İsferayani Şehfur b. Tahir kimdir?

Muhtemelen V. (XI.) yüzyılın başlarında İsferâyin'de doğdu. Bazı kaynaklarda İsfahânî nisbesiyle anılmasından dolayı İsfahan'da da bulunduğunu söylemek mümkündür. Abdülkāhir el-Bağdâdî'nin öğrencisi oldu ve onun kızıyla evlendi. İlim tahsil etmek amacıyla seyahatler yaptı, İbn Muhmiş ez-Ziyâdî'den hadis dinleyip rivayet etti, Zâhir eş-Şehhâmî de kendisinden rivayette bulundu. Selçuklu Veziri Nizâmülmülk tarafından Tûs'ta ders okutmakla görevlendirildi. Uzun süre müderrislik yaptığı ve pek çok öğrenci yetiştirdiği Tûs'ta vefat etti.

İbn Asâkir'in tasnifine göre Eş'arî kelâmcılarının dördüncü tabakasında yer alan Ebü'l-Muzaffer el-İsferâyînî tefsir ve fıkıh âlimleri içinde de zikredilir. Bununla birlikte kelâm ve usul ilmî şahsiyetinde önemli bir yer tutar. Yazdığı eserlerle mezhep tarihçileri arasında da yer alan İsferâyînî Ehl-i sünnet'in ilkelerini hararetle savunur. Ona göre temel İslâm ilimlerine ait önemli eserlerin Sünnî âlimlerce yazılmış olması ve bunların İslâm âleminde yaygınlık kazanması, dünyada mevcut mescid ve ribâtların çoğunun Sünnîler'ce inşa edilmesi bu mezhebin hak olduğunu kanıtlayıcı mahiyettedir. İsferâyînî'nin bazı kelâmî görüşleri şöylece özetlenebilir: Âlemin yaratılmışlığı, tabiatta gözlenen bazı varlıkların hâdis oluşunun apaçık bir şekilde bilinmesiyle kanıtlanmış olur. Yaratılmış her varlığın bir yaratıcıya ihtiyacı vardır, çünkü her biri aynı maddî unsurlardan oluşan cisimlerin kendiliklerinden meydana gelmesi mümkün değildir. Kur'ân-ı Kerîm'de hem âlemin hâdis olduğunu hem de kendi kendine meydana gelemeyeceğini kanıtlayan aklî deliller mevcuttur (meselâ bk. el-En'âm 6/75-78; et-Tûr 52/35-36). Allah'ın varlığına inanmak yeterli değildir, bunun yanında ilâhî sıfatları öğrenip benimsemek ve şirki reddetmek gerekir. Zira çeşitli âyetlerde önce Allah'tan başka ilâh bulunmadığı belirtilerek şirk nefyedilmekte, ardından Allah'ın varlığı, birliği ve sıfatları ispat edilmektedir. Allah'ın âhirette görülemeyeceğini iddia etmek yokluğunu ileri sürmek gibidir. İlâhî fiillerin hepsi bir hikmete göre vuku bulur, hikmet ise bir fiilin bilgi ve iradeye göre gerçekleşmesidir. Mümin günah işlemek suretiyle kâfir olmaz. Bununla birlikte gerçek mümin olmak için bid'ata ve ilhâda varan görüşlerden sakınmak gerekir. Fırka-i nâciyeyi küfre nisbet edenler kâfir olur. Zira imanın küfür olduğuna inanmak küfürdür (İsferâyînî, s. 9, 92-110). Kelâma dair görüşlerini âyetlere dayandırmasıyla dikkat çeken İsferâyînî, mezhep tarihçiliğinde daha çok Abdülkāhir el-Bağdâdî'nin takipçisi olarak görünmektedir.

Eserleri. 1. et-Tebṣîr fi'd-dîn ve temyîzi'l-fırḳati'n-nâciye ʿani'l-fıraḳı'l-hâlikîn. Eserde ashap döneminde ortaya çıkan ihtilâflar ve bu yüzden ümmetin fırkalara ayrılması, Şîa, Havâric, Kaderiyye (Mu'tezile), Mürcie, Neccâriyye, Dırâriyye, Bekriyye, Cehmiyye, Kerrâmiyye, Müşebbihe, Gāliyye ve Bâtıniyye fırkalarının görüşleriyle bunların eleştirilerine, ayrıca putlara, yıldızlara, ineğe tapanlar, dehrîler, Mecûsîler, Brahmanlar gibi inanış ve düşüncelere de kısaca yer verilir. Eserin son kısmında Ehl-i sünnet'in görüşleri delilleriyle birlikte anlatılır. İstanbul (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 2905, 2906; Şehid Ali Paşa, nr. 1574), Konya (Yûsuf Ağa Ktp., nr. 4461), Madrid (Escurial Library, nr. 1437) ve Paris (Bibliothèque Nationale, nr. 1452) kütüphanelerinde yazma nüshaları bulunan eser M. Zâhid Kevserî (Kahire 1359/1940) ve Kemâl Yûsuf el-Hût (Beyrut 1403/1983) tarafından yayımlanmıştır. 2. Tâcü't-terâcim fî tefsîri'l-Ḳurʾân li'l-eʿâcim. Farsça bir tefsir olup Afyon Gedik Ahmed Paşa Kütüphanesi'nde bir nüshası mevcuttur (nr. 17225); eser ayrıca basılmıştır (Tahran, ts.). 3. el-Evsaṭ. Müellifin et-Tebṣîr'inde belirttiğine göre (s. 14) yine mezheplerle ilgili bir eserdir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN