İbn Miksem el-Attar kimdir?

265 (878-79) yılında Bağdat'ta doğdu. Bu tarih, el-Bidâye ve'n-nihâye'de (XI, 259) muhtemelen bir dizgi hatası yüzünden 205 (820-21) olarak geçmektedir. Hatîb el-Bağdâdî'nin tesbit ettiği soy zincirinde sekizinci ceddi olarak görünen ve Abdullah b. Abbas'ın mevlâsı olan Miksem'e nisbetle İbn Miksem diye meşhur oldu. Brockelmann'ın Miksem'i bir yerde doğru okurken diğer bir yerde Muksim diye kaydetmesi (GAL Suppl., I, 328) ve Zehebî'ye ait Târîḫu'l-İslâm'da Mukassim şeklinde harekelenmesi dikkatsizlik eseri olmalıdır (Tâcü'l-ʿarûs, "ḳsm" md.). İdrîs b. Abdülkerîm, Dâvûd b. Süleyman ve Hâtim b. İshak el-Mevsılî'den arz yoluyla kıraat tahsil eden İbn Miksem, Ebû Müslim el-Keccî, Sa'leb, İdrîs b. Abdülkerîm, Ebû Ca'fer İbn Ebû Şeybe gibi şahıslardan hadis dinledi. Sa'leb'in Mecâlisü S̱aʿleb adlı eserini rivayet edenler arasında yer aldı (İbnü'n-Nedîm, s. 335) ve ondan Arap dili ve edebiyatı alanında geniş ölçüde istifade etti. Kendisinden oğlu Ahmed, İbrâhim b. Ahmed et-Taberî, Ebü'l-Ferec Abdülmelik b. Bekrân en-Nehrevânî, İbn Mihrân en-Nîsâbûrî, Ebü'l-Ferec eş-Şenebûzî arz yoluyla kıraat öğrendiler; Ebü'l-Hasan İbn Rizkaveyh ve İbn Şâzân el-Bağdâdî hadis rivayet etti.

Bağdat'ın ileri gelen kurrâsından olup kıraatlerin meşhur, garîb ve şâzlarını iyi bilen (Zehebî, Maʿrifetü'l-ḳurrâʾ, II, 598) ve Arap dilinde otorite kabul edilen İbn Miksem için İbnü'n-Nedîm, "Dilde ve şiirde âlimdi" derken Hatîb el-Bağdâdî onu sika olarak değerlendirmiş ve Kûfeliler'in nahvine en çok vâkıf olan kişi diye tanıtmıştır. Zehebî bir yerde İbn Miksem hakkında ileri geri konuşulduğunu söylemiş (Mîzânü'l-iʿtidâl, III, 519), başka bir yerde hadisini almakta sakınca bulunmadığını kaydetmiştir (Maʿrifetü'l-ḳurrâʾ, II, 600). Ancak İbn Miksem, Kur'an tilâvetinde icmâa aykırı okuyuşları yüzünden eleştirilmiştir. Devrin kurrâsının karşı çıktığı bu okuyuşları savunması ve talebelerine okutması sebebiyle tartışmaların yayılması ve durumun Halife Kāhir-Billâh'a intikal etmesi üzerine, 321 (933) yılında Hâcib Selâme et-Tûlûnî el-Mü'temin'in huzuruna celbedilerek (İbn Miskeveyh, I, 285) başta Irak şeyhülkurrâsı İbn Mücâhid olmak üzere kıraat ve fıkıh âlimlerinden oluşan bir heyet önünde sorguya çekildi ve bu yanlış okuyuşlarından vazgeçerek tövbe etmesi istendi. İbn Miksem, bu baskı karşısında hatalı olduğunu kabul etmiş görünerek tövbe etti; müzakereler bir tutanakla tesbit edilip imzalandı ve muhtemelen tartışmaya konu olan kitapları yakıldı (a.g.e., a.y.). Ancak konuyla ilgilenenlerin bu olayı değerlendirmeleri farklı olmuş, onun kendiliğinden bir şey uydurmadığı, İbn Şenebûz'a yapıldığı gibi kendisine de haksızlık edildiği, özellikle İbn Mücâhid'in bu iki âlimi incittiği ileri sürülmüştür (Ebû Hayyân et-Tevhîdî, VIII, 65).

İbn Miksem, İbn Mücâhid'in ölümünden sonra (Zehebî, Maʿrifetü'l-ḳurrâʾ, II, 598) farklı kıraat vecihlerini okumaya ve okutmaya devam etti. Ona ait vecihlerin Arap diline ve Mushaf'ın hattına uygunluğu kabul edilmekle birlikte isnadının bulunmaması, icmâa aykırı olması ve bazı örneklerinde mânanın bozulması gibi gerekçelerle bunlara karşı çıkılmıştır. Meselâ Yûsuf sûresinin 80. âyetindeki نجيّا kelimesini نجباء diye okumuş ve bu şekilde âyetin, "Ondan ümitlerini kesince fısıldaşarak bir kenara çekildiler" cümlesinde bulunan "fısıldaşarak" ifadesi "asil bir şekilde" anlamına dönüşmüştür. Arap dili ve Mushaf'ın imlâsı açısından bu okuyuş mümkünse de burada ve benzeri örneklerde icmâa muhalefet edildiği ve bu okuyuşların herhangi bir mesnedinin bulunmadığı kesindir. Nitekim İbn Miksem de böyle bir iddiada bulunmamış, talebelerinden Ebü'l-Ferec eş-Şenebûzî'nin kendisinden naklettiğine göre sadece Mushaf'ın hattına ve bir vecihle de olsa Arap diline uyan her okuyuşun câiz olduğunu söylemiş (İbnü'l-Cezerî, II, 124), yapılan itirazlar karşısında Halef b. Hişâm'ın ve diğerlerinin tercihlerde bulunup kendilerine özel kıraat oluşturduklarını öne sürerek aynı şeyin kendisi için de mümkün olduğunu ifade etmiştir. Ancak Halef'in uyguladığı yöntemin, Arap diline ve Mushaf'ın hattına uygunluğu yanında isnadı da bulunan kıraat vecihleri arasından seçim yapmaktan ibaret olduğunu dikkate almamıştır (Yâkūt, XVIII, 150-151; Zehebî, Maʿrifetü'l-ḳurrâʾ, II, 598-600; İbnü'l-Cezerî, II, 124; İbn Miksem'in tefsir ve kıraat kitaplarında yer alan farklı okuyuşları için bk. Jeffery, I, 9-32).

Arthur Jeffery, İbn Miksem'in okuyuşunun genelde Kûfe kurrâsına dayandığını, onlardan ayrıldığı yerlerde Nâfi' b. Abdurrahman ve Ebû Ca'fer el-Kārî'nin okuyuşlarını tercih ettiğini belirtmiş, onun okuyuşundan tesbit ettiği 500'ün üzerindeki örneğin beşte birinde Hasan-ı Basrî'nin okuyuşlarıyla uyuştuğunu zikretmiştir (a.g.e., I, 33). Ebû Hayyân et-Tevhîdî, 352 (963) yılında kendisinden Mecâlisü S̱aʿleb'i dinlediği İbn Miksem'in o sırada gözlerinin görmediğini bildirmiştir. 8 Rebîülâhir 354'te (13 Nisan 965) vefat eden İbn Miksem'in ölüm tarihi 353, 355 ve 362 (973) olarak da kaydedilmiştir.

Eserleri. 1. el-Envâr fî tefsîri (ʿilmi)'l-Ḳurʾân. İbnü'l-Cevzî'nin benzerini görmediğini söylediği eserin bir nüshası Râmpûr Devlet Kütüphanesi'ndedir (Brockelmann, GAL Suppl., I, 943). 2. Cüzʾ fîhi min ḥadîs̱i İbn Miḳsem ʿan şüyûḫih. Bir nüshası Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye'de (Hadis, nr. 1558) bulunmaktadır (Fuâd Seyyid, I, 215). İbn Miksem'in kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Kitâbü'l-Meṣâḥif, el-Leṭâʾif fî cemʿi hecâʾi'l-meṣâḥif, İḥticâcü'l-ḳırâʾât, el-Vaḳf ve'l-ʿibtidâʾ, Kitâbü's-Sebʿa bi-ʿileliha'l-kebîr, Kitâbü's-Sebʿati'l-evsaṭ, Kitâbü'l-Aṣġar (Şifâʾü'ṣ-ṣudûr), el-İntiṣâr li-ḳurrâʾi'l-emṣâr, Kitâbü'l-Muvażżıḥ, Kitâb fî ḳavlihî teʿâlâ "ve men yaḳtül", ʿAdedü't-tamâm, el-Maḳṣûr ve'l-memdûd, Kitâb fi'n-naḥv, el-Müẕekker ve'l-müʾennes̱, el-Medḫal ilâ ʿilmi'ş-şiʿr, er-Red ʿale'l-Muʿtezile, Aḫbâru nefsih.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN