Himyeri İbn Amdülmün'im kimdir?

Fas'ın Sebte (Ceuta) şehrinde doğdu. Ebû İshak el-Gāfikī ve İbnü'ş-Şât gibi bazı âlimlerin derslerine devam eden Himyerî, özellikle Faslı âlimler arasında Arapça'ya hâkimiyetiyle dikkat çekiyordu. Onun hadis, kıraat, lugat, nahiv ve aklî ilimler sahasında temayüz eden bir fakih, aynı zamanda noter gibi çalışarak kadı tarafından düzenlenen evrakı onaylayan bir kişi olduğu, zekâsıyla ve satranç oyunundaki başarısıyla ün yaptığı rivayet edilmektedir. Sebte şehrinin ileri gelenleri arasında yer almasından dolayı, Sebte ahalisinin Nasrî hükümdarına bağlılığını sunmak için Gırnata'ya (Granada) gönderilen (705/1305) heyette hocası İbnü'ş-Şât ve Muhammed b. Ali es-Sebtî ile birlikte yer almıştır. Mezarı Sebte'deki Makberetülmenâre'de bulunan Himyerî'nin ölüm tarihi hakkında farklı rivayetler vardır. İbn Hacer el-Askalânî'nin 727 (1327) ve Lisânüddin İbnü'l-Hatîb'in 749 (1348) yıllarını vermelerine karşılık Kâtib Çelebi 900'de (1494) vefat ettiğini söylemektedir. Ancak Himyerî'nin er-Ravżü'l-miʿṭâr'da adlarını andığı hocalarının ölüm tarihlerinin Kâtib Çelebi'nin kaydettiği tarihten yaklaşık iki asır önceye rastlaması, kitaptan alıntı yapan bazı müelliflerin yine bu tarihten çok önce vefat etmiş olmaları, ayrıca Himyerî'nin 705 (1305) yılında Gırnata'ya gönderilen bir heyette yer alması, Kâtib Çelebi'nin verdiği tarihin yanlış olduğunu ortaya koymaktadır. er-Ravżü'l-miʿṭâr'ı neşreden İhsan Abbas eserin girişinde bu tartışmalara yer vermekte ve İbn Hacer'in kaydettiği tarihin en doğrusu olduğunu söylemektedir (neşredenin mukaddimesi, s. Y). İbn Abdülmün'im olarak da bilinen Himyerî doğru sözlü, sâlih ve âbid bir kişiydi; üstat ve hâfız olarak tanınıyordu.

Himyerî'nin, tam adı er-Ravżü'l-miʿṭâr fî ḫaberi'l-aḳṭâr olan eseri bir tarih-coğrafya ansiklopedisidir. Eserin Himyerî nisbesiyle meşhur olan müellifinin adı hakkında farklı görüşler ileri sürülmektedir. İhsan Abbas, kitabın farklı zamanlarda istinsah edilmiş nüshalarında müellifin adının madde başında yazıldığı şekilde kaydedildiğini söyler (neşredenin mukaddimesi, s. Z). Bu konuda bir araştırma yapan Hamarneh ise eserin tamamının veya büyük bir kısmının Ebû Abdullah Muhammed b. Abdülmün'im el-Himyerî tarafından VII. (XIII.) yüzyılın sonunda kaleme alındığını ve esere daha sonra X. (XVI.) yüzyılın başında onun ahfadından Ebû Abdullah Muhammed b. Muhammed b. Muhammed el-Himyerî'nin bazı küçük ilâvelerde bulunduğunu, bundan dolayı bazı tarihçilerin kendisini er-Ravżü'l-miʿṭâr'ın müellifi zannettiklerini, halbuki onu eserin müstensihi kabul etmenin daha doğru olacağını belirtir (FO, s. 79-90). Müellif eserin mukaddimesinde, coğrafî bir özelliği olan veya tarihî olaylar açısından önem arzeden yerleri eserine aldığını söyler. Çok önemli topografik bilgiler ihtiva eden kitapta yer isimleri alfabetik sıraya göre verilmiş, bazan yer isimlerinin menşei de açıklanmıştır (meselâ bk. "eş-Şâm" md.). Ayrıca büyük şehirlerin yapısı ve özelliklerinden de bahsedilmektedir (meselâ bk. "Âmid", "el-Ḳosṭanṭîniyye" md.leri). Kitabın hacmini büyütmemek için bazı önemli olayları kısaltarak verdiğini söyleyen Himyerî, bir yerin bazan sadece ismini ve nerede olduğunu zikrederken bazan da ele aldığı yerin coğrafî özelliklerini anlattıktan sonra bu yerin tarihi, buraya mensup meşhur kişiler, onunla ilgili rivayetler, şiir ve efsanelere dair bilgi vermektedir. Müellifin haklarında bilgi verdiği yerleri görmediği ve bu bilgileri daha önce yazılan kaynaklardan naklettiği anlaşılmaktadır. Yine Himyerî'nin Sebte'de yaşamasına rağmen bu şehirle ilgili verdiği bilgiler tamamen İdrîsî'nin Nüzhetü'l-müştâḳ'ından ve müellifi meçhul el-İstibṣâr adlı eserden nakledilmiştir. Eserin kaynakları genelde şunlardır: İdrîsî, Nüzhetü'l-müştâḳ; Ebû Ubeyd el-Bekrî, el-Mesâlik ve'l-memâlik ile Muʿcemü me'staʿcem; el-İstibṣâr fî ʿacâʾibi'l-emṣâr. Bu eserlerden sonra coğrafya kaynakları arasında İbn Cübeyr'in er-Riḥle'si başta gelir. Müellif dolaylı şekilde Ya'kūbî'den de faydalanmıştır. Tarihle ilgili konularda istifade ettiği kaynaklar ise daha çok Sîretü İbn İsḥâḳ, Sîretü İbn Hişâm, Fütûḥu'l-büldân (Belâzürî), Taberî'nin Târîḫ'i, Fütûḥu'ş-Şâm (Muhammed b. Abdullah el-Ezdî el-Basrî) ve Kitâbü'l-Meġāzî'dir (İbn Hubeyş). Faydalandığı diğer birçok eseri ise zikretmemiştir. Himyerî'den istifade edenlerin başında Kalkaşendî gelir; Kalkaşendî, Ṣubḥu'l-aʿşâ'nın Ortadoğu İslâm âlemiyle ilgili kısımlarını tamamen er-Ravżü'l-miʿṭâr'dan almıştır. Öte yandan Nefḥu'ṭ-ṭîb müellifi Makkarî eserden tarih, İbn Abdüsselâm ed-Der'î de seyahatnâme alanında faydalanmışlardır. Bunların dışında daha birçok müellif er-Ravżü'l-miʿṭâr'dan istifade etmiş ve eserin adını vermiştir. Bu arada Makrîzî'nin Ceni'l-ezhâr mine'r-ravżi'l-miʿṭâr adlı eserinin de onun bir özeti olduğu düşünülmüşse de (Lévi-Provençal, s. XIV) sonradan yapılan incelemelerde kitabın İdrîsî'nin Nüzhetü'l-müştâḳ'ından özetlendiği anlaşılmıştır. Özellikle Kuzey Afrika ülkelerinde çok tutulan er-Ravżü'l-miʿṭâr'dan yapılan alıntılar, Himyerî'nin ve eserinin ilim âleminde güvenilir bir kaynak olarak kabul edildiğini göstermektedir (Krachkovski, I, 450).

er-Ravżü'l-miʿṭâr'ın mevcudiyetinden ilk defa bahseden Kâtib Çelebi Keşfü'ẓ-ẓunûn'da eseri er-Ravżü'l-miʿṭâr fî aḫbâri'l-aḳṭâr adıyla kaydeder (I, 920). Ancak Keşfü'ẓ-ẓunûn'un Flügel neşrinde (III, 490-491) eser önce Ravżü'l-miʿṭâr fî aḫbâri'l-aḳṭâr, sonra da er-Ravżü'l-miʿṭâr fî ḫaberi'l-aḳṭâr olarak peş peşe iki defa verilmekte ve Himyerî'nin dedesinin adı ilkinde Muhammed olarak kaydedilmektedir. Yazma nüshalarından biri Nuruosmaniye Kütüphanesi'nde (nr. 44) bulunan eseri (er-Ravżü'l-miʿṭâr fî ẕikri'l-müdün ve'l-aḳṭâr) ilk defa kısmen neşrederek ilim âlemine tanıtan âlim E. Lévi-Provençal'dir. Lévi-Provençal önce İberik yarımadası ile Güney Fransa'yı (Ṣıfatü Cezîreti'l-Endelüs, münteḫabe min Kitâbi'r-Ravżi'l-miʿṭâr fî ḫaberi'l-aḳṭâr, Kahire 1937; Arapça metin ve Fransızca tercümesiyle birlikte La peninsule ibérique au moyen âge d'après le Kitāb ar-Rawḍ al-miʿṭār fī ḫabar al-aḳṭār d'Ibn ʿAbd al-munʿim al-Ḥimyarī, Leiden 1938 → Frankfurt 1414/1993), sonra da Girit'i (Arapça metin ve Fr. tercümesiyle birlikte "Une description arabe inédite de la Crète", Studi orientalistici in onore G. Levi Della Vida, II [Roma 1956], s. 49-57), Ch. Pellat Basra'yı ("Documents et notices. Extraits d'une notice inédite sur Basra", Arabica, I/2 [1954], s. 213-215), Umberto Rizzitano İtalya ve adalarını ("Münteḫabât min Kitâbi'r-Ravżi'l-miʿṭâr fî ḫaberi'l-aḳṭâr li-İbn ʿAbdi'l-munʿim el-Ḥimyerî, ḫâṣṣa bi'l-cüzür ve'l-biḳāʿi'l-İtâliyye", Mecelletü Külliyyeti'l-âdâb, XVIII/1 [Kahire 1956], s. 129-182), T. Lewicki özellikle Avrupa'nın doğu, orta ve güney kesimlerini, Berâga (Prag) ve bir Polonya şehri olan Mişka'yı (Mieszko), ("Brâġa et Mišḳa d'après une source arabe inédite", FO, I/2 [1960], s. 332-336), A. Malecka Doğu Afrika'nın sahil kesimleriyle bölgedeki bazı yerleri ("La côte orientale de l'Afrique au moyen âge d'après le Kitāb ar-Rawḍ al-miʿṭār de al-Ḥimyarī [XVe s.]", a.e., IV [1964], s. 331-339), S. Hamarneh Şam'ı (Dımaşk) ve arkasından Kudüs'ü ("The Description of Damascus in the ar-Rawḍ al-Miʿtār by al-Ḥimyarī", a.e., IX [1968], s. 275-290, "An Unpublished Description of Jerusalem in the Middle Ages", a.e., XI [1970], s. 145-156) tanıtan bölümleri yayımlamış, son olarak da İhsan Abbas geniş kapsamlı bir girişle birlikte eserin tamamını neşretmiştir (Beyrut 1975).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN