Kādî Abdülcebbâr kimdir ?

Batı İran'daki Hemedan bölgesinin Esedâbâd mevkiinde dünyaya geldi. Bazı kaynaklarda doğum yerinin Esterâbâd (Gürgân) olarak gösterilmesi doğru değildir (İsnevî, I, 354). 415'te (1025) doksan yaşını aşmış olarak öldüğü göz önünde bulundurularak 320-325 (932-937) yılları arasında dünyaya geldiğini söylemek mümkündür (EI2 [İng.], I, 59; EIr., I, 116). Bu sebeple onun doğum tarihini 359 (970) olarak veren kaynakların (Hediyyetü'l-ʿârifîn, I, 498; Kehhâle, V, 78) isabet etmediği anlaşılmaktadır.

Kādî Abdülcebbâr ilk öğrenimini bölgesinde bulunan hadis âlimlerinden ders alarak tamamladı. Bu dönemde itikadda Eş'ariyye'yi, fıkıhta Şâfiî mezhebini benimsemişti. 346'da (957) Basra'ya giderek burada Mu'tezile ekolünün âlimlerinden Ebû Hâşim el-Cübbâî'nin talebesi Ebû İshak İbrâhim b. Ayyâş'ın derslerine katıldı ve ondan etkilenerek Mu'tezile mezhebine geçti. Bir süre Ebû Ahmed b. Seleme'den ders aldı. Ardından dönemin Mu'tezile âlimi ve Hanefî hukukçusu Ebû Abdullah el-Basrî'den ilim öğrenmek üzere Bağdat'a geçti, ancak Ebû Abdullah ona Şâfiî mezhebinde kalmasını tavsiye ederek kendi ders halkasına almadı. Bununla birlikte Kādî Abdülcebbâr'ın telif ve tedris faaliyetine bu fakihin yanında başladığı, bazı eserlerini onun gözetimi altında kaleme aldığı kaydedilmektedir. Onun ilmî faaliyetlerde bulunmak üzere gittiği diğer ilim merkezleri arasında Askerimükrem ve Râmhürmüz gibi şehirleri de saymak mümkündür.

Dönemin Büveyhî hükümdarı Müeyyidüddevle'nin danışmanı olan ve Mu'tezile âlimlerini himaye etmekle tanınan Sâhib b. Abbâd'ın daveti üzerine İsfahan'a giden Kādî Abdülcebbâr burada onun himayesinde düzenlenen ilim ve sohbet meclislerine katıldı, bazı Ehl-i sünnet âlimleriyle ilmî tartışmalarda bulundu. Sâhib b. Abbâd vezir olunca Abdülcebbâr'ı Rey şehrine davet ederek kādılkudâtlık makamına tayinini sağladı. Kādî Abdülcebbâr'ın görev alanı önceleri Kazvin, Zencan, Kum ve Demâvend bölgelerini kapsarken daha sonra bunlara Cürcân ve Taberistan da eklendi. Devrin yöneticilerinin mülhidlere reddiyeler yazmakla görevlendirdiği, onları takip ve yargılama konusunda kendilerine yetki verdiği kelâmcılar arasında Kādî Abdülcebbâr da bulunmaktaydı (DİA, XXII, 94). Müeyyidüddevle'nin ölümünden sonra hükümdar olan Fahrüddevle döneminde de bir süre vezirlik görevini sürdüren Sâhib b. Abbâd'ın Abdülcebbâr'a olan teveccühü devam etti. Ancak onun ölümü üzerine (385/995) Kādî Abdülcebbâr, Fahrüddevle'nin emriyle malları müsadere edilerek kādılkudâtlık görevinden azledildi. Abdülcebbâr'ın hayatının geri kalan kısmını Rey'de telif ve tedris faaliyetinde bulunarak geçirdiği bilinmektedir. Kaynaklar onun 389 (999) yılında hacca gittiğini, dönüşte kısa bir süre Bağdat'ta kaldığını, hayatının sonlarına doğru bir yıl kadar Kazvin'de yaşadığını kaydetmektedir. Kādî Abdülcebbâr 415 yılının Zilkade ayında (Ocak 1025) Rey şehrinde vefat etti ve burada defnedildi.

Kādî Abdülcebbâr'ın nâdiren adlarını belirttiği kelâm alanındaki hocaları arasında Ebû İshak İbrâhim b. Ayyâş ile Ebû Abdullah el-Basrî gibi Mu'tezile âlimleri yer almaktadır. Her ikisinin de İbn Hallâd el-Basrî kanalıyla Ebû Hâşim el-Cübbâî'nin öğrencisi olması Abdülcebbâr'ın düşünce yapısının oluşmasında Ebû Ali el-Cübbâî ile oğlu Ebû Hâşim'in etkili olduğunu göstermektedir. Kendilerine sık sık atıfların yer aldığı Kādî Abdülcebbâr'a ait kitaplar, eserleri günümüze ulaşmayan bu iki Mu'tezile âliminin kelâm görüşleri hakkında bilgi edinme imkânı sağlamaktadır.

Abdülcebbâr'ın ders halkasından istifade ederek yetişen pek çok âlim vardır. İbnü'l-Murtazâ ve Hâkim el-Cüşemî, Mu'tezile ekolünün on ikinci tabakasının tamamına yakın kısmının onun arkadaşları ve öğrencilerinden oluştuğunu belirtirler (Hâkim el-Cüşemî, s. 382-391; İbnü'l-Murtazâ, s. 116-119). Bunlar arasında Basra ekolünün son temsilcilerinden Ebû Reşîd en-Nîsâbûrî, fıkıh usulü alanında el-Muʿtemed adlı eseriyle tanınan Ebü'l-Hüseyin el-Basrî, hocasının eserini el-Mecmûʿ fi'l-Muḥîṭ bi't-teklîf adıyla şerheden İbn Metteveyh, hocasının imâmet konusundaki görüşlerine reddiye yazan Şerîf el-Murtazâ, adı, daha çok Kādî Abdülcebbâr'a nisbet edilen Şerḥu'l-Uṣûli'l-ḫamse isimli eser dolayısıyla bilinen Kıvâmüddin Mânkdîm ve Ebû Yûsuf el-Kazvînî gibi şahsiyetleri saymak mümkündür.

Eserleri. Kādî Abdülcebbâr'ın İslâmî ilimlerin çeşitli alanlarıyla ilgili altmışa yakın eserinin bulunduğu kaydedilmektedir. Ancak bunların büyük bir kısmının mevcudiyeti henüz tesbit edilememiştir (eserlerinin ayrıntılı bir listesi için bk. Şerḥu'l-Uṣûli'l-ḫamse, neşredenin girişi, s. 13-36). 1. Müteşâbihü'l-Ḳurʾân*. İki yazma nüshasına dayanılarak Adnân Muhammed Zerzûr tarafından yayımlanmıştır (Kahire 1969). 2. Tenzîhü'l-Ḳurʾân* ʿani'l-meṭâʿin. Kur'an tertibine göre düzenlenmiş olup Kādî Abdülcebbâr'ın Kur'an'da dil, nazım ve mâna bakımından bulunduğu ileri sürülebilecek itiraz noktalarını cevaplandırdığı eser, Râgıb el-İsfahânî'nin Muḳaddimetü't-tefsîr'iyle birlikte yapılmış baskısı yanında (Kahire 1329) Beyrut'ta da neşredilmiştir (ts., Dârü'n-nehdati'l-hadîse). 3. Tes̱bîtü delâʾili'n-nübüvve*. Süleymaniye Kütüphanesi'nde kayıtlı (Şehid Ali Paşa, nr. 1575) bilinen yegâne nüshasına dayanılarak Abdülkerîm Osman tarafından yayımlanmıştır (I-II, Beyrut 1966). 4. el-Muġnî* fî ebvâbi't-tevḥîd ve'l-ʿadl. Mu'tezile kelâmının günümüze intikal eden en önemli eseri olup yirmi ciltten oluştuğu tahmin edilen yazma nüshalarının ele geçirilebilenleri on altı cilt halinde neşredilmiştir (Kahire 1382-1385/1962-1965). 5. el-Muḫtaṣar fî uṣûli'd-dîn. el-Muġnî'de geniş olarak ele alınan konuların Sâhib b. Abbâd'ın isteği üzerine müellif tarafından özetlenmesiyle oluşan eseri Muhammed İmâre Resâʾilü'l-ʿadl ve't-tevḥîd içinde yayımlamıştır (I, 161-253; Kahire 1971). 6. Fażlü'l-iʿtizâl ve Ṭabaḳātü'l-Muʿtezile. Bazı kelâm konularının yanı sıra Mu'tezile ekolüne yöneltilen eleştirilere de cevap veren ve Mu'tezile ricâli hakkında bilgi içeren eser, Fuâd Seyyid tarafından Ebü'l-Kāsım el-Belhî (Kâ'bî) ve Hâkim el-Cüşemî'ye ait risâlelerle birlikte neşredilmiştir (s. 137-350; Tunus 1393/1974).

Kaynaklarda Kādî Abdülcebbâr'a izâfe edilmekle birlikte ona aidiyeti ve yayımda esas alınan nüshaların otantikliği konusunda şüpheler bulunan iki eser daha yayımlanmıştır: a) Şerḥu'l-Uṣûli'l-ḫamse*. Mu'tezile'nin beş temel prensibinin ele alındığı eseri Abdülkerîm Osman Kādî Abdülcebbâr'a nisbet ederek yayımlamışsa da (Kahire 1384/1965) Abdülcebbâr üzerine çalışma yapan Batılı araştırmacılar sözü edilen kitabın, müellifin el-Uṣûlü'l-ḫamse adlı eserinin Zeydî öğrencisi Kıvâmüddin Mânkdîm tarafından yapılan şerhi olduğunu ileri sürmektedir. b) el-Mecmûʿ fi'l-Muḥîṭ bi't-teklîf. Kādî Abdülcebbâr'ın el-Muḥîṭ bi't-teklîf'ine talebesi İbn Metteveyh tarafından yapılan şerhtir. Eseri eksik olarak Ömer es-Seyyid Azmî (bk. bibl.) ve Jean Joseph Houben (Beyrut 1965) Kādî Abdülcebbâr'a izâfe edip yayımlamış, daha sonra kitabın II. cildini Daniel Gimaret ve Jean Joseph Houben İbn Metteveyh'e nisbet ederek neşretmiştir (Beyrut 1986).

Kādî Abdülcebbâr'ın kaynaklarda adı geçen ve bir kısmının yazma nüshaları günümüze ulaşan diğer eserleri de şunlardır: 1. el-Emâlî fi'l-ḥadîs̱. Nüshalarının Yemen, British Museum ve Vatikan'da bulunduğu kaydedilen eser üzerinde (Kādî Abdülcebbâr, Şerḥu'l-Uṣûli'l-ḫamse, neşredenin girişi, s. 20; Abdülfettâh Lâşîn, s. 49, 815) Ebü'l-Fazl Şemseddin Ca'fer b. Ahmed tarafından Niẓâmü'l-ḳavâʿid (fevâʾid) ve taḳrîbü'l-murâd li'r-râʾid adıyla bir düzenleme gerçekleştirilmiştir (Keşfü'ẓ-ẓunûn, I, 165; Hediyyetü'l-ʿârifîn, I, 499; Brockelmann, I, 344; Sezgin, I, 625). 2. el-Muʿtemed fî uṣûli'd-dîn. Müellifin el-Muḫtaṣar fî uṣûlü'd-dîn'i ile aynı eser olması muhtemeldir (yazma nüshası için bk. Sezgin, I, 626). 3. Risâle (et-Teẕkire) fî (ʿilmi)-'l-kîmiyâ. Brockelmann ve Fuat Sezgin tarafından kaydedilen ve Hindistan'daki Râmpûr Devlet Kütüphanesi ile (Kîmiyâ, nr. 9) Haydarâbâd Âsâfiyye Kütüphanesi'nde nüshaları bulunduğu belirtilen eserin (Brockelmann, I, 344; Sezgin, I, 625) Kādî Abdülcebbâr'a aidiyeti şüphelidir. 4. Mesʾele fi'l-ġaybe. İsnâaşeriyye inancına göre on ikinci imamın ölmeden insanlar arasından ayrılıp gizlenmesini konu edinen risâlenin bir nüshası Vatikan Kütüphanesi'nde (nr. 1028/2) bulunmaktadır (Brockelmann, I, 344; Sezgin, I, 625). 5. el-Muḥîṭ fi't-tefsîr. Kaynaklarda hacimli bir tefsir kitabı olduğu kaydedilir (Ebû Bekir İbnü'l-Arabî, s. 97; İbn Teymiyye, Muḳaddime fî uṣûli't-tefsîr, s. 34; İbn Hacer, III, 387; Süyûtî, s. 59). 6. Reddü'n-naṣârâ (İbn Teymiyye, er-Red ʿale'l-manṭıḳıyyîn, I, 150; Keşfü'ẓ-ẓunûn, I, 838; Steinschneider, s. 114). 7. el-ʿUmed. Müellif el-Muġnî'nin çeşitli ciltlerinde bu eserine atıfta bulunmuş (XVI, 95, 356; XVII, 84, 92, 113, 151, 152, 189, 218, 273, 305, 312, 314, 320, 337; XX, 2, 258), ayrıca öğrencisi Ebü'l-Hüseyin el-Basrî el-Muʿtemed fî uṣûli'l-fıḳh'ının önsözünde eseri şerhettiğini bildirmiştir (I, 7; ayrıca bk. Abdülvehhâb Hallâf, tercüme edenin girişi, s. 83). Şerḥu'l-ʿUmed, Vatikan Kütüphanesi'nde mevcut (nr. 1100) bir nüshasına dayanılarak Abdülhamîd b. Ali Ebû Züneyd tarafından yayımlanmıştır (Medine 1410; bk. DİA, X, 327). 8. en-Nihâye fî uṣûli'l-fıḳh. Müellifin bizzat atıfta bulunduğu eserlerinden olup (el-Muġnî, V, 165; XVII, 102, 327; XX/2, 258; ayrıca bk. İbnü'l-Murtazâ, s. 113; Sezgin, I, 626) kitaptan bazı pasajların Ebü'l-Hüseyin el-Basrî'nin el-Muʿtemed'inde yer aldığı bilinmektedir (I, 494; II, 749). Fuat Sezgin'in, el-İḫtilâf fî uṣûli'l-fıḳh adıyla kaydederek başlığının el-Ḫilâf beyne'ş-Şeyḫayn olmasını muhtemel gördüğü ve bir nüshasının Vatikan Kütüphanesi'nde (nr. 1100) olduğunu belirttiği eser muhtemelen bu kitaptır. 9. Kitâbü'd-Ders. Ebü'l-Hüseyin el-Basrî'nin el-Muʿtemed'inde bu eserden alıntılar bulunmaktadır (I, 208, 247, 434, 437; II, 492, 499, 509, 580, 629, 676, 785, 792, 919; ayrıca bk. Sezgin, I, 626). Kādî Abdülcebbâr'ın bunların dışında Naḳżü'l-Lümaʿ, Naḳżü'l-mûciz, el-Menʿ ve't-temânuʿ, el-ʿAskeriyyât, İḫtiyârâtü'l-edille, el-Ḫârezmiyyât, el-Fiʿl ve'l-fâʿil, el-Mesâʾilü'l-vâride ʿalâ Ebî ʿAlî ve Ebî Hâşim, Naḳżü'l-İmâme, en-Nîsâbûriyyât adlı eserlerinin bulunduğu bizzat kendisi tarafından (el-Muġnî, IV, 302; VI, 2, 259; XIV, 417; XVI, 304; XX, 2, 258) ve bazı kaynaklarca belirtilmektedir.

Literatür. Kādî Abdülcebbâr yaşadığı dönemden itibaren ilim dünyasında geniş yankı uyandıran bir âlimdir. Abdülcebbâr'ın öğrencisi Şerîf el-Murtazâ, hocasının imâmet konusundaki görüşlerine reddiye olarak Kitâbü'ş-Şâfî fi'l-İmâme adıyla bir eser kaleme almıştır. Zeydî âlimi Ca'fer b. Ahmed, en-Naḳż ʿalâ ṣâḥibi'l-Muḥîṭ adlı eserini el-Muḥîṭ bi't-teklîf hakkında yazmıştır (DİA, VI, 546). Kādî Abdülcebbâr'ın bazı eserlerinin neşrini gerçekleştiren Abdülkerîm Osman, Naẓariyyetü't-teklîf adlı doktora tezinde (Beyrut 1391/1971) müellifin kelâma dair görüşlerini inceler. Abdülkerîm Osman, tezinin Abdülcebbâr'ın hayatı, eserleri ve ilmî şahsiyetine ayırdığı bölümünü Ḳāḍi'l-ḳuḍât ʿAbdülcebbâr el-Hemeẕânî başlığıyla müstakil olarak yayımlamıştır (Beyrut 1967). George F. Hourani, Kādî Abdülcebbâr'ın ahlâk anlayışındaki İslâmî akılcılığı Islamic Rationalism: The Ethics of ʿAbd al-Jabbār adlı çalışmasında vurgular (Oxford 1971). Guy Monnot, Penseurs musulmans et religions iraniennes: ʿAbd al-Jabbār et ses devanciers başlıklı hacimli eserinde (Paris 1974) Abdülcebbâr'ın İran'daki düalist telakkilere yaklaşımını ele alır. Aynı müellifin benzer konulara temas ettiği "Sabeens et idolatres selon 'Abd al-Jabbar" (MIDEO, XII [Kahire 1974], s. 13-47) ve "Les doctrines des chrétiens dans le 'Moghni' de 'Abd al-Jabbar" (a.g.e., XVI [Beyrut 1983], s. 9-30) adlı iki makalesi daha bulunmaktadır. Kur'an'ın mahlûk olup olmadığı konusundaki tartışmaları, Kādî Abdülcebbâr'ın görüşleri çerçevesinde inceleyen bir çalışma da Jan R. T. M. Peters tarafından gerçekleştirilmiştir (God's Created Speech: A Study in Speculative Theology of the Muʿtazilī Qādi'l-Quḍāt Abū'l-Ḥasan ʿAbd al-Jabbār bn Ahmad al-Hamaḍānī, Leiden 1976). Hüsnî Zeyne'nin de el-ʿAḳl ʿinde'l-Muʿtezile: Taṣavvurü'l-ʿaḳl ʿinde'l-Ḳāḍî ʿAbdi'l-cebbâr adlı bir çalışması vardır (Beyrut 1978). Abdülcebbâr'ın hayatı ve fikirleri konusunda bir doktora tezi hazırlayan Abdüssettâr er-Râvî, el-ʿAḳl ve'l-ḥürriyye: Dirâse fî fikri'l-Ḳāḍî ʿAbdi'l-cebbâr el-Muʿtezilî adıyla bir eser kaleme almıştır (Beyrut 1400/1980). Abdülfettâh Lâşîn tarafından hazırlanan Belâġatü'l-Ḳurʾân fî âs̱âri'l-Ḳāḍî ʿAbdilcebbâr ve es̱eruhû fi'd-dirâsâti'l-belâġa adlı doktora tezi (Kahire 1978) el-Muġnî'nin XVI. cildini teşkil eden "İʿcâzü'l-Ḳurʾân" bölümü esas alınarak yapılmıştır. M. Bernand ise Kādî Abdülcebbâr'ın bilgi teorisini Le problème de la connaissance d'après le Muġnī du Qādī ʿAbd al Ğabbār adlı eserinde incelemektedir (Algiers 1982). Bernand'ın "Nouvelles remarques sur l'iğma' chez le Qādī ʿAbd al-Ğabbār" başlıklı bir makalesi de vardır (Arabica, XIX [Leiden 1972], s. 78-82). Ayrıca Shlomo Pines, "Gospel Quatations and Cognate Topics in ʿAbd al-Jabbār's Tathbīt in Relation to Early Christian an Judaeo-Christian Readings and Traditions" başlığıyla bir makale yazmıştır (Jerusalem Studies in Arabic and Islam, IX [Jerusalem, 1987], s. 195-278). Samuel Miklos Stern, Abdülcebbâr'ın Tes̱bîtü delâʾili'n-nübüvve adlı eserinde yer alan hıristiyan teolojisine yönelik tenkit ve değerlendirmeleriyle ilgili olarak "Quatations from Apocryphal Gospels in 'Abd al-Jabbār" ve "Abd al-Jabbār's Account of How Christ's Religion Was Falsified by the Adoption of Roman Customs" adlı iki makale yayımlamıştır (Journal of Theological Studies, XVIII [1967], s. 34-57; XIX [1968], s. 128-176). Michael Schwarz, "The Qādī ʿAbd al-Ğabbārs Refutations of the Ašʿarite Doctrine of ʿAcquisition' (Kasb)" adlı makalesinde Kādî Abdülcebbâr'ın Eş'ariyye'nin kesb anlayışına yönelik eleştirilerini incelemektedir (IOS, VI [1976], s. 229-263). Daniel Gimaret, Abdülcebbâr'a izâfe edilerek yayımlanan Şerḥu'l-Uṣûli'l-ḫamse adlı eser etrafındaki tereddütleri "Les us̱ūl Al-Ḫamsa du Qādī ʿAbd al-Ğabbār et leurs commentaires" başlıklı makalesinde ele almaktadır (AI, XV [1979], s. 47-96). Judith K. Hecker, "Some Notes on Kitāb al-Tawlīd from the Mughnī of the Qādī ʿAbd al-Jabbār" başlıklı makalesinde (Jerusalem Studies in Arabic and Islam, II [1980], s. 281-319), el-Muġnî'nin IX. cildini teşkil eden "Kitâbü't-Tevlîd"in neşrinde tesbit ettiği bazı yanlış okumalara yönelik tashih önerilerinde bulunmaktadır. Richard M. Frank, "The Autonomy of Human Agent in Teaching of ʿAbd al-Ğabbār" adlı makalesinde (Le Museon, XCV/3-4 [1982], s. 323-356) Kādî Abdülcebbâr'ın insan fiili ve irade hürriyeti anlayışını incelemektedir. E. J. Rosenthal, müellifin imâmet görüşünü "Abd al-Jabbār on the Imāmete" başlıklı makalesinde (Logos Islamikos: Studia Islamico in Honorem Georgii Michaelis Wickens, ed. R. M. Savory – D. A. Agius, Toronto 1984, s. 207-218), B. Abrahamov ise el-Muġnî'ye dayanarak onun ecel konusundaki görüşlerini "The Appoiented Time of Death (ağal) According to ʿAbd al-Ğabbār: Annotated Translation of Al-Mugnī vol. XI. pp. 3-26" (IOS, XIII [1993], s. 7-38), lutuf kavramı hakkındaki görüşlerini de "Abd al-Jabbār's Theory of Divine Assistance (Lutf)" (Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XVI [1993], s. 41-58) adlı makalelerinde ele almaktadır. Kādî Abdülcebbâr'ın i'câzü'l-Kur'ân'a dair görüşlerini Yûsuf Rahmân, "The Miraculous Nature of Muslim Scripture: A Study of 'Abd al-Jabbār's I'cāz al-Qur'ān" başlıklı makalesinde incelemiştir (IS, XXXV/4 [1996], s. 409-424). Abdülcebbâr hakkında Türkiye'de gerçekleştirilen çalışmaların bir kısmı da şöyle sıralanabilir: Metin Bozkuş, Kādî Abdülcebbâr ve Tefsiri Tenzîhu'l-Kur'ân ani'l-Metâin Adlı Eserinin Tahlili (yüksek lisans tezi, 1990, EÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü); Mustafa Sabri Ak, Kādî Abdülcebbâr ve Mu'tezile Tefsirindeki Yeri (yüksek lisans tezi, 1992, SÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü); Orhan Şener Koloğlu, Kādî Abdülcebbâr'da Adalet Anlayışı (yüksek lisans tezi, 2000, UÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN