İbn Ziyad el-Gaysi kimdir?

900 yılı Receb ayında (Nisan 1495) Yemen'in Zebîd şehrinde doğdu ve orada büyüdü. Büyük dedelerinden Ziyâd'a nisbetle İbn Ziyâd diye tanındı. Küçük yaşta Kur'an'ı ezberledikten sonra Muhammed b. Mûsâ ed-Ducâî, Ahmed b. Mûsâ ed-Ducâî, Ahmed b. Ömer el-Müzecced ve Ebü'l-Abbas İbnü't-Tayyib et-Tanbezâvî'den (et-Tabenzâvî) fıkıh, Hâfız Vecîhüddin İbnü'd-Deyba' ve diğer bazı âlimlerden tefsir, hadis, siyer, Cemâleddin Yahyâ Kuteyb'den usul, Muhammed Mufaddal el-Lihyânî'den Arapça okudu.

942 (1536) yılında hacca giden İbn Ziyâd, başta Hicaz müftüsü Abdülazîz ez-Zemzemî olmak üzere Haremeyn âlimleriyle fikir alışverişinde bulundu. Hocası Tanbezâvî'nin 948'de (1541) ölümü üzerine fetva makamına getirildi. Zebîd'deki el-Câmiu'l-kebîr, Mustafa Paşa en-Neşşâr Camii, Vehhâbiyye, Eşrefiyye ve Vâsikıyye medreselerinde ders verdi. Receb, şâban ve ramazan aylarında el-Câmiu'l-Muzafferî'de Ṣaḥîḥ-i Buḫârî okutur ve ramazanın bitiminde yapılan son derste şehrin emini ve diğer önemli kişiler de hazır bulunurdu. İbn Ziyâd, kendisine gelen soruları talebeleriyle birlikte değerlendirir ve gerekli araştırmaları yaptıktan sonra cevap yazardı. Sabahları ders verir, öğleden sonra da geçimini sağlamak için çalışırdı. İbn Ziyâd'a ayrıca Hicaz, Hadramut, Habeşistan ve Hindistan'dan zaman zaman fetva sorulurdu. Tasavvufla da ilgilenen ve tarikat ehliyle müzakerelerde bulunan İbn Ziyâd, Muhyiddin İbnü'l-Arabî'yi övücü ifadelerle anardı. 964 (1557) yılında gözlerini kaybetmesine rağmen öğretim, fetva ve telif çalışmalarını sürdürdü. 11 Receb 975'te (11 Ocak 1568) Zebîd'de vefat etti.

Eserleri. Kırka yakın risâle kaleme almış olan İbn Ziyâd'ın risâlelerinin bir kısmı, İbn Hacer el-Heytemî gibi devrin tanınmış âlimleriyle tartıştıkları konularla ilgilidir. el-Envârü'l-müşriḳa fi'l-fetâva'l-muḥaḳḳaḳa adlı eseri de çeşitli risâlelerini ihtiva etmektedir (yazma nüsha-ları için bk. Brockelmann, GAL, II, 532-533; Suppl., II, 555; Habeşî, s. 237). Belli başlı risâleleri şunlardır: İs̱bâtü sünneti refʿi'l-yedeyn ʿinde'l-iḥrâm ve'r-rükûʿ ve'l-iʿtidâl ve'l-ḳıyâm mine'r-rekʿateyn, Fetḥu'l-mübîn fî aḥkâmi teberruʿi'l-medîn, en-Nuḫbe fi'l-uḫuvve ve'ṣ-ṣuḥbe, el-Edilletü'l-vâżıḥa fi'l-cehri bi'l-besmele ve ennehâ mine'l-Fâtiḥa, İḳāmetü'l-burhân ʿalâ kemmiyyeti't-terâvîḥ fî ramażân, Taḥẕîru eʾimmeti'l-İslâm ʿan taġyîri binâʾi'l-Beyti'l-ḥarâm, Müzîlü'l-ʿanâʾ fî aḥkâmi'l-ġınâʾ, el-Ecvibetü'l-merżıyye ʿani'l-esʾileti'l-Mekkiyye, el-Cevâbü'l-metîn ʿani's-suʾâli'l-vârid mine'l-Beledi'l-emîn, Ḥallü'l-maʿḳūd fî aḥkâmi'l-mefḳūd, Îżâḥu'n-nuṣûṣi'l-müfaṣṣaḥa bi-buṭlâni tezvîci'l-veliyyi'l-vâkiʿ ʿalâ ġayri'l-ḥaẓẓi ve'l-maṣlaḥa, Simṭü'l-leʾâl fi'l-kelâm ʿalâ mâ verede fî kütübi'l-aʿmâl, Keşfü'n-niḳāb ʿan aḥkâmi'l-miḥrâb, Taḥrîrü'l-maḳāl fî ḥükmi men aḫbera bi-rüʾyeti hilâli Şevvâl, Şeddü'l-yedeyn ʿalâ defʾi mâ nusibe ile'z-Zührî mine'l-vehm fî ḥadîs̱i Ẕi'l-Yedeyn, Risâle fi'l-ḳāt ve'l-küfte ve'l-ḳahve ve'l-bün ve cemîʿi'l-maḫadderâti'l-mübâḥa ve'l-mekrûhe, Keşfü'l-ġıṭâ ʿammâ vaḳaʿa fî teberruʿi'd-deyn mine'l-lübsi ve'l-ḫa-ṭâʾ, Müzîlü'l-ʿanâʾ fî aḥkâmi mâ uḥdis̱e fi'l-arâżi'l-mezrûʿa mine'l-fenâʾ, en-Nüḳūlü'l-ʿaẕbetü'l-maʿînetü'l-müstefâdü minhâ ṣıḥhatü beyʿi'l-ʿîne, el-Ecvibetü'l-muḥarrere ʿani'l-mesâʾili'l-vâride min bilâdi'l-Mehre.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN