el-Kuşeyrî, İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî gibi âlimlere talebe oldu. Uzun süre yaşaması sebebiyle Ṣaḥîḥ-i Müslim'i, hocası Beyhakī'nin el-Esmâʾ ve'ṣ-ṣıfât, Delâʾilü'n-nübüvve, ed-Daʿavâtü'l-kebîr, Kitâbü'l-Baʿs̱ ve'n-nüşûr adlı eserlerini yıllarca yalnız Furâvî rivayet etmiştir. Kendisinden Ebü'l-Hasan Ali b. Süleyman el-Murâdî, Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem'ânî, Ebû Bekir Muhammed b. Ali b. Yâsir el-Ceyyânî, Ebü'l-Kāsım İbn Asâkir gibi âlimler rivayette bulunmuşlardır.

Furâvî, Şâfiî fıkhı ve usûl-i fıkıh alanında devrinin önde gelen âlimlerinden biriydi. Bu konuda yıllarca derslerine devam ettiği İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî'den çok faydalandı. Abdülkerîm el-Kuşeyrî'den usul ve tefsir ilimlerinden başka tasavvuf terbiyesi de aldı; bu sayede zâhidâne bir hayat sürdü.

Uzun süre kaldığı Haremeyn'de ders verdiği için "fakīhü'l-Haremeyn" diye tanınan Furâvî bir süre Bağdat'ta da talebe okuttu. Nîşâbur'daki Nâsıhiyye Medresesi'nde ders verir, imamlık yaptığı Mutarriz Mescidi'nde pazar günleri imlâ* meclisleri tertip ederdi. Onun 1000'den fazla imlâ meclisinde hadis rivayet ettiği söylenmektedir. Ayrıca Ṣaḥîḥayn ile Hattâbî'nin Garibü'l-ḥadîs̱'ini okuturdu. Furâvî'nin yanında bir yıl kalarak okuttuğu kitapları kendisinden rivayet eden Sem'ânî'nin belirttiğine göre o devirde bazı kitapların tek râvisi olduğu, ayrıca ilmi, üstün ahlâkı ve sağlam inancıyla şöhret bulduğu için muhtelif memleketlerden pek çok talebe kendisine gelir, Furâvî de ileri yaşına rağmen talebelerinin ihtiyaçlarıyla meşgul olurdu. Onlara çok iyi davranır, misafirlerine bizzat hizmet ederdi. Pek çok kitabı rivayet etmesi sebebiyle onun 1000 râviye bedel olduğunu anlatan "el-Furâvî elf râvî" sözü meşhur olmuştur. Furâvî tesirli vaazlarıyla ve dinî konuları tartışmaktan hoşlanmasıyla da ün kazanmıştır.

Sem'ânî'nin belirttiğine göre 530 yılının Ramazan ayında (Haziran 1136) Ṣaḥîḥ-i Müslim'in rivayetini tamamlayacakları gün talebeleri onu bir tahtırevana koyarak İmam Müslim'in kabrine götürdüler. Muhtemelen, daha önce kendisine bu eseri on yedi defa okumuş olan talebesi Abdürrezzâk b. Ebû Nasr et-Tabesî'nin kıraatinden sonra hatim duası yapan Furâvî bu eseri bir daha okutamayacağını tahmin ettiğini söyledi; nitekim bir ay kadar sonra 21 Şevval 530'da (23 Temmuz 1136) Nîşâbur'da vefat etti ve İbn Huzeyme'nin yanına defnedildi.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN