İsmail el-Ezheri kimdir? Sudan ve Mısır'ın siyasi tarihinde önemli rol oynadı...

30 Ekim 1900'de Omdurman'da doğdu. Câmiu'l-Ezher'de okuduğu ve ders verdiği için Ezherî lakabıyla anılan ve Mehdî hareketine karşı çıktığı için öldürülen Ahmed el-Ezherî büyük dedesi, Sudan müftüsü İsmâil Ahmed el-Ezherî de dedesidir. Hartum'da Gordon Memorial College'da öğrenim gördükten sonra başarısından dolayı Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi'ne gönderilen öğrenciler arasında yer aldı, burayı bitirince mezun olduğu kolejde matematik öğretmenliği yaptı (1921-1946). Bu sırada siyasetle ilgilenerek milliyetçilik hareketlerine katıldı ve Hartum'da 1934-1937 yılları arasında yayımlanan, çok farklı görüşlerin yer aldığı el-Fecr dergisine yazılar yazdı.

İngilizler'in 1882'de Mısır'ı işgalinden sonra Sudan da fiilen onların hâkimiyeti altına girmiş ve 1900'den itibaren Mısır-İngiltere ortak idaresiyle yönetilmeye başlanmıştı. O yıllarda Sudan'da biri Mısır'la birleşerek, diğeri tek başına bağımsızlık kazanılmasını isteyen iki ayrı milliyetçilik hareketi vardı. İngilizler de ikinci hareketi destekleyerek, "Sudan Sudanlılar'ındır" sloganı altında Sudan milliyetçiliğini Mısır'a karşı kullanmak yoluna gitti.

Bu arada 1000 kadar yüksek öğrenim görmüş Sudanlı birleşerek 12 Şubat 1938'de Mu'temerü'l-harîcîn el-âm (Graduates' General Congress) adlı bir örgüt kurdu ve İsmâil el-Ezherî'yi başkan seçti. Önceleri sadece eğitim ve sosyal meselelere ağırlık veren bir kuruluş olarak tanınan örgüt 1940'lı yıllardan itibaren Sudan milliyetçiliğinin kalesi durumuna geldi; aynı zamanda o güne kadar kendini pek belli etmeyen örgüt içi fikir ayrılıkları da su yüzüne çıktı. Bazıları İngilizler'le anlaşarak adım adım gerçekleştirilecek bir bağımsızlık isterken İsmâil el-Ezherî'nin başında bulunduğu grup, İngiliz sömürge yönetiminin Sudan'daki varlığının hemen sona ermesi ve Mısır'la birleşilmesi gerektiğini savundu. Örgüt 1943 yılında dağıldı. Bunun sonucunda farklı isimler altında yeni partiler kurulmaya başlandı. İsmâil el-Ezherî, Sudan'ın ilk partisi olan el-Eşikkā'nın başkanlığına getirildi. Ezherî, 1948'de İngilizler'in gözetiminde yapılan kurucu meclis seçimlerini boykot etti ve bu sebeple iki yıl hapis yattı. 8 Ekim 1951'de Mısır, İngiltere ile yaptığı 1899 ve 1936 antlaşmalarını iptal etti ve Sudan için yeni bir anayasa hazırladı. Bu tek yanlı davranış İngiltere ve Sudan yönetimleri tarafından reddedilirken el-Eşikkā diğer partilerin aksine yeni anayasayı benimsedi. Aynı yıl içerisinde el-Eşikkā dağıldı ve Ezherî 1952'de onun yerine kurulan el-Hizbü'l-vatanî el-ittihâdî'nin başkanlığını üstlendi, bir süre de içişleri bakanlığına vekâlet etti.

23 Haziran 1952'de Mısır'da ed-Dubbâtü'l-ahrâr örgütünün yaptığı askerî darbe Sudan için bir dönüm noktası teşkil eder. 12 Şubat 1953'te Sıdkī-Bevin protokolü denilen bir antlaşmayla Sudan'a özerklik statüsü verildi; arkasından da bir İngiliz, bir Mısırlı, bir Amerikalı ve üç Sudanlı'dan oluşan bir seçim komisyonu kurularak aynı yıl içerisinde bütün tarafların katıldığı ilk seçimler yapıldı. Sudan'ın Mısır'la birleşmesini isteyen Ezherî'nin başkanlığındaki el-Hizbü'l-vatanî el-ittihâdî meclisteki doksan yedi sandalyenin ellisini alırken Sudan'ın tam bağımsızlığını savunan Hizbü'l-ümme yirmi üç sandalye kazandı. Ezherî meclis tarafından Ocak 1954'te Sudan'ın ilk başbakanı olarak seçildi.

Sudan ve Mısır'da gelişen bazı olaylar ve Cemal Abdünnâsır'ın darbesi, İsmâil el-Ezherî'nin o güne kadar savunduğu Sudan'ı Mısır'la birleştirme fikrini gerçekleştirme çalışmasına engel oldu. Ayrıca parti içi çekişmeler el-Hizbü'l-vatanî el-ittihâdî'nin ikiye bölünmesiyle sonuçlandı. İsmâil el-Ezherî, bir yandan parti meseleleriyle uğraşırken bir yandan da Sudan'ın statüsüyle ilgili çalışmaları sürdürüyordu. Ağustos 1955'te parlamento, İngiliz ve Mısır birliklerinin Sudan'dan çıkmasına ve ülkenin anayasal statüsünün belirlenmesi için referandum yapılmasına dair iki karar aldı. 8 Ekim 1955'te Hizbü'l-ümme, Ezherî'ye bir koalisyon hükümeti kurulmasını önerdiyse de Ezherî bunu reddetti; ancak 10 Kasım'da yapılan güven oylamasında Ezherî güven tazeleyemedi ve çekilmek zorunda kaldı. Yabancı birlikler kasım ayının ortalarında ülkeyi terkettiler. 3 Aralık 1955'te muhalefette bulunan Seyyid Abdurrahman ve Seyyid Ali, Ezherî'nin de katılacağı bir koalisyon hükümetinin kurulması konusunda anlaştılar. Bu arada ülkenin geleceğinin belirlenmesi için referandum yapılmasının zaman kaybına, çeşitli ayrılıklara sebebiyet verebileceği düşünülerek bundan vazgeçildi ve 19 Aralık'ta millet meclisinde, 22 Aralık'ta senatoda bağımsızlığın ilânı yönünde karar alındı. 31 Aralık'ta parlamento tarafından İngiliz genel valisinin yerine beş kişilik bir yönetim konseyi (Meclisü's-siyâde) kuruldu ve 1 Ocak 1956 tarihinde İsmâil el-Ezherî ülkenin bağımsızlığını ilân etti; Mısır ve İngiltere de bu hızlı gelişmeleri mecburen kabullendiler.

Bağımsızlığın ilânından bir müddet sonra Ezherî'nin başbakanlığındaki koalisyon hükümeti dağılarak yerine Hizbü'ş-şa'b ed-dîmukrâtî ile Hizbü'l-ümme'nin ortaklaşa kurdukları hükümet geçti. Ancak General İbrâhim Abbûd 1958'de yaptığı askerî darbeyle yönetime el koydu ve bütün siyasî partileri kapattı. Abbûd'un 1964 yılında halk ayaklanmasıyla iktidardan uzaklaştırılması üzerine siyasî partiler tekrar ortaya çıktı. İsmâil el-Ezherî, Hizbü'l-ümme ile koalisyon kurarak başbakan, 1965 yılında da Meclisü's-siyâde'nin başkanı oldu. Ezherî Aralık 1967'de, daha önce kendilerinden kopan Hizbü'ş-şa'b ed-dîmukrâtî ile birleşerek Hizbü'l-ittihâdî ed-dîmukrâtî adı altında yeni bir parti kurdu. Ancak bu parti de 1968 yılında yapılan seçimlerde tek başına iktidara gelecek kadar oy alamadı ve yine Hizbü'l-ümme ile koalisyona girmek zorunda kaldı. Ezherî, 25 Mayıs 1969 tarihinde Ca'fer Nümeyrî'nin yaptığı askerî darbeyle görevinden uzaklaştırılıp tutuklandı; kısa bir müddet sonra da hastalanarak hapishanede öldü (26 Ağustos 1969).

İsmâil el-Ezherî'nin Sudan'ın bağımsızlığını gerçekleştirmesinden başka önemli iki icraatı askerî ve sivil hizmetlere Sudanlılar'ı getirmesi ve Güney Sudan'ın ayrılmasını engellemesidir. XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Mısır-İngiliz hâkimiyeti altında bulunan Sudan'da bütün askerî ve sivil idarî kadrolar Mısırlılar veya İngilizler tarafından işgal edilmişti. Ezherî hükümeti Şubat 1954'te, 1953 özerklik antlaşmasına dayanarak bir Sudanlılaştırma komisyonu kurdu ve bu komisyon iki yılda işlevini tamamladı. Bu süre içerisinde bütün resmî görevlere Sudanlılar tayin edildi ve arkasından da İngiltere ve Mısır'dan ülkedeki birliklerini geri çekmeleri istendi. Ezherî hükümetleri zamanında karşılaşılan güçlüklerden biri de Güney Sudan meselesiydi. Buranın halkı, etnik açıdan ve dinî inançlar bakımından kuzeydeki müslüman halktan farklılık arzetmekteydi. Bir kısmı hıristiyan, bir kısmı pagan olan güney halkı İngilizler'in de etkisiyle kuzeye karşı düşmanlık duyguları besliyordu. Sudanlılaştırma politikasının Araplaştırma ve İslâmlaştırma'ya dönüştüğü gerekçesiyle Ağustos 1955'te Güney Sudan'daki askerî birlikler İngiliz memur ve misyonerlerinin desteğiyle isyan ettiler ve yüzlerce Kuzey Sudanlı'yı öldürdüler. Siyasî hayatı boyunca Sudan'ın birliğini korumaya çalışmış ve ayrılıkçı hareketlere tâviz vermemiş olan Ezherî, Mayıs 1965'te güney meselesi bir toplantıda ele alındığında müslüman-Arap kültürünün Sudan'ın birliğini sağlamada merkezî yeri teşkil ettiğini savunmuş ve toplantıdan Güney Sudan'ın ayrılmasına yönelik bir kararın çıkmasına engel olmuştur. Ancak bu mesele onun zamanında halledilemediği gibi daha sonra iş başına gelen hükümetler zamanında da çözümlenememiş ve önemli bir problem olarak kalmıştır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN