İbnü’l-mecdî

767'de (1365) Kahire'de doğdu. Dedesinin taşıdığı Tîbûgā (Tayboğa) adından Türk asıllı olduğu anlaşılmaktadır; İbnü'l-Mecdî künyesini de dedesinin Mecdî lakabından almıştır. Temel eğitimini gördükten sonra Sâlih b. Ömer el-Bulkīnî ve İbnü'l-Mülakkın'dan Şâfiî fıkhı okudu. Miras hukukunu (ferâiz) kavrayabilmek için meşgul olmaya başladığı aritmetik onu geometri, astronomi ve mîkāt ilmine yöneltti; zekâsı ve üstün gayreti bu alanlarda otorite sayılmasını sağladı. Özellikle Şâfiî fıkhının klasikleri arasında yer alan Mâverdî'nin el-Ḥâvi'l-kebîr'i üzerine verdiği derslere çeşitli mezheplerden din âlimleri de katılıyordu. Hayatının çoğunu sosyal ilişkilerden nisbeten uzak kalarak ilmî çalışmalarla geçirdiği, hatta bu sebeple ruhî bunalıma düştüğü halde (Sehâvî, I, 300-302) insanlar arasında dindar, nüktedan ve hayır sever kişiliğiyle tanınmıştır.

İbnü'l-Mecdî her ne kadar ferâiz ilminde bir otorite kabul edilmişse de onun asıl şöhreti astronomi alanındadır ve kendisi, İbnü'ş-Şâtır'dan (ö. 777/1375) başlayarak öğrencisi Bedreddin Mardînî'ye (ö. 912/1506) kadar gelen Mısırlı astronomlar zincirinin son halkalarından biridir. Onun birçoğu günümüze ulaşmamış olan eserlerinin otuzdan fazlası bu alanda kaleme alınmıştır ve bunların bir kısmı "rubu' tahtası" denilen astronomik ölçüm aletleri hakkındadır; bir kısmı da astronomi cetvellerinden (zîc) oluşmaktadır. XIX. yüzyıla kadar Mısır'da yaygın biçimde kullanılan İbnü'l-Mecdî'nin zîclerine başka astronomlar bazı ilâvelerde bulunmuşlardır. Bu durum, bir taraftan onun çalışmalarının kendinden sonrakilere yaptığı etkiler hakkında fikir verirken bir taraftan da düzenlediği cetvellerin özgün şekillerini tesbit etmeyi zorlaştırmıştır.

Eserleri. 1. ed-Dürrü'l-yetîm fî teshîli ṣınâʿati't-taḳvîm. Güneş, ay ve gezegenlere ait astronomi cetvellerinden oluşmaktadır. Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye'de bazıları eksik, bazıları birbirinden farklı versiyonlar halinde bir dizi yazması bulunmaktadır. Bunların en eski tarihli olanlarından biri (Mîkāt, nr. 405) cetvelleri en okunaklı şekilde ihtiva etmektedir; ancak unvan sayfası kayıptır. Daha geç döneme ait başka bir nüshanın (Mîkāt, nr. 391) unvan sayfasında eserin tam adı verilmekte ve müellifi İbnü'l-Mecdî olarak açıkça belirtilmektedir. Bu yazmada Nûreddin en-Nakkāş ve İzzeddin el-Vefâî'ye nisbet edilen ilâve ay cetvelleri de vardır. Aynı tarihe ait bir başkası ise (Teymûr, Riyâza, nr. 188) Rıdvan Efendi adını taşıyan bir âlimin elinden çıkmadır ve ed-Dürrü'l-yetîm'in yöntemine göre hazırlanmış güneş, ay ve gezegen cetvellerini içermektedir (ed-Dürrü'l-yetîm'in muhtevasını veren yahut onun yöntemini takip ederek muhtevasını güncelleştiren bu yazmalar dizisinin tanıtımı için bk. King - Kennedy, IV/1 [1980], s. 62-68). 2. İrşâdü'l-ḥâʾir ilâ tahṭîṭi fażli'd-dâʾir. Rubu' tahtası üzerindeki sinüs çizgilerinin çizilmesiyle ilgilidir. 3. Risâle fi'l-ʿamel bi-rubʿi'l-muḳanṭarâti'l-maḳṭûʿ. "el-Mukantar" (Lat. almucantar) adı verilen ve enlemlerin izdüşümlerini gösteren rub' türünün kullanılış şekli hakkındadır. Dâvûd-i Karsî tarafından yapılan şerhinin bazı yazma nüshaları bugüne ulaşmıştır (DİA, IX, 32). 4. el-Menhelü'l-ʿaẕbü'z-zülâl fî taḳvîmi'l-kevâkib ve rüʾyeti'l-hilâl. Mîkāt ilmi ve yeni hilâlin görüleceği vaktin tesbiti hakkındadır. 5. Zâdü'l-müsâfir fî (maʿrifeti) resmi ḫuṭûṭi fażli'd-dâʾir. İrşâdü'l-ḥâʾir'in bir özetidir. 6. İrşâdü's-sâʾil ilâ uṣûli'l-mesâʾil. Abdullah b. Halîl el-Mâridî'nin rub'u'd-düstûr denilen alet için yazdığı ed-Dürrü'l-(el-Lüʾlüʾü'l-)mens̱ûr fi'l-ʿameli bi-rubʿi'd-düstûr adlı eserin şerhidir. 7. er-Ravżü'l-ezher. "Müşettah" yahut "müsetter" olarak anılan rub' türünün kullanımına dairdir. 8. Tuḥfetü'l-aḥbâb fî naṣbi'l-bâẕâhenc ve'l-miḥrâb. Mescidlerde mihrap ve havalandırma pencerelerinin yerlerini tayin hakkındadır. 9. el-Câmiʿu'l-müfîd fi'l-keşf ʿan uṣûli mesâʾili't-taḳvîm ve'l mevâlîd. 10. et-Teshîl ve't-taḳrîb fî beyâni ṭuruḳi'l-ḥal ve't-terkîb. Astronomi cetvellerinin düzenlenmesine dairdir. 11. Ġunyetü'l-fehîm ve'ṭ-ṭarîḳ ilâ ḥalli't-taḳvîm. 12. Mecmûʿu maḥlûlât fî ʿilmi'n-nücûm. Astronomi problemlerini topluca ele almaktadır. 13. Cedâvîlü's-sümût. Gök cisimlerinin semt (çoğulu sümût) cetvellerini ihtiva etmektedir. 14. Taḳdîrü(Teʿâdîlü)'l-ḳamer. 15. Düstûrü'n-neyyireyn. Güneş ve ay cetvelleridir. 16. ʿİḳdü'd-dürer fi'l-ʿamel bi'l-ḳamer. Ay cetvelleriyle ilgilidir. 17. Keşfü'l-ḥaḳāʾiḳ fî ḥisâbi'd-derec ve'd-deḳāʾiḳ. Altmışlı sisteme dayalı aritmetik işlemleri hakkındadır. 18. el-Mübtekerâtü'l-ḥisâbiyye. Aritmetik üzerine olup Nûreddin Ali el-Farazî tarafından şerhedilmiştir. 19. Şerḥu't-Telḫîṣ li'bni'l-Bennâ (Ḥâvi'l-lübâb fî şerḥi Telḫiṣi aʿmâli'l-ḥisâb). Sehâvî bu şerhin İbnü'l-Mecdî'nin eserlerinin en hacimlisi olduğunu kaydetmektedir (eḍ-Ḍavʾü'l-lâmiʿ, I, 301). 20. el-Kâfî fî mîrâs̱i'l-ümme. 21. İbrâzü leṭâʾifi'l-ġavâmıż ve iḥrâzi ṣınâʿati'l-ferâʾiż. el-Kâfî'nin muhtasarı olmakla birlikte ondan daha meşhurdur. 22. Şerḥu'l-Caʿberiyye. Sâlih b. Sâmir el-Ca'berî'nin Şâfiî fıkhına dair Naẓmü'l-leʾâlî fi'l-ferâʾiż adlı eserine yazılmış bir şerhtir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN