İran’da yetişen çok yönlü İmâmiyye âlimi Dâmâd Muhammed Bâkır

Esterâbâd'da doğdu. İranlılar arasında Aristo ve Fârâbî'den sonra "Muallim-i Sâlis" unvanıyla şöhret buldu. Babası Şemseddin Muhammed, "Muhakkık-ı Sânî" unvanıyla anılan Ali b. Hüseyin el-Kerekî'nin kızı ile evlendiği için "Dâmâd" lakabıyla tanınmıştı. Babasından sonra oğlu Muhammed Bâkır da Dâmâd, Dâmâdî, Mîr Dâmâd veya İbn Dâmâd diye meşhur oldu.

Meşhed'de dayısı Abdülalî b. Ali ve İzzeddin Hüseyin b. Abdüssamed el-Âmilî gibi hocaların nezaretinde iyi bir tahsil gördü. Aklî ve naklî ilimleri öğrenmek için büyük gayret sarfetti. Daha öğrencilik yıllarında İbn Sînâ'nın eş-Şifâʾ ve el-İşârât'ı gibi birçok felsefî eseri okuyup öğrendi. Bundan sonra bir müddet Kazvin ve Kâşân'da kalan Dâmâd İsfahan'a yerleşerek ilmî faaliyetlerini burada sürdürdü. Şah I. Abbas ve halefi Şah I. Safî ile iyi münasebetler kurdu. Çağdaşı olan müelliflerden İskender Bey Münşî, 1025 (1616) yılında yazdığı ʿÂlem Ârâ-yı ʿAbbâsî adlı eserinde onun felsefe, dil, matematik, tıp, fıkıh, tefsir ve hadis gibi birçok ilimde başarılı olduğunu kaydederek telif ettiği eserlere yer verir. Mecmaʿu'l-fuṣahâʾ, Riyâżü'l-ʿârifîn ve Âteşkede gibi eserlerde Dâmâd'ın İşrâk mahlasıyla yazdığı Arapça ve Farsça şiirlerine yer verilmiştir (bk. bibl.). En büyük hayranlarından biri, Maḥmûd u Ayâz adlı mesnevinin yazarı olan çağdaşı Zülâlî-i Hânsârî'dir.

Dâmâd Muhammed Bâkır çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Bunlar arasında en tanınmışları Kutbüddin el-Eşkûrî, Feyz-i Kâşânî ve Molla Sadrâ diye tanınan Sadreddîn-i Şîrâzî'dir. Özellikle Şîrâzî hocasının şahsiyetinden çok etkilenmiş ve ondan her zaman hürmetle bahsetmiştir.

1041 (1631) yılında Irak'ta Şîa'nın kutsal saydığı yerleri ziyaret için çıktığı yolculuk sırasında Necef ile Kerbelâ arasında vefat edip Necef'te defnedilen Dâmâd Muhammed Bâkır'ın ölüm tarihi bazı kaynaklarda 1040 (1630) olarak da geçmektedir.

Eserleri. Dâmâd'ın başta aklî ve felsefî ilimler olmak üzere çeşitli konularda yazdığı elliden fazla eserin çoğu neşredilmemiştir. Eserlerinden bazıları şunlardır: Tefsir. 1. Emânet-i İlâhî. Ahzâb sûresinin 72. âyetinin Farsça tefsiri olup er-Resâʾilü's̱-s̱emân içinde neşredilmiştir (Tahran 1315; bk. Kays Âl-i Kays, III, 434, 437). 2. Tefsîrü'l-Ḳurʾân. 3. Teʾvîlü muḳaṭṭaʿât fî evâʾili's-süver. 4. Tefsîru sûreti'l-İḫlâṣ. 5. Sidretü'l-müntehâ. Hadis. 1. er-Revâşiḥu's-semâviyye fî şerḥi'l-eḥâdîs̱i'l-İmâmiyye (Tahran 1311). 2. Ḥâşiyetü'ṣ-ṣaḥîfeti's-seccâdiyye. İmam Zeynelâbidîn'in me'sûr duası üzerine yazılmış bir hâşiyedir (Tahran 1317). 3. Ḥâşiyetü Kitâbi'l-Kâfî li'l-Küleynî. 4. Ḥâşiye ʿalâ Kitâbi'l-İstibṣâr. Fıkıh. 1. Żavâbiṭu'r-raḍâʿ. Kelimâtü'l-muḥaḳḳıḳīn içinde yayımlanmıştır (Tahran 1315; bk. Kays Âl-i Kays, III, 434, 437). 2. ʿUyûnü'l-mesâʾil. 3. Şâriʿu'n-necât. Kelâm. 1. Risâletü ḫalḳı aʿmâli'l-ʿibâd. er-Resâʾilü's̱-s̱emân içinde neşredilmiş (Tahran 1315), aynı yıl Kelimâtü'l-muḥaḳḳıḳīn içinde litografik baskısı yapılmıştır. 2. Kitâbü'l-Îḳāẓât fî ḫalḳi'l-aʿmâl. Heft Risâle içinde yayımlanmıştır (Tahran 1315; bk. Kays Âl-i Kays, III, 434, 437). 3. el-Îmâżât ve't-teşrîḳāt. el-Ḳabesât'la birlikte basılmıştır (Tahran 1315). 4. Taḳvîmü'l-îmân. 5. Taḳdîmetü Taḳvîmi'l-îmân. 6. Nibrâsü'ż-żiyâʾ fî taḥḳīḳi maʿne'l-bedâʾ. Felsefe. 1. Risâletü ḥudûs̱i'l-ʿâlem. Âlemin yaratılmışlığı konusunda Eflâtun'a karşı Aristo'yu tuttuğu bu risâlede iki görüşü telif ettiği için Fârâbî'yi tenkit etmektedir. Eser Heft Risâle içinde neşredilmiştir (Tahran 1315). 2. Risâletü mefhûmi'l-vücûd. Varlık kavramını ele aldığı bu risâlesi Kelimâtü'l-muḥaḳḳıḳīn içinde yayımlanmıştır (Tahran 1315). 3. el-Ḳabesât fi'l-ḥikme. Tahran'da litografik baskısı yapılan (1315) eserin ilmî neşri, Kitâbü'l-Ḳabesât adıyla Mehdî Muhakkık tarafından gerçekleştirilmiştir (Tahran 1977). 4. Ḫalsetü'l-melekût (Tahran 1315). 5. es-Sebʿu'ş-şidâd fî fünûn mine'l-ʿulûm. 6. el-Ufuḳu'l-mübîn (eṣ-Ṣırâṭü'l-müstaḳīm). Son iki eser, müellifin Şiî olmasına rağmen Hindistan ve Pakistan'daki Sünnî müslümanlar arasında çok okunmuştur. 7. el-İʿḍâlât (Tahran 1317, 1322). Çeşitli konularda sorulan yirmi sorunun cevaplarıdır. Edebiyat. 1. Dîvân. Arapça ve Farsça şiirlerini ihtiva eder. Seyyid Muhammed İ'timâd-i Kâşânî'nin rubâîleriyle birlikte yayımlanmıştır (Tahran 1315). 2. Mes̱nevî-yi Meşriḳu'l-envâr. Nizâmî-i Gencevî'nin Maḫzen-i Esrâr'ı tarzında yazılmıştır

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN