Kavukci kimdir?

12 Rebîülevvel 1224'te (27 Nisan 1809) Trabluşşam'da doğdu. Soyu baba tarafından Hz. Hasan'a, anne tarafından Hz. Ömer'e dayanmaktadır. Önceleri mutasavvıf Abdüsselâm b. Meşîş el-Hasenî'ye nisbetle Meşîşî olarak tanınan Kavukcî, ailesinden birinin kavuk imalâtıyla uğraştığı, yaptığı bir kavuğu Osmanlı Padişahı Sultan Mustafa'ya (?) hediye etmesi üzerine padişahın kendisine Trabluşşam'a iki saat mesafedeki Zekrûn beldesini hediye etmesinden sonra Kavukcîbaşî sıfatıyla anılmaya başlandığı söylenmektedir. İlk öğrenimine memleketinde başlayıp 1239'da (1823-24) Mısır'a gitti; Ezher'de fıkıh öğrenimi gördü, aklî ve naklî ilimler tahsil etti, hadis ilimleri üzerinde yoğunlaştı. Yirmi yedi yıl kaldığı Mısır'da isimlerini Maʿdenü'l-leʾâlî fi'l-esânîdi'l-ʿavâlî adlı eserinde saydığı pek çok âlimden faydalanmış olup Mahmûd ed-Desûkī, Bahâeddin Muhammed b. Ahmed el-Behî, Muhammed Âbid es-Sindî ve İbrâhim el-Bâcûrî onun hocalarından bazılarıdır. Ahmed b. Hasan b. Reşîd el-Kahtânî'den, başta Buhârî'nin el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'i olmak üzere değişik ilim dallarına ait muhtelif kitapların icâzetini alan Kavukcî memleketine döndükten sonra Câmiu't-Tahhâm'da ders okutmaya ve eser telif etmeye başladı. Ebû Abdullah Muhammed b. Halîfe el-Medenî, Ebü'n-Nasr el-Hatîb, İbn Âbide el-Hadramî ve Ebü'l-Hasan Ali b. Zâhir onun talebeleri arasında yer aldı.

Etkili bir hatip ve çok sayıda müridi bulunan bir mutasavvıf olduğu anlaşılan Kavukcî 1305 yılı Receb ayının ortalarında (1888 Mart sonları) çıktığı son hac yolculuğunda Mansûre'ye uğrayıp Mısır'a gitti. Zilkade (Temmuz) ayına kadar orada kalarak bir Osmanlı gemisiyle Cidde'ye, oradan da Mekke'ye geçti. Umre ziyaretini tamamladıktan sonra başlayan humma sebebiyle 7 Zilhicce 1305'te (15 Ağustos 1888) veda kapısı civarında vefat etti ve Hz. Hatice'nin kabri yakınlarına defnedildi.

Eserleri. Çeşitli ilim dallarında büyüklü küçüklü 200 kadar eseri bulunduğu belirtilen Kavukcî'nin çalışmalarından bazıları şunlardır: 1. el-Lüʾlüʾü'l-merṣûʿ fîmâ lâ aṣle lehû ev bi-aṣlihî mevżûʿ. Mukaddimesinde, hadis olarak şöhret kazanıp yayıldığı halde senedi bulunmayan veya uydurma olan rivayetleri bir araya getirmeyi amaçladığını ifade eden müellif, hadis uydurmacılığını yasaklayan haberlerle âlimlerin bu konudaki görüşlerini kaydettikten sonra 742 rivayeti alfabetik olarak sıralamıştır. Eser önce müridlerinden Abdullah el-Attâr tarafından neşre hazırlanmış, oğlu Muhammed Kemâleddin tarafından gözden geçirilip müellifin hayatı hakkında bir giriş ilâve edilerek Radıyyüddin es-Sâgānî'nin el-Mevżûʿât'ı ile birlikte basılmış (Kahire, ts., 1305), daha sonra bu matbu nüshayı esas alan Fevvâz Ahmed Zemerlî eserin ilmî neşrini gerçekleştirmiştir (Beyrut 1415/1994). 2. eẕ-Ẕehebü'l-ibrîz şerḥu'l-Muʿcemi'l-vecîz min eḥâdîs̱i'r-resûli'l-ʿazîz. Abdullah b. İbrâhim el-Mîrganî'nin eserinin şerhidir (Beyrut 1316). 3. Cevâmiʿu'l-kelim. Müellifin Tenvîrü'l-ḳulûb ve'l-ebṣâr min eḥâdîs̱i'l-Muṣṭafa'l-muḫtâr adlı eserinden seçip alfabetik sıraya göre düzenlediği 1000 hadisten oluşan esere ayrıca, Bedir ve Uhud gibi gazvelere katıldığı bilinen 1000 kadar sahâbî ile peygamberler, âlimler ve evliyadan seçtiği kişilerin kısa biyografilerini de eklemiştir (Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye, Hizânetü't-Teymûriyye, Hadis, nr. 385). 4. Müselselât. Müselsel hadisleri derlemek amacıyla telif edilmiştir (Dârü'l-kütübi'l-Mısriyye, Hizânetü't-Teymûriyye, Mustalahu'l-hadîs, nr. 132). 5. Maʿdenü'l-leʾâlî fi'l-esânîdi'l-ʿavâlî. Müellifin şeyhlerini ve aldığı icâzetleri kaydettiği eserin müellif hattıyla icâzet kaydının da yer aldığı bir nüshası Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'dedir (Tasavvuf, nr. 314). 6. Leṭâʾifü'r-râġıbîn ve buġyetü'ṭ-ṭâlibîn. Hadis usulüne dair bir eserdir (İÜ Ktp., nr. 1932). 7. el-Câmiʿu'l-feyyâh li'l-kütübi's̱-s̱elâs̱eti'ṣ-ṣıḥâḥ. Buhârî ve Müslim'in el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'leri ile İmam Mâlik'in el-Muvaṭṭaʾı üzerine yapılmış bir çalışmadır. 8. el-Esânîdü'l-ʿaliyyeti'l-muttaṣıla bi-erbaʿîne kitâben min eşhüri'l-kütübi'l-ḥadîs̱iyye. Meşhur hadis kitaplarından seçilmiş âlî isnadlı kırk hadisin kaydedildiği eserde kısaca bu eserlerin müelliflerinin biyografisine de yer verilmiştir.

Kavukcî'nin diğer bazı eserleri de şunlardır: Nesebü'l-ḳuṭbi'n-nebeviyyi'ş-şerîf el-ʿAlevî Aḥmed el-Bedevî (Kahire 1321); eṭ-Ṭavrü'l-aʿlâ ʿale'd-devri'l-ʿulâ (Şam 1301); ed-Dîvânü'l-muḫtaṣar (Kahire 1321/1903); Cümle mine'l-Müselselât (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, Umumi, nr. 9140); Şevâriḳu'l-envâri'l-celiyye fî esânîdi's-sâdeti'ş-Şâẕeliyye (Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye, Tasavvuf, nr. 314); el-Ġurerü'l-ġāliye fi'l-esânîdi'l-ʿâliye (Süleymaniye Ktp., Osman Huldî Öztürkler, nr. 20). Kavukcî'nin Şâzelî'nin nesebi hakkında kaleme aldığı uzunca bir manzume Selmân b. Mustafa el-Bârûdî tarafından el-Manẓûmetü't-tevessüliyye li-nesebi Ebi'l-Ḥasan eş-Şâẕelî başlığıyla neşredilmiştir ([baskı yeri yok] 1386; diğer eserleri için bk. el-Lüʾlüʾü'l-merṣûʿ, neşredenin girişi, s. 7-9; Ömer Abdüsselâm Tedmürî, IV, 128-129, 131-133, 135-137). Abdülkādir el-Edhemî et-Trablusî Tercümetü Şemsiddîn Ebi'l-Meḥâsin el-Ḳavuḳcî adıyla bir çalışma yapmıştır (Beyrut 1306).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN