İbn Ebü’d-Dıyâf kimdir ?

1217 (1802-1803) yılında Tunus'ta doğdu. Ailesi Evlâd-ı Avn kabilesindendir. Babası vezîr-i ekber Yûsuf Sâhibüttâba'ın kâtibiydi. İlk öğrenimini İbn Melûka Medresesi'nde yapan İbn Ebü'd-Dıyâf daha sonra Zeytûne Medresesi'ne devam etti. Tahsilini tamamladıktan sonra 1827'de Dîvân-ı İnşâ'da kâtip oldu. Vezîr-i ekber Şâkir Sâhibüttâba'ın ve Vali Hüseyin Paşa'nın güvenini kazandı. Güvenilirliği ve Arapça inşâdaki kabiliyeti sayesinde sır kâtipliğine getirildi. Tunus'ta nizamî ordu kurma girişimi dolayısıyla Hüseyin Paşa tarafından 1830'da Başhamba Mustafa Pehlivan'la birlikte İstanbul'a gönderildi. İstanbul'da beş ay kalan ve bu sırada Osmanlı yöneticileriyle çeşitli görüşmeler yapan İbn Ebü'd-Dıyâf 1832'de Tunus'a döndü. Ahmed Paşa'nın valiliği zamanında (1837-1855) başkâtip tayin edildi. Onun da güvenini kazanarak başdanışmanı oldu. Bu arada Dîvân-ı İnşâ'da bürokratik yazışmalarda şekil ve üslûp bakımından yenilikler yaptı. Onun zamanında yazışmalarda edebî bir üslûp kullanılmaya ve Osmanlı Devleti'yle olan muhaberelerde Türkçe'nin yerine Arapça geçmeye başladı.

Tanzimat'ın İslâmiyet'e uygunluğunu ve Tunus'ta uygulama şartlarını görüşmek üzere 1842'de bir heyetle tekrar İstanbul'a giden İbn Ebü'd-Dıyâf, bu sırada Osmanlı hükümeti tarafından iftihar nişanı ile taltif edildi. Tunus'a dönünce önce alay eminliği, sonra da kaymakamlık rütbesine nâil oldu. 1846 Kasımında Vali Ahmed Paşa'nın Fransa'yı ziyaretinde özel kâtibi olarak İbn Ebü'd-Dıyâf da bulundu. Bu münasebetle Fransa ile ilgili gözlemlerini ayrıntılı olarak kaleme aldı ve daha sonra bunları tarihinde kullandı. 1849'da kendisine "emîrü'l-livâ" rütbesi verildi. 1857-1864 arası reformlar döneminde yenilikçi idareciler arasında yer aldı. Ahdü'l-emânın hazırlıkları için kurulan komisyona üye oldu ve 10 Eylül 1857'de törenle ilân edilen ahdü'l-emânı bizzat İbn Ebü'd-Dıyâf kaleme aldı. Böylece Tanzimat prensiplerinin Tunus'ta uygulanması için önemli bir adım atıldı. Vali Mehmed Sâdık Paşa tarafından 1860'ta kendisine "emîrü'l-ümerâ ve vezîr-i kalem" rütbesi verilen İbn Ebü'd-Dıyâf, 29 Ocak 1861'de ilân edilen ilk Tunus anayasasının (Kānûnü'd-devle) hazırlanmasında da görev aldı. Aynı yıl içinde yabancılarla Tunuslular arasındaki davaların halli için kurulan komisyonun başkanlığına getirildi. Ancak vezîr-i ekber Hazinedar Mustafa Paşa ile anlaşmazlığa düşünce bir süre aktif görevden çekildi ve 1862-1872 yılları arasında İtḥâfü ehli'z-zamân adlı ünlü tarihini yazdı.

Tunuslu Hayreddin Paşa'nın Eylül 1869'da Milletlerarası Maliye Komisyonu başkanı ve Ocak 1870'te vezîr-i mübâşir olarak tayininden sonra tekrar yıldızı parlayan İbn Ebü'd-Dıyâf, Vezir Ahmed Zerrûk Paşa'nın hesaplarını araştıran komisyona üye oldu ve ardından vezâret-i ekberin kanunî mevzuatla ilgili üçüncü kısmına müsteşâr-ı evvel tayin edildi. Burada on dokuz ay çalıştıktan sonra yaşlılığı dolayısıyla Ocak 1872'de görevinden istifa etti ve 29 Eylül 1874 tarihinde öldü. Vezir Yûsuf Sâhibüttâba' Camii hazîresinde babasının yanına defnedildi. Dürüst, haysiyetli, bilgili ve afif bir kişi olan İbn Ebü'd-Dıyâf iyi bir münşî olduğu kadar aynı zamanda güçlü bir şair ve kâtipti. Kitapları ölümünden sonra ailesinden satın alınarak 1875'te kurulan el-Mektebetü's-Sâdıkıyye'ye konulmuştur.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN