İbrâhim ı

140'ta (757-58) doğdu. Horasan'da Abbâsî davetini destekleyen ve Ebû Müslim-i Horasânî'nin kumandanları arasında yer alan Ağleb b. Sâlim'in oğludur. Ağleb aslen Merverrûzlu olup Muhammed b. Eş'as el-Huzâî'nin İfrîkıye'ye gönderilen ordusunda görev almış (144/761) ve onun tarafından Zap valiliğine getirilmiştir. Huzâî askerlerin isyanı sebebiyle İfrîkıye'den ayrılmak zorunda kalınca Halife Mansûr onu İfrîkıye valiliğine tayin etmiş (Cemâziyelâhir 148 / Ağustos 765) ve bu görevini sürdürürken Kayrevan'da bir kuşatma sırasında öldürülmüştür (150/767).

İbrâhim, babasının ölümünden sonra ailesiyle birlikte gittiği Mısır'da Kadı Leys b. Sa'd'ın derslerine devam etti. Ardından Mısır ordusuna katıldı. Bir rivayete göre, arkadaşlarıyla birlikte beytülmâle hücum ederek hissesini bizzat alması sebebiyle takibata mâruz kaldığı için Mısır'dan ayrılarak Zap'a gitmek zorunda kaldı (Belâzürî, s. 335). Burada babasının nüfuzu sayesinde halk arasında büyük itibar kazandı. Herseme b. A'yen 179'da (795) İfrîkıye valisi olunca onu Zap valiliğine tayin etti.

Herseme b. A'yen'den sonra İfrîkıye valisi olan Muhammed b. Mukātil el-Akkî isyan eden Temmâm b. Temîm tarafından Kayrevan'dan çıkarıldı (183/799). Bunun üzerine İbrâhim harekete geçip Temmâm'ın isyanını bastırarak şehri Muhammed b. Mukātil'e iade etti. Ancak Muhammed'i sevmeyen halk ve askerler, Herseme'ye mektup göndererek onun yerine İbrâhim b. Ağleb'in getirilmesini istedi. O dönemde Mısır'dan İfrîkıye'ye her yıl 100.000 dinarlık yardım gönderiliyordu. İbrâhim, halifeye Herseme aracılığıyla bu yardımı istemeyeceğini, ayrıca beytülmâle yılda 40.000 dinar gönderebileceğini bildirdi. İbrâhim'in başarılarından haberdar olan Hârûnürreşîd onu İfrîkıye valiliğine getirdi (184/800), valiliğin babadan oğula geçmesini de kabul etti. Böylece İfrîkıye'de Ağlebîler hânedanının temelleri atılmış oldu. Kayrevan merkez olmak üzere yeni bir hânedan tesis eden İbrâhim, Abbâsî halifesine bağlılığını devam ettirdi (184/800). Kayrevan yakınlarında kurduğu şehre Abbâsiye adını vermesi de bu bağlılığın bir işareti olarak kabul edilebilir.

İbrâhim b. Ağleb'in on iki yıl kadar süren valiliği bölgedeki isyanları bastırmak için yaptığı mücadelelerle geçti. 186'da (802) Arap asıllı Hamdîs (Hureyş) b. Abdurrahman el-Kindî tarafından Tunus'ta çıkarılan isyanı İbrâhim'in gönderdiği İmrân b. Mücâlid bastırdı. Daha sonra İbrâhim ile arası açılan İmrân b. Mücâlid'in isyanını ise bizzat kendisi bertaraf etti (194/810). İbrâhim b. Ağleb döneminin en önemli olaylarından biri de İbâzî Berberîleri'nin 196'da (811-12) çıkardıkları isyandır. Ayrıca Trablus'ta Araplar'la Ebnâ arasındaki çekişme yüzünden şehirde huzurun bozulması üzerine İbrâhim, oğlu Ebü'l-Abbas Abdullah kumandasındaki bir orduyu oraya gönderdi. Abdullah bir hile ile şehrin kontrolünü kısa bir süre için de olsa eline geçirebildi. Öncelikle buradaki Berberî Hevvâre kabilesini hâkimiyet altına almaya gayret eden Abdullah'ın çabaları bölgedeki isyanları bastırmaya yetmedi. Hevvâreliler Trablus'u zaptedip harabeye çevirdiler. Ancak Abdullah onları yenmeyi başardı. Bunun üzerine Tâhert İbâzîleri'nin lideri Abdülvehhâb b. Abdurrahman b. Rüstem Trablus'u yeniden kuşattı. İbrâhim b. Ağleb bu kuşatma sürerken 21 Şevval 196'da (5 Temmuz 812) vefat etti; yerine Ebü'l-Abbas Abdullah geçti. Aynı zamanda fakih, hâfız, edip, şair ve hatip olan İbrâhim b. Ağleb güzel ahlâklı, âdil bir hükümdar, savaş taktiklerini çok iyi bilen bir kumandandı. Charlemagne'ın 185 (801) yılında kendisine elçi gönderip bazı isteklerde bulunması İbrâhim'in nüfuzunu göstermesi bakımından dikkate değer bir husustur.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN