Hululu kimdir?

Trablusgarp'ın doğusunda yer alan sahil şehri Zelîten'de (Yezlît/Yezlîten) doğdu. Talebesi Ahmed b. Hâtim'den yapılan, 895 (1490) yılında yaşının sekseni aştığı şeklindeki bir nakilden hareketle 815 (1412-13) yılı dolaylarında doğduğu tahmin edilmektedir. Şöhret bulduğu Hulûlû lakabı yanında Vâmih lakabıyla da anılır. Aslen Kayrevanlı soylu bir aileye mensuptur. Muhammed b. Sâlih el-Kinânî'nin Ehl-i beyt'e mensubiyetine dair verdiği bilgi (Ẕeylü Meʿâlimi'l-îmân, V, 21) diğer kaynaklarda teyit edilmemektedir. İlk eğitimini Zelîten'de aldı ve Kur'an'ı ezberledi. Daha sonra Kayrevan'a giderek tahsilini sürdürdü. Ardından geçtiği Tunus şehrinde İbn Arafe'nin talebelerinden Burzülî, İbn Nâcî ve Ebû Hafs Ömer b. Muhammed el-Kalşânî ile Venşerîsî'nin hocası Kāsım b. Saîd el-Ukbânî gibi âlimlerden ders aldı. Hulûlû'nun yetiştirdiği çok sayıda öğrenci arasında Ahmed Zerrûk, Ahmed b. Hâtim es-Sanhâcî ve Kalesâdî'nin isimleri öne çıkmaktadır. Hafsî hânedanının parlak bir döneminde yaşayan Hulûlû, Sultan Ebû Amr Osman'ın tahtta bulunduğu sırada ve muhtemelen 1447-1474 yılları arasında Trablusgarp'ta kadılık ve kadılıktan azledildikten sonra Tunus'a dönerek birçok medresede hocalık yaptı. Bunlardan kumandan Nebîl'in kurduğu medresede vefatına kadar yirmi yıla yakın bir süre müderrislik görevinde bulundu. Hem fürû hem usul alanında derin bir âlim kabul edilen Hulûlû "Mâlikî fürûunda hâfız" olarak nitelenmektedir. Eserleri Mâlikî ulemâsının itibar ettiği kaynaklar haline gelmiş ve öğretimde esas alınmıştır.

Eserleri. 1. el-Bedrü'ṭ-ṭâliʿ fî ḥalli elfâẓi Cemʿi'l-cevâmiʿ (Şerḥu Cemʿi'l-cevâmiʿ el-kebîr). Tâceddin es-Sübkî'nin fıkıh usulüne dair kitabının şerhi olup ayrıntılı açıklamalar ve önceki âlimlerden yapılan uzun nakiller ihtiva eder (Rabat el-Mektebetü'l-Melekiyye, nr. 5347). 2. eż-Żıyâʾü'l-lâmiʿ şerḥu Cemʿi'l-cevâmiʿ (Şerḥu Cemʿi'l-cevâmiʿ eṣ-ṣaġīr). Müellif çok hacimli bulunan bir önceki eserini talebelerinin isteği üzerine bu adla ihtisar etmiştir. Hulûlû'nun, fıkıh usulü meselelerini fürûdan örneklerle ve bilhassa Mâlikî fakihlerinin tahrîcleriyle açıkladığı bu iki eseri Şâfiî usulüne göre yazılmış bir kitabın Mâlikî bakış açısıyla yorumu niteliğindedir. Önce Fas'ta (1326) Şinkītî'nin Neşrü'l-bünûd ʿalâ merâki's-suʿûd'unun kenarında basılan eserin kinaye ve ta'rize dair kısmı Abdülkerîm en-Nemle tarafından yayımlanmıştır (I-II, Riyad 1420/1999). 3. Şerḥu'l-İşârât (Şerḥu'l-İşâre). Ebü'l-Velîd el-Bâcî'nin el-İşârât (el-İşâre) ilâ maʿrifeti'l-uṣûl ve'l-vicâze fî maʿne'd-delîl adlı eserinin şerhidir. 4. et-Tavżîḥ şerḥu't-Tenḳīḥ. Şehâbeddin el-Karâfî'nin fıkıh usulüne dair eserinin şerhidir. Bu kitap, Hulûlû'nun fıkıh usulüne dair kaleme aldığı son eser olup daha önce yazdığı üç esere atıflar içerir. Karâfî'nin Şerḥu Tenḳīḥi'l-fuṣûl'üyle birlikte yayımlanan eserin (Tunus 1328, 1330, 1394/1910) başından nehiy bölümüne kadar olan kısmını Belkāsım b. Zâkir ez-Zebîdî yüksek lisans tezi (1425/2004, Mekke Ümmülkurâ Üniversitesi), "Ekallü'l-cem"den sonuna kadar olan kısmını da Gāzî b. Mürşîd el-Uteybî doktora tezi (1425/2004, Mekke Ümmülkurâ Üniversitesi) olarak neşre hazırlamıştır. 5. el-Beyân ve't-tekmîl fî şerḥi Muḫtaṣarı Ḫalîl. Hulûlû'nun Muḫtaṣaru Ḫalîl üzerine yazdığı iki şerhten büyüğü olup altı ciltten meydana gelir. Müteahhir Mâlikîler nezdinde muteber fıkıh kitaplarından olan eserde Hulûlû yine Halîl b. İshak el-Cündî'nin et-Tavżîḥ'i ile İbn Abdüsselâm, İbn Arafe gibi müteahhir Mâlikîler'in eserlerinden nakillerde bulunarak sağlam bir metin inşa etmeye çalışmıştır. Muhtelif kütüphanelerde yazma nüshaları bulunan kitabın (et-Tavżîḥ, neşredenin girişi, s. 184; M. İbrâhim Ali, s. 484-485) tahâret ve namaza dair ilk bölümleri, İbrâhim Miftâh es-Sagīr ve Ahmed İmrân el-Kümeytî tarafından yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlanmıştır (2006, el-Câmiatü'l-Esmeriyye, Zelîten / Libya). 6. Şerḥu Muḫtaṣari'ş-Şeyḫ Ḫalîl eṣ-ṣaġīr. İki ciltten oluşan eser büyük şerhten sonra kaleme alınmış ve Mısır Mâlikîleri arasında yaygınlık kazanmıştır (et-Tavżîḥ, neşredenin girişi, s. 185). 7. el-Mesâʾilü'l-muḫtaṣara min Kitâbi'l-Burzülî. Muḫtaṣaru nevâzili'l-Burzülî ve Muḫtaṣaru fetâva'l-Burzülî adlarıyla da anılan bu eserinde Hulûlû hocası Burzülî'nin fetva mecmuasından seçtiği bazı meseleleri ihtisar etmiş, Burzülî'nin cevaplarını kısaca aktardıktan sonra kendi açıklamalarını ve bazan da eleştirilerini kaydetmiştir. Çeşitli kütüphanelerde yazma nüshaları olan eserin (Tunus Millî Ktp., nr. 184) talâk bölümüne kadar olan kısmını Ahmed el-Halîfî yayımlamıştır (Trablus 1991; Beyrut 2002). 8. Şerḥu ʿaḳīdeti'r-Risâle. İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî'ye ait eserin başında yer alan akaid bölümünün şerhi olup günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA