İbnü’s-sagīr

Hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Aḫbârü'l-eʾimmeti'r-Rüstemiyyîn adlı eserini yazdığı 290 (903) yılından çeyrek asır önce Rüstemîler'in merkezi Tâhert'e yerleştiği tahmin edilmektedir. Eserde, Rüstemîler'den İmam Ebü'l-Yakzân döneminin (874-894) bir kısmını idrak ettiğini ve meclisinde bulunduğunu söylemesi onun Tâhert'e başka bir yerden gelmiş olması ihtimalini güçlendirmektedir. Kûfe, Basra ve diğer şehirlerden Tâhert'e gelip yerleşenlerin çokluğundan bahsetmesi ve Tâhert'in yerlileri olan İbâzî Hâricîleri'yle ilişkilerinden söz ederken onlardan biri olmadığını belirten ifadeler kullanması da bu görüşü desteklemektedir. İbnü's-Sagīr'in Mâlikî veya mutedil bir Şiî olduğu rivayet edilmekle birlikte Şîa'ya mensup olma ihtimali daha kuvvetlidir. Kitabında İbâzî karşıtı bazı ifadeler yer alsa da İbâzîler'e karşı düşmanca bir tavır takınmamıştır. Hakkında araştırma yapanlar, onun aktardığı haberlerin doğruluğuna önem veren ve olayları objektif bir şekilde değerlendiren tenkitçi zihniyete sahip bir tarihçi olduğu konusunda birleşirler.

Aḫbârü'l-eʾimmeti'r-Rüstemiyyîn, Tâhert Rüstemîleri'ne dair Hâricîler'den Ebû Zekeriyyâ el-Vercelânî'nin es-Sîre ve aḫbârü'l-eʾimme (Kitâbü Siyeri'l-eʾimme ve aḫbârihim, Târîḫu Ebî Zekeriyyâ) adlı eserinden sonra en önemli kaynaktır. İbnü's-Sagīr, Rüstemîler'in İbâzıyye kolunun ikinci imamı Abdülvehhâb b. Abdurrahman'dan (787-823) altıncı imam Ebû Hâtim Yûsuf b. Muhammed'e (894-895, 899-907) kadar geçen dönemi çok geniş bir şekilde anlatmıştır. Kitap, Ebû Hâtim Yûsuf devri olayları tamamlanmadan sona ermektedir. Müellif eserinde sadece Tâhert tarihini ele almış, şehrin civarında cereyan eden hadiselere neredeyse hiç yer vermemiştir, anlattığı olayların tarihini de nâdiren kaydetmiştir. Fâtımîler adına faaliyette bulunan İsmâilî dâîsi Ebû Abdullah eş-Şiî'nin 296'da (909) Kuzey Afrika'da yaptığı tahribattan söz etmemesi müellifin bu tarihten önce öldüğünü göstermektedir. İbnü's-Sagīr, Rüstemîler'in kuruluşundan kendisinin Tâhert'e gelişine kadar olan dönemle ilgili kısmı İbâzîler'den dinlediklerine, bundan sonraki bölümü ise kendi gözlemlerine dayanarak anlatmıştır. Eser Ebû Zekeriyyâ el-Vercelânî, Ebü'l-Kāsım İbrâhim el-Berrâdî ve Ebü'l-Abbas eş-Şemmâhî tarafından kaynak olarak kullanılmıştır.

Aḫbârü'l-eʾimmeti'r-Rüstemiyyîn, Aussi de Calassanti Motylinski tarafından yapılan Fransızca tercümesiyle birlikte (Chronique d'Ibn S̱agḫīr sur les imams rostemides de Tahert) Ẕikru baʿżi'l-aḫbâr fi'l-eʾimmeti'r-Rüstemiyyîn menḳūl min İbni'ṣ-Ṣaġīr adıyla neşredilmiş (Actes du XIVe congrès international des orientalistes, Alger 1905 içinde, Paris 1908, s. 3-132), bu neşirde yer alan Arapça metin daha sonra Mecelletü'l-ʿUlûmi'l-insâniyye'de yeniden yayımlanmıştır ("Les cahiers de Tunisie: Revue des sciences humaines faculté de letters de Tunisie", XXIII/91-92 [Tunus 1975], s. 315-368). Eseri Muhammed Nâsır ve İbrâhim Behhâz da neşretmiştir (Beyrut 1406/1986).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN