Makkarî, muhammed b. muhammed

Aslen Kureyş kabilesinden olup ticaretle uğraşan nüfuzlu bir aileye mensuptur. Aile önce Cezayir'in Makkara şehrinde ikamet etmiş, VI. (XII.) yüzyılın sonlarında Tilimsân'a yerleşmiştir. Abdülvâdî Hükümdarı I. Ebû Hammû devrinde (1308-1318) Tilimsân'da doğup yetişen Makkarî'ye ailesinden zengin bir kütüphane miras kaldı. Makkârî, Ebû Hammû ve Ebû Tâşfîn medreselerinde eğitim gördü; aralarında Ebû Abdullah Muhammed b. Yahyâ b. Ali İbnü'n-Neccâr et-Tilimsânî'nin de bulunduğu birçok âlimden ders aldı. Ebû Tâşfîn'in huzurunda düzenlenen ilmî tartışmalara katıldı. 737 (1337) yılında Bicâye'ye ve ardından Tunus'a gitti. İbn Abdüsselâm el-Hevvârî başta olmak üzere devrin ulemâsının derslerine katıldı. Memleketine döndükten kısa bir süre sonra ilim için Fas, Tâze, Ağmât ve Sebte gibi şehirleri dolaştı. Geri geldiği Tilimsân'da bir müddet kaldı ve ardından hac yolculuğuna çıktı (744/1343). Mısır'da Ebû Hayyân el-Endelüsî, Mahmûd b. Abdurrahman el-İsfahânî, İbnü'l-Lebbân gibi âlimlerle görüştü. Hicaz ulemâsıyla birlikte oldu. Dönüşünde Şam ve Kudüs üzerinden geçerek başta İbn Kayyim el-Cevziyye olmak üzere bölge âlimlerinden faydalandı. Daha sonra yeni bir yolculuğa çıkıp Fas ve Endülüs'te Sicilmâse, Der'a, Ustubûne, Merbelle, Mâleka, Hâme ve Gırnata'yı dolaştı. Bu süre zarfında Merînîler'in idaresi altına giren Tilimsân'a geri döndü. Tahta yeni çıkan Ebû İnân el-Merînî'nin talebiyle biat metnini hazırlayıp cülûs merasiminde okudu. Ardından hükümdarla birlikte gittiği Fas şehrinde başkadılığa (kādılcemâa) getirildi. Bu arada Ebû İnân'ın huzurunda Ṣaḥîḥ-i Müslim dersleri verdi, ilmî müzakerelere katıldı. Ayrıca onun yaptırmış olduğu Mütevekkiliyye Medresesi'nde başta tefsir olmak üzere çeşitli dersler okuttu. Yedi yıl sonra kadılıktan alındı. Kaynakların bundan sonraki vazifesine dair bilgi vermemesine karşılık Escurial Library'deki (nr. 1140) mecmuada bulunan 289. menşurdan (metni için bk. Muhammed b. el-Hâdî Ebü'l-Ecfân, s. 177-178), Tilimsân'ın kuzeyindeki sahil bölgesinde yer alan Huneyn kadılığına tayin edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı hükümdar tarafından Endülüs sefirliğiyle görevlendirildi (757/1356). Görevinden dönüşünde her türlü resmî vazifelerinden ayrıldı, Mâleka'ya yerleşip ilim ve ibadetle meşgul oldu. Burada Nasrî Emîri Ganî-Billâh'tan saygı gördü ve kendisine Dîvân-ı A'şâr'dan maaş bağlandı. Ebû İnân, aleyhinde propaganda yaptığı zannıyla Makkarî'nin iade edilmesi yönünde ısrarlı girişimlerde bulundu. Eman vermesi üzerine de iki âlimin eşliğinde Fas şehrine gönderilen Makkarî'ye baskı uygulandı (iade talebinin ve emanın metni için bk. a.g.e., s. 179-181). Ancak muhtemelen yaptıklarından pişmanlık duyan hükümdar tarafından Kostantîne (Cezayir) seferi sırasında kazaskerliğe getirildi. Sefer dönüşünde hastalanan Makkarî 29 Cemâziyelevvel 759 (9 Mayıs 1358) tarihinde Fas şehrinde vefat etti. 758 Zilhiccesi (Kasım-Aralık 1357) veya 759 Muharremi (Ocak 1358) sonlarında öldüğüne dair rivayetler de vardır. Ertesi yıl naaşı yakınları tarafından Tilimsân'ın Bâbüssarf cihetindeki ecdat kabirlerinin yanına nakledilmiştir.

Fıkıh, usûl-i fıkıh, tefsir, nahiv, mantık, tarih ve tasavvuf sahalarında eser verecek düzeye erişen Makkarî mezhepte müctehid olmakla birlikte mezhep taassubuna karşı çıkardı. Şairlik yönü de bulunan âlim güçlü bir hâfızaya sahip, doğru sözlü, mütevazi, yardım sever ve cömert bir şahsiyetti. Talebeleri arasında Lisânüddin İbnü'l-Hatîb, Şemseddin el-Vâdîâşî, İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî, İbn Abbâd er-Rundî, İbn Zümrek, İbn Haldûn, Mevvâk gibi meşhur kişiler vardır.

Eserleri. 1. el-Ḳavâʿidü'l-fıḳhiyye. 1200 küllî kaideyi içeren eserin ibadetlerle ilgili bölümü üzerine Ahmed b. Abdullah b. Humeyd tarafından Câmiatü Ümmi'l-kurâ'da hazırlanan doktora tezi (1404/1984) daha sonra yayımlanmıştır (I-II, Mekke, ts.). Muhammed el-Abbâdî, nikâh ve talâk bahislerinden seçtiği bazı kaideleri Mecelletü Râbıṭati'l-ḳuḍâti'l-Maġribiyye'deki makalesinde neşretmiştir (sy. 4 [1383/1964], s. 16-23). 2. el-Haḳāʾiḳ ve'r-raḳāʾiḳ. Tasavvufa dair en önemli eseri olup Abdülkādir Zimâme'nin tahkikiyle Mecelletü Daʿveti'l-ḥaḳḳı'l-Maġribiyye'de yayımlanmıştır (sy. 8 [1386/1966]). 3. ʿAmelü men ṭabbe li-men ḥabbe. Mübtedîler için bir ders kitabı mahiyetinde olan eser dört kısımdan oluşmaktadır: Hadis, fıkıh kaideleri, ahlâk kaideleri ve hikmetli sözler. Eserin kavâid-i külliyyeye dair kısmı Muhammed b. el-Hâdî Ebü'l-Ecfân tarafından tahkik edilerek neşredilmiştir (Tunus 1997). 4. el-Muḥâḍarât. Çeşitli ilimlere ait söylev (muhâdara) ve münazaraları ihtiva eden eserin Mağrib'deki Mektebetü'z-zâviyyeti'l-Hamziyye'de (Mecmû', nr. 282) bir nüshası bulunmaktadır.

Makkarî'nin kaynaklarda adı geçen diğer bazı eserleri de şunlardır: en-Naẓâʾirü'l-fıḳhiyye, Maḳāle fi'ṭ-ṭalḳati'l-mümelleke, Ḥâşiye ʿale'l-Muḫtaṣari'l-ferʿî (İbnü'l-Hâcib'in Mâlikî fıkhına dair Câmiʿu'l-ümmehât'ının hâşiyesidir), Tekmîlü't-Taʿḳīb ʿalâ ṣâḥibi't-Tehẕîb (Abdülhak b. Muhammed b. Hârûn es-Sehmî tarafından Berâziî'nin et-Tehẕîb fi'ḫtiṣâri'l-Müdevvene'si üzerine hazırladığı Taʿḳībü't-Tehẕîb'in zeylidir), İḳāmetü'l-mürîd, en-Necmü's̱-s̱âḳıb fîmâ li'l-evliyâʾ mine'l-menâḳıb (bu eserleri ve diğer bazı çalışmaları için bk. a.g.e., s. 102-118).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA