İbnü’t-tallâ‘

404 yılı Zilkade ayı sonunda (Haziran 1014) doğdu. Babası Ferec, Muhammed b. Yahyâ el-Bekrî et-Tallâ'ın (veya İbnü't-Tallâ') âzatlısı olduğu için ona nisbetle anılmıştır. Tücîbî'nin kaydettiğine göre Sirâc b. Abdülmelik, Ferec'in efendisiyle birlikte Kurtuba'da (Cordoba) at gemlerini cilâlamasından dolayı hemze ile İbnü't-Tallâ' (ابن الطلّاء) denmesi gerektiğini, ayn ile İbnü't-Tallâ' (ابن الطلّاع) şeklinin yanlış olduğunu belirtirken İbn Hişâm en-Nahvî, Ferec'in Kurtuba'da hurma ağaçlarını aşılaması sebebiyle ikinci şekli doğru kabul eder. Nitekim bütün klasik kaynaklarda bu yazılış tercih edilmiştir. Bazıları ise kelimenin "yağlama" ve "cilâlama" mânası da bulunmasından hareketle ilkiyle eş anlamlı olduğunu söylerler (Bernâmec, s. 56).

İbnü't-Tallâ' Yûnus b. Abdullah b. Mugīs, Ebû Ömer İbnü'l-Kattân, Mekkî b. Ebû Tâlib, Ebû Abdullah İbn Âbid, İbn Cehver, Ebû Ali el-Haddâd, Hâtim b. Muhammed (İbnü't-Tarâblusî) ve Muâviye b. Muhammed el-Ukaylî gibi âlimlerden fıkıh ve hadis okudu. Mâlikî fıkhı ve şürût (vesâik) üzerine ihtisası yanında bölge ulemâsı ve bunların fetvaları konusunda geniş bilgi sahibiydi. Kurtuba Ulucamii'nde imamlık yaptı, İbnü'l-Kattâ'ın vefatından sonra şûra görevine getirildi. Murâbıtlar'ın Kurtuba'yı ele geçirmesi üzerine onlara karşı menfî tavrı sebebiyle fetva vermekten menedildi.

Bid'atlara şiddetle karşı çıkması, ayrıca takvâsı ile de dikkat çeken İbnü't-Tallâ'a halk ve yöneticiler, özellikle Mu'temid b. Abbâd büyük saygı duyardı. Âlî isnadı sebebiyle çeşitli yörelerden birçok âlim el-Muvaṭṭaʾ, el-Müdevvenetü'l-kübrâ ve Nesâî'nin es-Sünen'ini kendisinden dinleyip rivayet etmek için onun yanına gelirdi. Talebeleri ve icâzet verdiği kişiler arasında Ebû Ca'fer el-Bitrûcî, Muhammed b. Abdülhâliḳ el-Hazrecî, Ebû Ali es-Sadefî, İbn Rüşd el-Ced, Ebü'r-Rebî' el-Kelâî, Ebû Bekir İbn Haydere, Ebû Mervân İbn Kuzmân, Ebü'l-Velîd Hişâm b. Ahmed, Ebû Abdullah İbn Îsâ et-Temîmî, Muhammed b. Abdullah el-Kaysî gibi âlimler bulunmaktadır. İbnü't-Tallâ' 13 Receb 497 (11 Nisan 1104) tarihinde vefat etti.

Eserleri. Kaynaklarda yazdığı birkaç eserden söz edilmekle birlikte İbnü't-Tallâ'ın yalnız Aḳżıyetü Resûlillâh adlı eseri günümüze ulaşmıştır. Aḥkâmü'n-nebî veya Nevâzilü'l-aḥkâmi'n-nebeviyye adlarıyla da anılan eserde Hz. Peygamber'in verdiği kazâî hükümler bir araya getirilmiştir. Müellif, türünün ilk ve en meşhur örneklerinden biri olan (diğer bazıları için bk. Abdülhay el-Kettânî, II, 13-14) kitabının sonunda telif sebebini zikrederken Ebû Bekir İbn Ebû Şeybe'nin aynı adla yazdığı eserde ancak 100 kadar hadis topladığını, kendisinin ise konuyla ilgili ulaşabileceği hadisleri derlemeyi amaçladığını belirtir. Eserin sonunda ayrıca faydalandığı otuz dört kitap ve bunların rivayet zincirlerini kaydeder. Aḳżıyetü Resûlillâh Kahire'de (1346) basıldıktan sonra Abdülmu'tî Kal'acî (Halep 1396/1976, 1402/1982), Muhammed Ziyâürrahman el-A'zamî (Beyrut 1398/1978, 1402/1982), Muhammed Abdüşşekûr (Büreyde [Medine] 1403/1983), Kāsım eş-Şemmâî er-Rifâî (Beyrut 1987) ve Muhammed Nizâr Temîm ile Heysem Nizâr Temîm (Beyrut 1418/1997) tarafından neşredilmiştir. Abdülmün'im Halefullah da eseri yer yer kısaltarak Aḥkâmü Resûlillâh adıyla yayımlamıştır (Kahire 1413/1993).

İbnü't-Tallâ'ın kaynaklarda adı geçen Fehrese'si bugün mevcut olmamakla birlikte M. Isabel Fierro, Aḳżıyetü Resûlillâh'ın sonundaki isnadlarla diğer bazı eserlerde anılan isnadlarını bir araya getirerek yayımlamıştır (bk. bibl.). Müellifin Kitâbü'ş-Şürûṭ (el-Ves̱âʾiḳu'l-muḫtaṣara) ve İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî'nin Muḫtaṣarü'l-Müdevvene'sindeki zevâidi tahriç ettiği Zevâʾidü İbn Ebî Zeyd (Zevâʾidü Ebî Muḥammed fi'l-Muḫtaṣar) adlı eserleri de kaynaklarda zikredilmektedir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN